17 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Beton Yollarımızı Önemsiyoruz
Beton Yollarımızı Önemsiyoruz
YKS'de ABC Klasiği
YKS'de ABC Klasiği
Aracın Devrini Alıp, Ücretini Vermeyen Dolandırıcılar Yakalandı
Aracın Devrini Alıp, Ücretini Vermeyen Dolandırıcılar Yakalandı
Devrilen Otomobildeki 3 Kişi Yaralandı
Devrilen Otomobildeki 3 Kişi Yaralandı
  YAZARLARIMIZ
Kaht-ı Rical
11 Haziran 2021 Cuma Bu yazı 11294 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kaht-ı Rical, Devlet adamı yoksunluğu, devlet adamı kıtlığı ya da bir ülkede, büyük devlet ve siyaset adamları ile âlimlerin bulunmaması, yetişmemesi şeklinde tanımlanabilir.

 

Osmanlı Devleti’nde özellikle Tanzimat’tan sonra “Kaht-ı Rical” tabiri sıkça kullanılmış, devletin en önemli yıkılış sebebi olarak ta “Devlet adamlarının yetişmemesi ve âlimlerin çok azalması” gösterilmiştir.

 

Osmanlı Devleti’niidari yeteneği güçlü, ehliyet ve liyakat sahibi kişilerin olmaması yıkarken Yeni Türk Devleti’ni kuran yani istiklalimizi ve istikbalimizi koruyan Mustafa Kemal Atatürk, Ali Fuat Cebesoy, Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, İsmet İnönü, Rauf Orbay gibi isimlerde bize gerçek devlet adamlarının varlığında, liyakatli insanlara görev verildiğinde bu milletin neler yapabileceğini göstermiştir.

 

Sinop’lu Filozof Diyojen’in “adam arıyorum adam” diye gündüz gözüyle elinde fener dolaşırken, onun aslında  “İşinin ehli ve çalışkan, doğru ve dürüst,  saygılı ve hoşgörülü,  güvenilir ve sadık adam” aradığını biliyoruz.

 

İslam dünyasının en büyük sosyoloğu olan İbn Haldun şöyle der: “Devlet ancak, devleti idare edecek insanlar sayesinde şevketli ve kudretli olur”. Demek ki, milletleri yükselten de, alçaltan da devlet adamlarının liyakatleridir.

 

Devletin ve milletin  zor zamanlarında liyakatli adamlar aransa da bulunamazken bugün kaht-ı rical “işi ehline vermemenin” bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Kaht-ı ricalin en çok görüldüğü alan, devlet bürokrasisidir. Üniversiteler, Belediyeler, Kamu Daireleri, Sivil Toplum Kuruluşları gibi yapılar bu ayrımcılığın başını çekiyorlar.

 

Bugün bir üniversitede baba, oğul, gelin, damat çalışabiliyor.Kendi fikrinden, tarikatından olduğu için kadroları işgal eden kafaları çalışmayan adamlar üniversitelere dolduruluyor. İlim üretmesi gerekenler iktidar yardakçılığından başka bir iş yapmıyorlar. Duraklama dönemindeki beşik ulemalığından bir farkı varmı?

 

Belediyeler, başkanın özel mülkü gibi kullanılıyor, belediyecilik yapacağına yandaş kuruluşlara, iş adamlarına şehri peşkeş çeken kurumlar haline gelmiş.

 

Bakanlıklar başarısız politikacıların arpalığı olabilir mi? Oluyor. Bakıyorsunuz bakan yardımcılarına eski vekil, eski belediye başkanı, yönetim kurul üyelikleri hepten arpalık beş maaş alan devlet görevlileri utanmadan kendilerinin yanında eşlerine de maaş bağladıklarını görüyoruz.Tabiki aldıkları fazla maaşları bağışladıklarını söyleyerek milletle dalga da geçebiliyorlar.

 

Sözde üyelerinin reyleri ile seçilen sivil toplum kuruluşları dediğimiz sendikalar, odalar tamamen ağaların eline geçmiş koltukta oturan üstelikte şehre üyelerine kuruş katkısı olmayan başkanlar ölünceye kadar koltuklarından kalkmıyorlar.

 

Bugün ülkemizde her alanda sorun var. Ekonomi bozuk, eğitim bitmiş, adalet hiç yok, Üretim sona ermiş. Bu sorunların çözümü için bir çok reçete ortaya koyabilirsiniz ama öncelikli yapmanız gereken liyakatli kadroları iş başına getirmektir. Liyakat sahibinin dini, dili, fikri, zikri, mezhebi, dünya görüşü, cinsiyetinin bir önemi yoktur. 

 

Vatansever olmak, liyakate inanmayı gerektirir. Bunun istisnası olamaz. Dinimiz de, aklımız da, ilimde bunu emreder.  Bir deldiniz mi, artık düzen sağlayamazsınız.Tarihimizde bunun acı örnekleri varken bir an önce bu şuursuzca gidişe dur demeliyiz.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Erol Serkan KILIÇ
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Hidayet DOĞAN
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Sami GÜLER
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net