30 Kasım 2021 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
  YAZARLARIMIZ
POLİS İLYAS
21 Haziran 2021 Pazartesi Bu yazı 8250 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Meslek kuruluşu yazlık kafe ve restoran bölümü.Geçici işçi statüsünde çalışıyordu garsonkız Menduha. On yedisinde,Lise mezunu, heyecan dolu yüreği, temiz ve saf kalbi, küçümencik kar beyazı elleri, yılkı atı yelelerine benzer ipeksi atkuyruklusaçları, kuğu gibi boynu,cazibeli güzelliği vardı. İşini seven, aldığı ücreti helal ettirmek için üstün hizmet ve görev anlayışıyla çalışan, iyi niyetli,insani yapısı vardı. O gün neşeyle başladığı işinde bir başka güzellik vardı üzerinde. Öğleye doğru resmi kıyafetli iki polis yemek için gelmişlerdi. Polis İlyas’ın dikkatini çekti garson kız. Ertesi gün ve daha sonraki günler yemek bahanesiyle yine aynı saatte geldi. Her geldiğinde yemekten sonra çay, meşrubat, su istekleri bitmiyor, kızla tanışmak içinfırsat kolluyordu. Nihayet sonunda yakın konuşma fırsatı buldu. İki yıldan beri polislik yaptığını, bekâr olduğunu, kendisini beğendiğini, çok etkilendiğini, kabul ederse ciddi arkadaşlık yapabileceklerini söyleyerek düşüncelerini açtı. Ne söyleyeceğini bilemedi Menduha, birden heyecana kapıldı, avuçlarının içi terledi, tüm benliğini sıcak bir duygu kapladı. Körpecik yüreğinde ılık ılık bir şeylerin ilk defa aktığını hissetti. Düşünmesi için birkaç gün vermesini istedi. Sonunda kızı ikna etti Yozgatlı Polis İlyas. Birbirlerini daha iyi tanımak, anlaşabildikleri takdirde işi ciddiye bindirmek şartıyla yakın ilişki başlattılar. Aylar sürdü beraberlikleri.Menduha’nın annesi ve babası, birbirlerini daha iyi tanısınlar gerekçesiyle ilişkilerini normal görüyor, İlyas’ta aynı fikirde olduğunu beyan edip doğru buluyordu. Hem on sekiz yaşını doldurur, evliliklerine bir engel kalmazdı.

*

Bir yıl geçti, ilişkileri daha da ilerledi. Yasal yaş haddini doldurmuş, evlenmelerine bir mani kalmamıştı. Günde üç-dört defa telefonla konuşuyor, hafta sonları beraber oluyor, geziyor, birlikte eğleniyorlardı. Günler, aylar geçti, beraberliklerinin ikinci yılı doldu. İstanbul’a tayini çıktı İlyas’ın. Ayrılık hasreti daha da alevlendirdi içlerindeki ateşi. Arka arkaya saatler süren telefonlar. Hasretliğe dayanamadı, bir hafta sonu kendisi geldi Polis İlyassevgilisini görmeye Kırşehir’e. Daha sonra kızı ikna edip İstanbul’a gelmesini, hafta sonu iki gün gezdireceğini, kalacak yerin sorun olmadığını, söyleyerek İstanbul’a davet etti. Arkasından bir ay sonra tekrar İstanbul’da buluştular. Ele ele tutuşup, elleşip oynaştılar, gezdiler, eğlendiler, sevdiler, seviştiler. Derken Memduh’aişten çıkartıldı. İşsiz, parasız kaldı.

