24 Ocak 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kayıp Kadının Cesedi Bulundu
Kayıp Kadının Cesedi Bulundu
Maaş ve istihdam garantili okul, öğrencilerini bekliyor
Maaş ve istihdam garantili okul, öğrencilerini bekliyor
Modalife daha yeşil bir gelecek hedefliyor
Modalife daha yeşil bir gelecek hedefliyor
AK Parti’den hakaret  söylemlerine suç duyurusu
AK Parti’den hakaret söylemlerine suç duyurusu
  YAZARLARIMIZ
Hıristiyan Kardeşlerimiz Gagauzlar
12 Temmuz 2021 Pazartesi Bu yazı 4778 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bugün Moldova (Moldavya, eski adıyla Besarabya) Cumhuriyeti’nin güneybatısı ile Ukrayna’nın batısında Prut nehri civarında yaşayan Gagauzlar Hıristiyanlaşmış fakat kimliklerini yitirmemiş bir Türk boyudur.

 

Gagavuz Türklerinin ad ve kimliklerine ilişkin değişik görüşler ve kaynaklardan karşımıza çıkmaktadır. Gagavuz adının etimolojisine dair öne sürülen görüşleri şunlardır: Gaga Uz “Uzların bir boyu”, Hak Oğuz “Hakka bağlı kalan Oğuz”, Kaka Uz, Aga Uğuz, “büyük Oğuz”, Ganga/Kanga Uz “Balkaş Gölü civarında yaşayan bir Türk topluluğu”, Kalauz “sınır bekçisi”, Gök Oğuz/Kara Oğuz, “Göktürk veya Karapapak, Kara-kalpak gibi bir sıfatla nitelendirilmiş bir Oğuz boyu”, Keykavus “Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus’un adı”. 

 

Gagavuz kimliğinin şekillenişi, üst üste üç tabakadan meydana gelmektedir. Birinci tabaka

 

4. yüzyılda Hunlar’ın Avrupa içlerine uzanmasıyla başlayıp Karadeniz’in kuzeyinden Bulgar, Hazar, Peçenek Kuman ve Uz akınlarıyla devam eden Türklerin Batıya göçü Gagauz (Gagavuzlar – Gökoğuzlar) Türklerinin etnik kimliğinin başlangıcını (ilk dalgasını) teşkil etmiştir.

 

Uzlar ilk yurtları Hazar Denizi çevresi olan Oğuz topluluklarıdır. Peçenekleri takiben, Avrupa’ya yerleştiler,  1030’da Kumanlar tarafından Don boylarından çıkarıldılar. 1060 yıllarında Orta Dneper (Dinyeper) kıyılarına çok sayıda Uz topluluğu yerleşti. 1064 yılında Tuna’yı geçip Bizans’la savaşları sonucu katliamdan ve âfetlerden kurtulabilen küçük bir Uz grubu ise Bizans tarafından Hıristiyanlaştırılarak Dobruca’ya, yerleştirildi. Bu Uz’lar ağırlıklı, bugünkü Hristiyan Gagavuz Türklerinin atalarını oluşturmaktadır.

 

İkinci göç dalgasını bir bölümünü 1260 da taht mücadelesini kaybederek Bizans’a sığınarak Kırım’dan Balkanlara geçen Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus’un beraberindeki binlerce Selçuklu Türk, Güneyden-Balkanlar’dan gelen, Anadolu ve Rumeli’nin fethi sırasında kahramanlığı ve veliliği ile efsanevi bir şahsiyet olan Sarı Saltuk Baba ve müridleri oluşmaktadır. Bu gruplarda Gagauzlarla karışmıştır.

 

Üçüncü dalgada Osmanlı hakimiyeti sırasında Ortodoks Hıristiyan Karamanlı Osmanlı tebası Balkanlar’a iskan edilmiş ve onlar da Gagavuzlarla kaynaşmıştır.

 

İlk Gagauz Devleti

Gagavuzlar 1263 de Dobruca’da ilk devletlerini kurdular. İlk yıllarında resmi olarak Bizans’a bağlıydılar fakat fiilen bağımsızlardı. Başlarında Selçuklulardan Sarı Saltuk vardı.

 

Osmanlı Hakimiyeti

Güneyde Bizans zayıflayıp önceliği Osmanlı’ya kaptırınca bölge I. Murad zamanında Osmanlı egemenliği altına girmiştir. 1398’de de I. Bayezid bölgeyi tamamen fethedip Osmanlı topraklarına katmıştır.  Gagauzların Osmanlı tebaasına girmesiyle Bulgaristan’a göçler yaşanmıştır.

