30 Kasım 2021 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
  YAZARLARIMIZ
TİLKİ VARDIR BAŞ KESER…
17 Mayıs 2021 Pazartesi Bu yazı 7185 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ülkemizde son günlerde yeni bir dolandırıcılık türü ortaya çıktı, dijital para vurgunu. Gün geçtikçe yenileri ortaya çıkıyor. Ne yazık ki geçmişte birçok örneği görülen dolandırıcılık olaylarından hiçbirinden ders alınmadığı, bu yüzden arkasının kesilemediği görülmektedir. Her şey de olduğu gibi mağdurlar ve onu destekleyenler kendilerinde hiçbir kusur görmeyip, feryat figan edip devleti, yönetenleri suçlamakta, herkes değişik fikirler ortaya atmakta, bir grup yazarçizer ise “yasal düzenlemeler yapılmadığı” bu yüzden devletin suçlu olduğuna kanaat getirmişlerdir. Toplum olarak en büyük özelliğimiz emek, alın teri, çaba olmadan, kolay yoldan para kazanma işini çok seviyoruz. “Köşeyi dönme, çabucak zengin olma, fırsatını bulup ortadan çıkma, su akarken testiyi doldurma” gibi ahlaki olmayan, hiçbir din ve inancın kabul etmediği olumsuz tutum ve davranışlar içerisine girip bundan zarar gördüğümüzde suçlu arıyoruz. Bahaneler üretiyoruz. Bu konuda tek suçlanacak “bu işte çok para var” diyerek balıklamasına dalan, kendini uyanık zannedip parasını yatıran yatırım sahibidir. Parayı dolandıranlar kadar parayı yatıranda aynı zihniyete sahiptir, haksızdır, kimseyi suçlayacak durumda değillerdir. Bu kişiler paralarını bankalara koysalardı enflasyonun üzerinde getiri alabilecekleri gibi milyonlarca insanlara da fayda sağlayacaklardı. Çünkü bankaya yatan para en fazla yerli sanayimize, ekonomiye, ülke insanına, Lassa, Marsa, Susa, Petsa, Kordsa, Türk Traktör, Arçelik, Aygaz, Beko, Vestel vb. binlerce yerli firmalara, dahası ekonominin çarklarının dönmesine, vergi kazancının artmasına katkı sağlayacaklardı. Bu itibarla iki tilki hikâyesiyle konuya anlam kazandıralım.

*  

Tilki kurnazlığın sembolü, fiziksel görüntüsü sevimli bir hayvandır. Zararı yanında doğaya ve insanlığa sayısız faydası vardır. Tarla farelerinin baş düşmandır. “Tilki vardır baş keser, kurdun adım yamandır.” diye atasözümüz vardır ancak bu günkü ortamda tilkiden, hatta kurttan tehlikeli hale gelmiş, faydasız, zararlı birçok insan vardır.

*                                                    

Ramazan ayında köyün birinde kümeslere bir tilki dadanmış, kümesteki tavukları gizlice çalıp yiyor. Köy sakinleri ne yaptıysa bu tilkiden kurtulamamış. Köylü, “bıktık usandık bu tilkiden, buna bir çare bulalım” demiş. Köydeki akıllının birisi “bir tavuğa bombalı tuzak kuralım, ayaklarını bağlayalım, tilkinin geleceği yere bırakalım, tilki tavuğu yediğinde bizde tilkiden kurtuluruz.” diye bir fikir ortaya atmış. Tuzağı kurmuşlar. Bir müddet sonra tilki avlanmaya gelir, bakar yolunun üzerinde yerde hareketsiz yatan bir tavuk. Uzaktan bir müddet hem yatan tavuğa bakmış hem düşünmüş, “bu işte bir gariplik var. Hiç böyle şey görmedim, bu olsa olsa tuzak” diyerek elli metre uzakta oturup beklerken kurt gelir. Tilkiye seslenir:

— Hey ne yapıyorsun dostum burada?

— Hiiç yatıyorum da kurt kardeş, diyerek cevap verir tilki. Kurt seslenir tilkiye: 

— Burada yerde yatan bir tavuk var.

— Evet, var ya, diye seslenir. 

