29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
Gelen Elbet Gidiyor
11 Mayıs 2021 Salı Bu yazı 6272 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Allah Resulü (sav)’in annesi Hz. Âmine annemiz Ebva köyünde hastalanıp vefat edeceği vakit, Peygamberimiz, "Anne sen de mi gidiyorsun?” diye sual yöneltince Hz. Âmine annemiz, Peygamber Efendimize “Her başlayan biter, her gelen gider, her yeni eskir, her taze bayatlar, her güzel çirkinleşir, her yaşayan ölür; ezeli ve ebedi olan sadece Allah’tır. Oğlum Muhammed’im, yolun bundan sonrasını bensiz gideceksin; korkma Allah (cc) seni asla zayii etmeyecektir!" der.

İşte yine bir Şehr-i Ramazan gidiyor. Her şeyin gittiği ve bittiği gibi sonu geldi. Geçen yıl yanımızda olanlar bu yıl ramazan ayında yoklar. Gelecek sene belki biz olmayacağız. Kimi değerini bildi, kimi geçen ay ile bu ayın farkına bile varmadan geçirip gitti. Bizler nedense elden gidince, kaybedince ağlayanlardanız. Bir türlü elimizdeyken kıymet bilenlerden değiliz. Hayatımızda bununla alakalı bir sürü örnek sayabiliriz. Ama sonuç yine hüsran, gidince değer biliriz. Gelip giderken 11 aylar geldiğinde kaldığımız yerden mi devam edeceğiz? Üzerimize yapışan kirlerden arındık mı? Yapamadıklarımızı yapıyor muyuz? Mübarek ay geldiğinde namazlarını aksatmadan devam edenler, ya ramazan bitince?.. Bir büyüğüm bana “Oruç ile aran nasıl?” diye bir sual yöneltmişti. Ben de ona “Benim aram iyi de mühim olan onun benimle arası iyi mi, onu bilemem.” demiştim. Arayı iyi tutabildik mi? Senede bir ay misafir olarak gelir gider; bizler nasıl karşıladık, nasıl uğurladık? Ya her gün yapmamız gerekenler?

Namazlarımızı eda edebiliyor muyuz? Her gün beş defa huzura çağrılıyoruz, gidebiliyor muyuz? Bize bu hayatı bahşedene, sağlığımızı verene, bu topraklarda doğduk diye, son peygamberin ümmeti olduk diye, teşekkür edebiliyor muyuz? Bir rekât namaz, 30 gün ramazan orucuna bile tekâbül etmezken, dinin direği, Peygamberimizin “gözümün nuru” dediği, kulluğun mührü olan namazlarımız ne âlemde?

Bu ramazanda yaptıklarımıza bir çizgi çekip, nefsin ve şeytanın oyunlarına aldanmayıp, huzura varmanın o güzelliğini temaşa etmenin hazzını yaşayalım. Gelen gitti elbet, bizler de varacağız. Zaman bir su misali akıp gidiyor, yarına ertelemenin zayi olacağı bir hayat var önümüzde. Elimizden kayıp gitmeden, değerini bilmek temennisiyle…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net