17 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Beton Yollarımızı Önemsiyoruz
Beton Yollarımızı Önemsiyoruz
YKS'de ABC Klasiği
YKS'de ABC Klasiği
Aracın Devrini Alıp, Ücretini Vermeyen Dolandırıcılar Yakalandı
Aracın Devrini Alıp, Ücretini Vermeyen Dolandırıcılar Yakalandı
Devrilen Otomobildeki 3 Kişi Yaralandı
Devrilen Otomobildeki 3 Kişi Yaralandı
  YAZARLARIMIZ
TURAN’IN KAPISI: GÜNEY AZERBAYCAN
17 Mayıs 2021 Pazartesi Bu yazı 6146 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kurtlar olur çobanların koyunu
İtten öğrenirse, kendi soyunu
“Azerilik” komunizmin oyunu
Azeri değiliz, Türk oğlu Türk’üz!

Bahtiyar VAHAPZADE

 

11. yüzyılda Selçuklular ile birlikte Türk idaresine giren İran,  yaklaşık 9 yüzyıl boyunca Türk hanedanları tarafından yönetildi. Bölgeye  kitlesel Türk yerleşimi ise Selçuklu hâkimiyetinden yaklaşık yarım asır  önce kuzeyden Horasan bölgesine inen Türkmen aşiretleri tarafından  gerçekleşmiştir. Dağlık arazisi ile Cengiz istilasının önünden kaçan  Türkmen boylarının sığındığı yerlerin başında gelen İran’da 12. ve 13.  yüzyılda Türk nüfusun çoğunlukta olduğu bilinmektedir. İran’da sırasıyla  Selçuklular, İlhanlılar, Safeviler, Nadir Şah ve Kaçarlar 1941  yılındaki Sovyet işgaline kadar ülkeyi yönettiler. Güney  Azerbaycan, 1828 yılında Kaçar Hanedanı ile Rusya Çarlığı arasındaki  Türkmençay Antlaşmasıyla ikiye bölünen Büyük Azerbaycan bir parçasıdır.  Rus işgaline maruz kalan Kuzey Azerbaycan ile Aras Nehri sınır olmak  üzere ayrılmıştır.

 

1941 yılına kadar Kaçar hakimiyetinde kalan İran  1941’de Sovyet ordusu tarafından işgal edilmiştir. 1941’den 1946’ya  kadar Sovyetler Birliğine bağlı Güney Azerbaycan’da Seyyid Cafer Pişevari başkanlığında “Azerbaycan Millî Hükümeti” kurulmuştur. Azerbaycan Milli Hükümeti tarafından  yönetilen Güney Azerbaycan, 1946 yılında BM kararı ile İran’a  bağlanmıştır.

 

1979 yılındaki İran İslam Devrimine kadar ülkeyi yöneten  Fars kökenli Pehlevi Hanedanı, Güney Azerbaycan ve İran’ın çeşitli  bölgelerindeki Türklere yönelik baskı kurdu. Pehlevi  iktidarının Türklere karşı cephe almasının en önemli nedenleri arasında  Türk nüfusun dini değerler bağlı oluşu ve Şahların reformist siyasetine  gösterdikleri muhalefetti.

 

İran’da yaşayan Türklerin nüfusu ile ilgili net bir rakam olmamakla birlikte 2005 yılında İran Türklerinin nüfusu yaklaşık 30/33 milyon olarak verilmektedir. İran coğrafyasında Türklerin yoğun olarak yaşadıkları üç bölge bulunmaktadır. Bunlardan en büyüğü merkezi Tebriz olan Güney Azerbaycan’dır. Güney Azerbaycan kuzeyde Aras, güneyde Hamse, doğuda Talış ve Hazar Denizi, batıda Türkiye ve Irak ile çevrilidir. Güney Azerbaycan’ın kendisi de 5 ayrı eyaletten oluşur. Bu beş eyalet Doğu Azerbaycan, Batı Azerbaycan, Erdebil, Zencan ve Hamedan eyaletleridir. Tebriz’in dışında en çok Türk nüfusun bulunduğu şehir Tahran’dır.