— Peki, neden yemedin.

— Sorma be kurt kardeş bu gün ben orucumda.

— Ben oruç değilim, ben yiyeyim o zaman.

— Buyur kurt kardeş afiyet olsun, yiyebilirsin.

Kurt uzanır uzanmaz bomba patlar, ağır yaralanıp otuz metre ileriye fırlar, yerde perişan bir şekilde kanlar içinde kıvranır. Tilki yavaşça gelip parçalanmış tavuğu yemeye başlar. Bunu gören kurdun canı sıkılır ve:

—Ulan yalancı şerefsiz hani oruçtun!

Tilki pişkin pişkin hem güler hem söylenir: “Top patladı ya duymadın mı?”

*

Bir gün yeşilbaş ördek, horoz, kınalı keklik oturup sohbet ederken, tilki görünmüş ve uzakta bir mesafeye oturup:

— Arkadaşlar nasılsınız geçiyordum da bir hatırınızı sorayım dedim, diyerek konuşmaya başlamış.

— İyiyiz aramızda sohbet ediyorduk.

— Boş oturacağınıza hadi sizi hacca götüreyim ne dersiniz ha?

— Biz seninle hiçbir yere gitmeyiz, sen kurnazın tekisin!

— Yahu arkadaşlar şu mübarek günde olacak iş mi, hem hacca gitmek sevaptır, size söz veriyorum, bana güvenin!

— Nasıl güvenelim sana? Sen bizi yolda yersin!

—Canım mübarek yolda öyle şey olur mu? İsterseniz siz önden gidin ben 100 metre arkanızdan gelirim!

Diyerek yeşilbaş ördek, kınalı keklik ve Horoz’u kandırır. Saatler sonra bir mağaranın yakınına gelirler. Tilki seslenir:

— Arkadaşlar çok yorulduk, şu mağaranın içinde biraz dinlenelim, ben mağaranın en dibinde yatar dinlenirim, siz kapıya yakın yerde dinlenirsiniz, ondan sonra devam ederiz yolumuza, diyerek mağaranın en dibine uzanıp yatar.

Ördek: “Galiba tilkinin günahını alıyoruz haline bakılırsa gayet iyi niyetli.”

Horoz: “Evet kötü niyetli olsaydı uzakta oturmazdı”

Keklik: “Korkacak bir şey yok arkadaşlar” diyerek girerler mağaraya.

Tilki ani bir hareketle koşarak mağaranın kapısını bir taşla kapatır. Ve yakalar horozu, seslenir horoza:

— Ulan bre kâfir horoz, sabahın köründe acı acı ötersin ha, suçun büyük yedim seni diyerek horozu yer.

Sonra tutar kınalı kekliği:

— Ulan kınalı keklik, ulan zındık, kayalarda seke seke ötersin ha! Ötüp, ötüp ciğerimi sökersin ha! Suçun büyük, der onu da yer.

En sonunda sıra yeşilbaşlı ördeğe gelir, ama bir suç bulamaz ördek için. Düşünmeye başlar, acaba ne gerekçe bulsam, derken seslenir ördeğe:

— Tamam, buldum, söyle bakalım paytak ördek, o gö…nün üzerindeki yeşil ne ha söyle bana, o kutsal, o türbelere layık yeşili gö…ne takmaya utanmıyor musun ha, cezan büyük yedim seni…

------------------

• Zenginlik malda değil Kanaat’tadır. Hadis

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Erdal Canbolat  -  18-05-2021 - 21:16
Değerli hemşehrim Yener bey; bu hafta ki köşe yazınızda çok anlamlı konulara değinmişsiniz, evet insan oğlu çabuk kanan ve hemen inanan,karşısındakine güvenen birisidir. o yüzden temkinli düşünerek ve insanları eğitip iyi yöne teşvik ederek toplumu bilinçlendirmek lazım, emek ve alın teri ile kazanmayı toplum bilincine yerleştirmeyi bir görev bilmeliyiz.Bizleri bilinçlendirilip doğru yola ilettiğiniz için emeğinize ve yüreğinize sağlık canım kardeşim...
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Cenk Doğan
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Kasım 2021 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net