*

Bir süre sonra sevgilisinintelefon görüşmelerini azalttığı, ilişkilerinde bir anlamsızlıklar olduğunu sezdi Menduha. Telefonda, geliş-gidiş bileti aldığı takdirde tekrar İstanbul’a gelebileceğini, evliliklerinin zamanının geldiğini,bir karara varmalarını söyledi. Tamam dedi İlyas, “duruma bir bakayım seni ararım”. Derken telefonlar kesildi. Aramadı İlyas. Aradanbir gün geçtiendişesi daha da büyüdü Menduha’nın. Telefonla aradı İlyas’ı, açmadı. Sonra bir daha aradı “aradığınız numaraya ulaşılamıyor” mesajını aldı. Bir daha aradı, tam yirmi gün aradı telefonla.İşyerini aradı, yakın mesai arkadaşı çıktı telefona, “Üzgünüm bacı, her kurumun bir yüz karası oluyor, ne diyeceğimi bilemiyorum, kendine iyi bak” sözüyle karşılaştı. “Öyleyse senin telefonuna bir mesaj çekeceğim lütfen iletirsin ona” diyerek kapadı telefonu. Durumu anlamıştı. Daha fazla aramanın bir anlamı da yoktu. Çöktü olduğu yere, hayalleri, umutları yıkıldı, acılar geldi üstüne, üstüne bir bir. Aldatıldığını, ihanete uğradığını, ruhunun kirlendiğini anladı. Bunca gezdiği, tozduğu günleri, ilişkinin bittiğini, gören, duyan çevresine, yaşadığı topluma nasıl izah edecekti. “Ah şu kör olası el ne der korkusu” Kadının, her an kaybedeceğini, hakkının hukukunun olmadığını anladı. Yaşadığımız çağın değer yargıları hep erkekten yanaydı. On tane kızla gezip tozsa “Elinden hiçbir kız kurtulmaz hovardanın, çakalın, piçin teki” diye erkeği yücelten toplumun yargıları.Karmakarışık kafası ve titreyen elleriyle: “Hayallerimi yıktın, umutlarımı çaldın, dilerim tez zamanda Allah’ından bulur, ekmeğe muhtaç olursun” mesajı yazıp gönderdi. Alt dudağını ısırıp kilitlenen yaşlı gözleri masa üstündeki radyoya kilitlendi. Keskin FM,bir abdal uşağı YaşarUçar’ın yüreğine hançer gibi saplanan türküsü;

Keşke kör olsa da görmese gözüm

Kirpikten usandım kaştan usandım

Şu yalan dünyada gülmedi yüzüm

Gözlerimden akan yaştan usandım

Bilmem feleğin bana kastı ne

Günlerce mutsuzluk bitmiyor yine

Ölür isem mezarımın üstüne

Toprakları örtün taştan usandım

Dinmiyor feryadım dinmiyor ahım

Hiç fayda etmiyor ah ile vahım

Bir garip uçarım nedir günahım

Yediğim ekmekten aştan usandım

 

Gece kulübü, çakırkeyf kafası; “İstanbul’u görmeyen yaşadım demesin gardaş, sankibir başka dünya. Gece kulüpleri, birbirinden güzel kızlar, eğlenceler, sonsuz mutluluk kaynağı. Genç yaşta hayatı biraz yaşamak, tüm güzellikleri tatmak gerek. Parasız hiçbir şey olmuyor, parasız insangereksiz insan, sanki sırtında bir yük. Elimde garantili bir işim var. Acelem yok ya,başka bir memur bulur maaşın birini yer, biriyle de arabamı,evimi alır, hayatı daha kolay yaşarım, değil mi devreeem” diye düşüncelerini söylüyordu mesai arkadaşına Polis İlyas.