 

Günümüzde İran İslam  Devleti’nin 83 milyonluk nüfusunun %35’i Azeri Türkleri %3’ü Türkmenler,  %2’si Kaşkaylar ve %2’si Avşar, Kaçar, Halaç gibi diğer Türk boyları  olmak üzere toplam %42’si Türklerden %45 ise Farslardan oluşmaktadır.  Kuzeydoğuda yaşayan Türkmenler dışındaki tüm Türkler Şii’dir. Türkler,  ülkenin Kuzeybatısı (Güney Azerbaycan) ile güneyi ve kuzeydoğusunda  yoğunlaşmaktadır. Tebriz, İsfahan, Urumiye ve Tahran en çok Türk’ün  yaşadığı şehirlerdir. Türkçe’nin dünya üzerinde en çok konuşulduğu  ikinci şehir İstanbul’un ardından İran’ın başkenti Tahran’dır.

 

Tractor Sazi

 

“Futbol asla sadece Futbol değildir” sözünün tam karşılığıdır Tractör Sazi takımı.

Güney Azerbaycanlıların taleplerini ortaya koymak konusunda edebiyat, şiir, basın gibi kaynaklar yanı sıra 1970 senesinde Tebriz’de kurulan Tractor Sazi Futbol Klübü de onların taleplerini İran Devleti’ne iletmenin bir aracı olmuştur. Nitekim futbol, kulüpler, stadyumlar, yarışmalar gibi etkinlikler ve mekânlar topluma ortak bir hissiyatla bir arada olma imkânı vermektedir. Bu atmosfer zaman zaman “protesto” ve “siyasi uyanış” için olanak sağlamaktadır. Yüz binlerin toplandığı stadyumda sık sık Türkiye lehine de sloganlar atılmaktadır.

 

Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi

 

Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH / Güney Azerbaycan Bağımsızlık Hareketi) adı ile 1995 yılında Türklük idealizmi çerçevesinde Mahmut Ali Çöhreganlı’nın başkanlığında kurulmuştur.

 

2002 yılında GAMOH’ın lideri Çöhreganlı’nın İran’dan sürgün edilmiştir. Bu durum GAMOH’un çeşitli ülkelerde büro açmasına ve uluslararası bir boyut almasına sebep olmuştur. 2002 yılından sonra GAMOH’un, Azerbaycan’da, Türkiye’de, Avrupa’da, ABD’de temsilcilikleri açılmıştır. GAMOH, Birleşmiş Milletler’in çeşitli komisyonlarının, uluslararası kurumların, Avrupa Birliği’nin, Avrupa Parlamentosu’nun tanıdığı uluslararası bir teşkilat halini almıştır

 

GAMOH, daha önceki siyasi hareketler gibi İran’da Azeri Türkleri’nin başta gelen talepleri olan ana dilde eğitim konusunu savunmuştur. İran Anayasası’nın 15. maddesinde açıkça güvence altına alınan anadilde eğitim hakkının engellenmesini İran’ın Türk nüfusuna yönelik sistemli bir asimilasyon çabası olarak değerlendirenler olmuştur

 

Çöhreganlı bir röportajında Güney Azerbaycan Türkleri’nin durumunu ve taleplerini şu sözlerle ifade etmiştir: Fars hakimiyetinin ağır asimilisyon projesinin etkisi altında kalarak bütün sosyal ve kültürel haklarından mahrumdur. Amacımız milletin milli ve siyasi şuurunu yükseltmek, onu çağdaş, modern ve demokrat bir millet seviyesine çıkartmak, bu aşamaya vardıktan sonra milletimizin mukadderatını kendi eline emanet etmektir. Güney Azerbaycan, bu demokrat ve federal sistemde kendi hakimiyetini kurarak, federal ve demokrat İran’ın parçası gibi hayatını ve varlığını sürdürebilsin.

 

1989 yılından beri aktif olan milliyetçi şiarlarla güneyde yaşayan Azerbaycan Türklerinin İran’dan ayrılması konusu gündeme gelmiştir. Elçibey döneminde siyasal söylem olarak dile getirilen bu düşünce İran yönetimini rahatsız etmiştir. Bütün bunların ışığında, Elçibey’in “Birleşik Azerbaycan” düşüncesi İran açısından ciddi endişeyle karşılanmıştır. İran, Elçibey yönetiminin milliyetçi söylemlerine, Dağlık Karabağ’da Ermenistan’a sağladığı iktisadi ve siyasi destekle “cevap” vermiştir.


