12 Nisan 2021 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Komiser yardımcısı milli güreşçi, iş stresini minderde atıyor
Komiser yardımcısı milli güreşçi, iş stresini minderde atıyor
Gaz sızıntısından kaynaklı patlamada bir kişi yaralandı
Gaz sızıntısından kaynaklı patlamada bir kişi yaralandı
Okey ve İskambil Oynayan 17 Kişiye 106 Bin 250 Lira Ceza
Okey ve İskambil Oynayan 17 Kişiye 106 Bin 250 Lira Ceza
CHP'den 5 İlçeye Atama
CHP'den 5 İlçeye Atama
  YAZARLARIMIZ
’BİR ŞANSIM OLSA (Gerçek Yaşanmış Bir Hikâye)
07 Nisan 2021 Çarşamba Bu yazı 9727 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

28.03.2021 Pazar günü SHOW TV de izlediğim ‘’Bir Şansım Olsa’’  Programının etkisinden günler geçtiği halde bir türlü kurtulamıyorum. Programdaki gerçek yaşanmış konu her aklıma geldiğinde ister istemez birkaç damla yaş, gözlerimden isteğim dışımda süzülmekte yoğun, gerilimli duygular yaşamaktan kendimi alamıyorum.

Sadece filmlerde olur, gerçek hayata olması imkânsız diyeceğimiz bir yaşamın,  iki insanın ömrünü nasıl kâbusa çevirip, zehir ettiğini izlediğinizde üzülerek hayretler içinde kalacak, büyük bir gerilim yaşayacaksınız.   

Lise yıllarında Hakan, Ferit ve Zeynep çok samimi arkadaşlar. Hakanla Ferit aynı zamanda kan kardeşi ve biri birlerine çok bağlı, yedikleri içtikleri ayrı gitmez, biri birleri için canını bile verebilecek durumdalar.         

Aslında Hakan’da, Ferit’te arkadaşları Zeynep’e âşıklar. Fakat Hakan duygularını Zeynep’e erken açar ve Zeynep’le Hakan sevgili olurlar.

 Bu durum diğer arkadaş Ferit’in pek hoşuna gitmez.  O günden sonra onları ayırıp, kızla kendi sevgili olmak için birçok akla hayale gelmedik tehlikeli kurgular düşünerek zamanı geldikçe uygulamaya koyar.

İşte bundan sonra olan ve kurgulanan olaylar Hakanın kötü ve bütün bir ömrünü yalan, iftiralarla hep zindanlarda, soğuk duvarlar arasında geçmesine neden olur. Ferit arkadaşı Hakan için aşağıdaki kurguları düzenleyerek Hakanın polis ve cezaevi arasındaki git geleleriyle dolu otuz yıllık acı ve gözyaşı dolu yıllarının geçmesine neden oluyor.

Okul çıkışında Ferit bir kavgaya tutuşmuştu.

Ferit Hakanın kendisi için kavgaya girerek suç işleyeceğini biliyordu…

Yine evdeki bir kolyeyi değiştirerek hakanın üzerine atmıştı…

Tekrar Ferit tarafından bıçaklı yaramalı kavgayı ortaya koyar…

Başka bir suçta ise sabıkalı olan Hakan takside çalışırken içerisine para dolu bir çanta bırakılıyor ve Hakan hırsızlıkla suçlanıyordu…

Tabi tüm bunlar Ferit tarafından kurgulandığı halde Hakan bir türlü kendini ispat edemediğinden yaklaşık otuz yıl zindanlarda suçsuz yere ömrünü geçiriyor.

Tüm bunlardan Zeynep kanser hastası oluyor ve ölürken eşi Ferit’e’’ Ben seni hiç sevmedim. Ben hep Hakan’ı sevdim’’ diye son nefesini veriyor.

Otuz yıl sonra Ferit vicdan azabına kapılıp Hakan’la helalleşmek istiyor. ‘’BİR ŞANSIM OLSA’’ programına başvuruyor ve Ayşegül Hanım’ın da bulunduğu masada itiraflara başlıyor.

Ferit eşinin Hakana yazdığı yüzlerce mektuptan sonuncusunu okumaya başlıyor fakat ilk cümleden sonra gözleri doluyor. Sunucu Ayşegül Hanım’a vererek okunmasını istiyor.

Mektup aynen şöyle:

Hakan. Hakanım…

Ferit beni sevdiğini söylüyor. Ben ise onun gözünün içine baktığımda hep seni görüyorum.

Yanımda olmadan seni hep yanımda hissetmen anormal değil mi?

Yaptıklarının hepsinin bir açıklaması olduğuna inanıyorum.

Senin böyle biri olmadığına inanıyorum.

Yaşadığımız bu olayların tesadüf olmadığı belli artık.

 Ferit’le aynı evde yaşayan yabancıyız.