*

Altı ay sonra meslektaşı bir polisle evlendi İlyas. Tutkuyla bağlandığı Ispartalı eşinden dünya güzeli bir oğlu oldu. Mesai bitimi durup eğlenmeden oğlu ve eşinin hasretiyle koşarak gelirdi evine. Evlilikleri huzur ve mutluluk içendeydi, oğlu 2 yaşını geçmiş, baba bile diyebiliyordu. Düğün borçları bitmiş, işleri yoluna koymuş, rahatlamıştı. “Devir SUV devri” diye bankadan yüksek kredi çekti, pahalı sıfır model bir SUV araç aldı. Az yaksın diye araca LPG taktırdı. Evliliklerinin üçüncü yılını kutlamak, eşine sürpriz yapmak için müzikli lüks bir mekânda güllerle donatılmış masada yer ayırttı. “Araba kullanacaksın, çevirmeye yakalanır, ceza yersin” yolundaki karısının ikazlarına “Boş ver hayatım, kanunda bizim, devlette bizim” diyerek bir şişe 35’lik devirdi.Gece bir hayli ilerlemişti. Eve gitmek üzere arabasına bindi, eşi kemerini takıp, kucağına bebeğini alıp; “Kemerini takar mısın hayatım” sözüne “içimde bir sıkıntı var, daraldım, biraz sonra takarım” diyerekaçtı müziği.Hüzünlü bir o kadar da canını sıkan şarkının sözlerinin etkisiyle gerildi, gerildi, dikti gözlerini karanlığa İlyas. Hız sınırını aştığının farkında olmadı, eşinin bağırışlarını duymadı.  Kapandı kulakları, simsiyah perde indi gözlerine. Camda karanlığın, uğursuzluğun, kötülüğün sembolü kap kara bir pelerin, boğazını kerpeten gibi sıkan görünmez bir el, büyüyen gözleri, duran nutku ve dinamit gibi patlayan bir ses!

*

Duran yolcu otobüsü, koşuşan insanlar. Körük gibi olmuş iki otomobil. “Araçtan dumanlar tütüyor, patlayabilir, yerde yatanı sürükleyin, kaçın, kaçın” sesleri. Ve ilerde ağlayan bir bebek sesi. Geç gelen Ambulans. Yüksek sesle patlayan bir araç, her tarafı aydınlatan alevler…Ertesi günler; Kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme, adli tıp, bilirkişi raporları, özel hastane ek masrafı,mağdur karşı tarafın yüksek miktardaki tazminatı, vb.resmi belge, delil, rapor sonuçları:

“SUV araç sürücüsü Polis İlyas’ınyüksek miktar promilli içkili olduğu, kontrolünü ve sürüş hâkimiyetini kaybederek, azami hız sınırının yüzde otuzunu aşıp, karşı şeride geçtiği, karşıdan gelen Ankara istikametine giden 06…. Plakalı üniversite 3. Sınıf öğrencisi A.ǒnin kullandığı otomobil ile şafak şafağa çarpıştığı, çarpmanın etkisi ile resmi kimlikli Polisin İlyas’ın kemer takmaması nedeniyle araçtan fırladığı, 15 metre ileriye ağır yaralı halde bulunduğu. İki yaşındaki oğlunun camdan fırlayıp 20 metre ileride yol kenarındaki dikenler arasında yaralı bulunduğu ancak hastaneye yetiştirilirken aşırı kan kaybından ambulansta can verdiği.Resmi kimlikli eşinin kemeri takılı olduğu, yüksek hızdaki çarpmanın etkisiyle körüğe dönen araçta sıkışıp kaldığı, araçtakiparlayıcı, patlayıcı özelliği yüksek LPG tankının patlaması sonucu feci şekilde yanarak kül olduğu. 12 metre ileriye savrulan A.ǒnin aracının da havadan ağır olan yere paralel yayılan LPG alevinin etkisiyle patladığı, içindeki Üniversite öğrencisinin de yanarak acı şekilde can verdiği.İçkili olduğu tespit edilen sürücünün kaskolu olan aracının … kasko kanunu …maddesine göre alkol kusuru sebebiyle perte çıkan arac bedelinin karşılanamadığı, personel yönetmeliğine göre: Gerek hizmet içinde gerekse hizmet dışında resmi sıfatların gerektirdiği güven ve itibar duygusunu sarsıcı nitelikte ağır kusuru nedeniyle üç kişinin ölümüne sebebiyet verdiği, kan bedeli, mahkeme masrafları, belden aşağısı tutmayan İlyas’ın iki ayağının kesildiği, memuriyetine devam edemediği...” Yok olan aile.Giden mal, can, iş ve sağlık... Sıfırı tüketti, Nanamuhtaç oldu Polis İlyas!

• Dört bin yıl öncesindekiHint Bilgelerinin mucize sözü: Hilekâr ecelinden önce ölür.

• Ve büyük ozanımız Aşık Sefai sözü: Alma mazlumun ahını çıkar kütüür, kütür.

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Cenk Doğan
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Kasım 2021 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net