12 Nisan 2021 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Komiser yardımcısı milli güreşçi, iş stresini minderde atıyor
Komiser yardımcısı milli güreşçi, iş stresini minderde atıyor
Gaz sızıntısından kaynaklı patlamada bir kişi yaralandı
Gaz sızıntısından kaynaklı patlamada bir kişi yaralandı
Okey ve İskambil Oynayan 17 Kişiye 106 Bin 250 Lira Ceza
Okey ve İskambil Oynayan 17 Kişiye 106 Bin 250 Lira Ceza
CHP'den 5 İlçeye Atama
CHP'den 5 İlçeye Atama
  YAZARLARIMIZ
ANDIMIZ ANLAŞILDI MI!?
24 Mart 2021 Çarşamba Bu yazı 4451 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

    Devlet hizmetinde de görev almış, edebiyatçı, saygın pedogog yazar Seyit Ahmet Arvasi, Türk milliyetçiliği için şöyle bahseder;

   Bir milleti teşkil eden fertlerin, ailelerin, sınıf ve tabakaların "soy birliği" şuurudur. Ortak bir şuur tarzında beliren "mensubiyet duygusunun" soy ve kan birliği şuuru biçiminde de duyulmasıdır. Türk milliyetçisi, Türk içtimaî ırkını benimser, sever ve sevdirirken ailelerini de bu espri içinde kurmaya çalışır. Kozmopolitlikten hoşlanmaz. Bununla beraber, başka içtimaî ırkları da Allah'ın bir âyeti olarak değerlendirir.

  "İçtimai Irk", o toplumu oluşturan bireylerin tüm "ortak" olan değerlerle birleşip biyolojik ırkın yanında bütünlük oluşturmasıdır...

   Yani burada merhum üstadım demek istiyor ki; bir ülkede farklı bir ırktan da doğsan,  kendini o ülkeye ait hissedip, bayrağını, toprağını, dilini ve bütün değerlerini benimsediğin sürece sen de o ırktan sayılırsın diyor....

    Bildiğimiğiz üzere geçen hafta danıştayın kararıyla ANDIMIZ'ın okullarda okutulması yasaklandı..
Üstelik de Çanakkale Zaferimizin kutlandığı haftada..

    Bu getirilen yasaktan daha fazla toplumun bazı kesimlerinden gelen çatlak sesler canımızı daha da çok acıttı..

 --Yok efendim her sabah çocuklara yemin ettirmenin ne gereği varmış...

--Yav bu ülkede sadece Türkler mi yaşıyormuş...

--Sanki orda söylenenleri kim yerine getiriyormuş...

Mış, miş, muş, müş...

   Oysa ki bizler askere vatani göreve gittiğimizde silahın üzerine elimizi koyup and içeriz...

   Doktorlarımız mesleklerine adım atarken Hipokrat yemini ederler...

   2017 yılında alınan kararla öğretmenler de mesleğe başlarken aynen doktorlarda olduğu gibi yeminle başlayacaklar...

   Oysa ki, Çanakkele ve Balkan Harplerinde gönüllü olarak savaşıp gazi olmuş, dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip,1933 yılında andımızı yazarken neler düşünmüş, neler umut etmişti...

    Her öğrenci taa küçük yaşlarda vatan ve milliyetçilik sevgisiyle okuluna girecek, her gün verdiği bu sözlerle ülkesinin kendisinden neler beklediğini, devletinin ona ne kadar değer verdiğinin fikri yerleşecekti dimağlarına...

Evet 1933'ten bu zamana kadar...

Kıbrıs'ta ve Türkiye'deki tüm okullarda okutuldu..
Yıllarca...
Her sabah...
Yağmur, kar, demeden...

Lâkin görülen o ki sadece okutulmuş...

   Esas olan orada verilen sözler, yerine getilirilmesi istenen andlar, tutulması gereken yeminler...

TÜRK'ÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM...

Sen Türksün, yalana asla tavizin olmamalı, her daim çalışmalısın.

İLKEM: KÜÇÜKLERİMİ KORUMAK, BÜYÜKLERİMİ SAYMAK...

YURDUMU, MİLLETİMİ  ÖZÜMDEN ÇOK SEVMEKTİR...

Kendinden yaşça küçükleri sevip yol göstermeli, büyük olanlara hep saygı duymalısın...
Vatanını, milletini canından üstün tutmalısın...


ÜLKÜM : YÜKSELMEK, İLERİ GİTMEKTİR...

Devletini ilimde, fende yükseltip, hep daha ileriye götürmelisin...

EY BÜYÜK ATATÜRK!
AÇTIĞIN YOLDA, GÖSTERDİĞİN HEDEFE, DURMADAN YÜRÜYECEĞİME ANT İÇERİM.
VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN...


Sen bu topraklarda, bu bayrağın altında doğmuş, bu vatanı benimsemişsen en hakikatli Türksün ve bu vatanının canısın. Bu devlete armağansın..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...

Ne mutlu bu fikirleri benimseyip, kendisine ilke edinenlere...

   Dikkat ettiyseniz eğer, büyüklere saygı, küçüklere sevgi, vatana duyulan milliyetçilik olgusu yüce dinimiz islamiyetin de emirleri değil midir?!...

   Andımızı yıllarca çocuklarımıza okuttuk, yemin ettirdik, lâkin manasını benimsettirememişiz malesef...

   Şayet o sözler yüreklere işlemiş olsa ve dimağlara yerleşseydi, yasaklamak şöyle dursun, daha farklı mertebelerde bile okutulurdu...

    Her geçen gün toplum özbenliğinden uzaklaşarak bilinmez bir girdaba doğru savrulurken, değerlerimizi elimizin tersiyle ittiğimiz zaman bu süreç daha da hızlanıp sonuç çok hazin olacaktır.

    Atatürk'ün de söylediği gibi "BU GÜNÜN KÜÇÜĞÜ, YARININ BÜYÜĞÜDÜR"...
Bu gün vatan, insan sevgisiyle yetişen nesil,  devletine faydalı olup, fikirlerini gelececek kuşaklara aktaracaktır...

    Andımızın, ayrıştırıcı, faşist bir yemin değil, tam aksine, birleştiren, bütünlük oluşturan bir fikir olduğu nesilden nesile aktarılmalıdır....

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Erol Serkan Kılıç
Prof. Dr. Hande ŞAHİN
Nesrin Bulat
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  09 Nisan 2021 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net