Kaçmak istiyorum beni bulamazsın diye korkuyorum.

Elime aldığım o tatlı kumaş parçasıyla camın kenarında yolunu bekliyorum.

Hakan. Hakanımmm

Hangi yol bizi biri birimize kavuşturur bilemiyorum. Ama bir gün kavuşacağımızı ümit ediyorum.

Bu dünyadaki hiçbir hakkımı Ferit’e helal etmiyorum.

Seni seviyorum Hakan hem de ilk buluşmamızdaki gibi el ele.’’

Masadaki sessizliği Ferit bozuyor. Hakanın yüzüne bakarak

-          Beni affet Hakan sana bazı itiraflarda bulunmak istiyorum:

Okul yolundaki kavgayı ben tezgâhlamıştım. Evdeki kolyeyi de ben değiştirmiştim. Bıçaklama olayındaki adamları da ben ayarlamıştım. Arabana para dolu çantayı da ben koydurmuştum’’

Hakan donakalmış bir şekilde Ferit’e bakarak;

-          Ne diyorsun oğlum. Tüm bunla bir insana yapılır mı?

Ferit gayet sakin bir şekilde Hakanın gözünün içine bakarak:

-           Ne yapayım bende Zeynep i çok seviyordum dediğinde herkes ayağa fırlar.

Hakan suratı kıp kırmızı bir şekilde ayağa kalkar Ferit’in yakasını toplamak ister; araya Ayşegül Hanım girer.

Ferit’in zindanlarda geçen otuz yılın ve haksız bir şekilde sevgilisini elinden alınmasının hüznü ile çaresizce sandalyeye yığılır.  

Sunucu Ayşegül Hanım buralara geleceğini bilemediğinin çaresizliğini yaşarken Ferit’e’’ T…..  kalk  şuradan git’’ diyerek masadan kovar. 

 Ayşegül Hanım da şok olmuştu.  Gayet üzgün bir şekilde:

‘’Hakan Bey üzülme. Kadın seni sevmiş. Kadın sana yazmış’’ diyerek sakinleştirmeye çalışır.

Hakan sevdiği Zeynep in öldüğünü duyunca çok üzülür. Fakat Zeynep’in evliliği sürece kendisini sevmesi tek tesellisi olur.

Hakan yaklaşık otuz yıl mahpushanelerde kan kardeşi dediği birinin kurguladığı yalanlar yüzünden soğuk duvarlar arasında geçirmiş. Hakan her zaman sadece Zeynep’i düşündüğünden başka biriyle evlenmeyi hiş aklına getirmediğini söyler.

Allah’ım ne büyük bir aşk, ne büyük bir sevgi ve bağlılık. Böyle sevmek ve sevilmek hayatta kaç kişiye nasip olur? Kaç kişi aşkı ve sevdiği için bu kadar ezayı ve cefayı çekebilir?

Hakanla Zeynep’in aşkına sadece şapka çıkarılır. Saygı duyulur. Nesilden nesille aşkları ve sevgileri aktarılacak bir hikâye olarak hep dillerde olacaktır.

Bu yaşanan kurgu, uydurma bir hikâye değildir. Gerçek yaşamın tam kendisidir.

Hakan arkadaşının yalan ve iftiralarıyla otuz yılı boşa geçtiği halde Zeynep’in onu sevip onu düşünmesi, yazdığı yüzlerce mektuplar tek tesellisi olmuştur.

Ferit’in ise hem bu dünyasını hem de öbür dünyasını zindana çevirmiş, insanların gönlünde ve yüreğindeki zindanlara gömülmüştür.  

Allah’ım yaşadığımız sürece iyilerle karşılaştırsın, iyilerle yoldaş etsin. Sadece filmlerde olabileceğini düşündüğümüz hayat hikâyeleri gerçek yaşamda da olabiliyormuş. Seçeceğimiz arkadaşlarımızın ne kadar önemli olduğunu bu yaşanan hikâye ile kulağımıza küpe olsun. Hayatta seçeceğimiz arkadaşlarımıza, dostlarımıza çok dikkat etmeliyiz.

 Bazen hayatta en büyük kötülüklerin en yakınımızdakilerden, en güvendiklerimizden, en çok sevdiklerimizden gelebileceğini hiçbir zaman unutmayalım. 05.04.2021

NOT: Bu yazıma konu olan hikâye SHOW TV’nin 28.03.2021 günkü ‘’Bir Şansım Olsa’’ programından uyarlanmıştır. O günkü gerçek hikâyeyi internetten izleyebilirsiniz. Ben çok etkilendim. Sizlerin de etkileneceğinizden kuşkum yoktur.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Erol Serkan Kılıç
Prof. Dr. Hande ŞAHİN
Nesrin Bulat
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  09 Nisan 2021 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net