30 Kasım 2021 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
  YAZARLARIMIZ
DEVECİ İLE YILAN
31 Mayıs 2021 Pazartesi Bu yazı 7818 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Beydeba’da geçen deveci ile yılan öyküsü: Bedevinin biri uzun, ucu çatallı değneğine sarılı azık torbası ile çölde giderken taşların bulunduğu bir vahaya yaklaştığında geniş bir çember halinde yanan bir ateş içerisinde kalmış kocaman bir yılana rastlar. Yılan feryat ederek bağırır:

— Ne olur kurtar beni deveci kardeş”

Deveci insafa gelir, “şu mübarek hayvanı kurtarayım, sevap olur” düşüncesiyle değneğin ucundaki azık torbasını çözüp yere koyar ve ucu çatallı değneğini ateşin içine daldırıp uzatır, yılan sarılır, deveci yukarı kaldırıp ateşin içinden kurtarır. “Ve hadi geçmiş olsun, kurtuldun” diyerek yılanı bırakıp yoluna devam edeceği sırada tıııs diyerek yılan dikilir önüne. Deveci bir anlam veremez ve:

— Hayırdır yılan kardeş, ne yapıyorsun?

Yılan cevap verir, “açım seni sokacağım” Deveci cevap verir:

— Ama ben senin canını kurtardım, şimdi bu yaptığın doğru mu? Yılan ısrar eder:

— Ben anlamam, benim mayamda kötülük var seni sokacağım! Ne yaptıysa ikna edemez ve şöyle söyler yılana:

— Peki, öyleyse şu karşıdaki ineğe bir soralım eğer haklı isen ondan sonra sok beni.

Yılan kabul eder tamam soralım bakalım diyerek sorarlar ineğe. İnek cevap verir:

—Sok yılan kardeş. Etimi, sütümü, kanımı, derimi her şeyimi verdim yine de kıymet bildiremedim insanoğluna.

Yılan sevinir, baak görüyor musun ben haklıyım, tıııs!

— Yılan kardeş tamam haklısın ama birde şu ağaca soralım o da haklısın derse sokarsın beni. Yılan kendinden emin:

— Tamam, soralım bakalım. Ve ağaç dile gelir şöyle söyler:

— Sok yılan kardeş nankör bu insanoğlu. Yaprağımdan, dalımdan, gölgemden, meyvemden faydalanır, bir türlü memnun olmaz, sok gitsin!

— Baak gördün mü ben haklıyım, tıııs!

— Tamam, haklısın, sokabilirsin. Son bir ricam, şu karşıdan gelen tilkiden soralım, o da haklısın derse sok beni.

— Tamam, soralım, benim için fark etmez, tilkiden de soralım. Tilkiye durum izah edilir, tilki cevap verir:

— Yılan haklı! Eee, yılan kardeş haklısın haklı olmaya ama beni ikna etmen lazım!

— Nasıl yani, nasıl ikna edeceğim seni, der yılan.

— Haklısın ama neden sokacaksın deveciyi, beni ikna et ki haklılığın kanıtlansın.

— Nasıl yapacağım o işi.

— Gayet basit, mesela şu yerdeki torbanın içine bir gir, beni ikna et, ondan sonra sok deveciyi.

— Tamam, girerim, ondan kolay ne var ki, diyerek yılan torbanın içine girer.

Tilki o an deveciye “yakala torbayı” dercesine işaret eder ve deveci torbanın ağzından yakalar, yılan bu kez torbanın içinde hapis kalır. Deveci elindeki torbayı arka arkaya hızla taşlara vurur ve yılan parçalanarak ölür. Bu kez deveci şöyle der: “İşte nankörlüğün sonu”

*

Bir keresinde merakla sordum deveye:

— Mübarek deve niye üzgünsün?

Baktı üzgün üzgün yan gözüyle. “Git başımdan ey yolcu” dercesine.

— Söyle deve kardeş derdini söylemeyen dermanını bulamaz ki?

Biraz düşündü derin derin. Ve söyledi bilgece sözleri hecin devesi.

— Nasıl üzgün olmayım, en ağır yükleri çeken ben, aylarca su bile vermeseler açım, susuzum demeyen ben, içimde hiçbir kötülük olmadan sahibimin her sözüne uyan ben, sütümle, etimle, yünümle, derimle, gübremle fayda sağlayan ben, ama eti yenmez, sütü içilmez, uyuz eşeğin ardında kervanda yürüyen yine ben, yine ben! Ben üzülmeyeyim de kim üzülsün! 

*

• Deveye sormuşlar “Boynun niye eğri”, cevap vermiş buğra deve: “Ulemaya soralım”

• Deveye sormuşlar “İnişi mi seversin yokuşu mu?” , düşünür ve konuşur lök devesi: ”Bu işin hiç düzü yok mu?”

• Tavuk deveye sorar “Boynun niye eğri”, cevaplar potuk deve: “Hayret, soruya bak peki sen neden uçamıyorsun”

• Zürafa, deveye sormuş: “Neden boynun eğri ”, cevap vermiş ingen deve: “Nerem doğru ki, peki senin neden boynun uzun”, Zürafa cevap vermiş: “Nerem kısa ki.”

• Deve kızdığı insanı aradan 20 yıl bile geçse unutmaz, görünce yüzüne tükürürmüş.

*

Tilkinin biri güneş doğarken kendi gölgesine bakmış ve demiş ki: “Bugün öğle yemeğinde deve yiyeceğim.” Ve tüm sabahı deve arayarak geçirmiş. Ama öğleyin gölgesini tekrar görmüş ve demiş ki: “Fare de olur." Halil Cibran

*

“Yok deve,

Devede kulak,

Deveyi ıhtırmak.

Deve gibi inadı var.

Deveye hörgücü ağır gelmez.

Deveye diken adama seven yarar.

Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.

Devenin etinden, sütünden onmadık da şeyinden mi onacağız.

Deveye hendek atlatmak Melahat’a laf anlatmaktan daha kolaydır.”

Gibi halk deyimlerimiz vardır. 


“Deveyi düzde gördüm

Sürmeyi gözde gördüm

Şükür olsun Mevla’ya

Seni bu güzde gördüm

 

De gız gel gel yanıma

Seni saram canıma

Seni görmesem bugün

Kıyarım bu canıma

 

Deveyi düz öldürür

Sürmeyi göz öldürür

Yiğidi kılıç kesmez

Bir acı söz öldür


Ve “Çek deveci develeri engine aman” meşhur türkülerimiz vardır.

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Cenk Doğan
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Kasım 2021 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net