Karikatür Olayı

 

12 Mayıs 2006 Cuma günü İran resmi haber ajansı İRNA’ya bağlı “İran” adlı gazetenin “İranı Cuma” adlı gençlik ekinde yer alan bir karikatürde Azerilerin hamamböceğine benzetilmesiyle milyonlarca Güney Azerbaycan Türkü’nü sokağa döken mitingler başlamıştır. Tepki hareketleri, çoğunluğu üniversiteli gençler tarafından başlatılmıştır. Türk asıllı öğrenciler bildiriler yayınlamışlardır. Bildirilerde Türklüğün İran Devleti’ne bugüne kadar olan katkıları vurgulanarak “Biz tarih boyunca muhafaza ettiğimiz devletin dönüp de Türkler’e saldırmasına müsaade etmeyiz. İçteki ve dıştaki Pan İran yanlıları ve Fars şovenleri unutmasınlar: Şah’ı kovabildiğimiz gibi, bize karşı duran diğer güçlere de cevap verebiliriz!” denilmiştir. Tepkilerin yoğunlaşması üzerine söz konusu gazete kapatılmış ve yöneticileri tutuklanmıştır.  2005 yılına kadar İran Türkleri arasında güçlü bir milliyetçi hareket  gözlenmemiştir. Fakat Karikatür ayaklanması Güney Azerbaycan Milli Hareketini ve İran’da Türk kimliğinin korunmasına yönelik talepleri kitlesel hale getirmiştir.

 

Bugünkü Durum

İran İslam Devrimi, Güney Azerbaycan  ve diğer Şii Türklerden ciddi destek görmüştür. İslam Devrimi sonrasında  Türkler için nispeten daha rahat bir ortam sağlanmış oldu. Yine de  Türkçe eğitim ve kültürel haklar konusundaki noksanlıklar devam etti. 

 

İran’da Türklerin yıllarca milli bir hareket  geliştirmemiş olmasının temel nedeni, İran’ın milli kimliğinin tüm etnik  kökenleri kapsayan Şiilik üzerine kurulmasıdır. Ancak Mahmut  Ahmedinecad yönetimi Farsçılık yönünde bir kültürel ve siyasi politika  yürütmekte ve Türklerin tepkisine neden olmaktadır.

 

İran’ın dini lideri Hamaney Azeri Türküdür.  İran Türkleri arasında siyasi bir birlikten söz etmek bugün için güçtür.  İktidar ile muhalefet arasında bölünen Türk nüfus arasında Türkçülük  yaygın olsa da bağımsızlık isteği azdır.

 

İran’daki Azerbaycan Türkleri azınlık statüsünde görülemeyecek kadar kalabalık bir nüfusa sahip olduklarını ifade etmekte; buna rağmen temel hak talepleri karşılık bulmamaktadır. Sahip oldukları Türk kimliğini korumak ve sürdürmek istemektedirler. Sovyetler Birliği’nin dağılması bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurulması ve medya imkânlarının da gelişmesiyle Türklük bilincinin ve Türk milliyetçiliğinin İran’daki Azerbaycan Türkleri arasında yükseldiği görülmektedir. Bu milli hislerin yükselmesinin bir diğer sebebi İran’da yıllardır devam eden hak taleplerine karşılık bulunamaması ve buna karşılık artan kontrol ve baskıdır.

 

Türkiye’de ise Güney Azerbaycan konusuna ilgili sadece İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener ve İYİ Parti  Türk Dünyası ve Dış Türkler başkanlığını görüyoruz.  Pandemi dönemine rağmen zoom üzerinden yaptığı toplantılarda Güney Azerbaycan konusunda bilinç oluşturmaya çalışmaktadır.

 

Bugün ne yapabiliriz sorusuna şu cevapları verebiliriz:Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Tahran’da Büyükelçiliği ve Tebriz, Urumiye, Meşhed’de konsoloslukları var. Yunus Emre Enstitüsünün Tahran’da ofisi var. TİKA Tebriz’e bir ofis açabilir. Burada ortak bir üniversite kurulabilir. TRT yayınlarının izlenmesi ve ortak programlar yapılması istenebilir. Güney Azerbaycan meselesine sahip çıkarak dış güçlerin bu kardeşlerimizi kullanma isteklerinin önüne de geçmeliyiz.

 

Her ne kadar Güney Azerbaycan Türkleri şimdilerde bağımsızlık gibi bir talepleri olmasa da hiç unutulmamalıdır ki bağımsız Güney Azerbaycan Türkiye’nin Hazar Denizi’ne ulaşmasına sebep olacaktır.  

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Erol Serkan KILIÇ
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Hidayet DOĞAN
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Sami GÜLER
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net