 

1774 Küçük Kaynarca Anlaşması sonrasında Ruslar Ortodoks olmaları nedeniyle Gagavuzların hamiliğini üstlendiklerini ilan ettiler. Bu süreçte Rusya İmparatorluğu’nun baskısı yüzünden Gagavuzların bir bölümü Besarabya’ya göç etti. Besarabya günümüz Moldova’sına Rusların verdiği ad olup Osmanlı İmparatorluğunun Boğdan eyaletinin Prut nehrinin doğusunda kalan kısmını teşkil etmektedir.

 

Enver Paşa

Osmanlılar  1812 de Boğdan’ın Prut nehrinin doğusunda kalan kısmı olan Besarabya’yı  Ruslara bıraktılar.  Gagavuzların bölümü Rus işgali sürecinde Anadolu’ya göç ettiler, dinlerini değiştirerek Müslüman oldular. Onlardan biri de Enver Paşa’nın ailesi. Bulgaristan’da kalanlar da 93 harbi olarak bilinen  1877-1878 Osmanlı Rus savaşından sonra Bulgaristan’ın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine Besarabya’ya kaçtılar.

 

Komrat Cumhuriyeti

Rusların yıllar boyu sürdürdüğü baskı politikasına karşı milli kültür ve kimliklerini korumak amacıyla 6 Ocak 1906 tarihinde Komrat’ta Andrey Galaţan (Galatsan) ve Atmaca Pavlioğlu önderliğindeki Gagavuz çiftçiler, Rusya İmparatorluğu’na karşı ayaklandı, Çiftçiler Komitesi adlı bir komite kurdular. Bu komite 10 Ocak 1906’da Komrat bölgesinin cumhuriyet olmasına karar verdi. Böylelikle Komrat Cumhuriyeti resmen kuruldu. 21 Ocak 1906 tarihinde Ruslar tarafından Komrat Cumhuriyeti tamamen yıkıldı. Önemli bir Gagavuz nüfusu başta Kazakistan olmak üzere ecdad vatanları olan Orta Asya’ya geri döndü. Bir kısmı Güney Amerika’ya gitti.  

 

Romanya dönemi

Besarabya 1918 de Rusya’dan ayrıldı ve Romanya’ya katıldı. Daha doğrusu 1917 Ekim Devrimi sonrası karışıklıklarını fırsat bilen Romanya tarafından işgal edildi. 1925’te Gagauzlara karşı yoğun Romen asimilasyon faaliyetleri yapılmıştır. Gagauzların bir kısmı bundan kurtulmak için Özbekistan Taşkent’e gitmiştir. Yine başka bir kısmı Brezilya-Romanya arasındaki bir antlaşmaya dayanarak ücretsiz gemi bileti, seyahat esnasında yemek, varıldığında da toprak imkanlar verilerek SãoPaulo’ya gitmek zorunda kalmıştır.

 

Rus İşgali/Sovyet Dönemi

Besarabya 2. Dünya savaşı sonlarında 1944 de Ruslar tarafından tekrar işgal edildi. 10 Şubat 1947 de Sovyetler Birliği sınırlarına dahil edildi. 1980 lerde Gorbaçov SSCB’si glasnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) adları altında iki düzlemde reform çalışmaları başlattı. Bu çalışmalar sonrasında Soğuk Savaş bitirilmiştir. Yapılan seçimler sonucunda 31 Ekim’de Komrat’ta yeni bir Gagauz Yüksek Sovyeti kuruldu, Stepan Topal Başkan seçildi.

 

Özerklik

1991’de Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla,  Gagavuz Türkleri arasında  bağımsızlık yanlısı akımlar güçlendi. Moldova’nın 27 Ağustos 1991 de bağımsızlığını kazanmasıyla Gagauzlar da kendi cumhuriyetlerini ilan ettiler. Ancak Türkiye’nin de arabuluculuğuyla  1994 yılında bağımsızlıktan vazgeçilerek Moldova’ya bağlı olarak Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi kuruldu. Bütün bu mücadelelerde hiç kan dökülmedi. Gagauzya’nın bayrağı ve marşı var.

 

Türkiye’nin yardımları

İlk olarak Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti adına Gagavuzlarla ilgilenmiş, 1930 da başta öğretmen olmak üzere çeşitli görevliler göndermiş. O öğretmenlere Gagavuzlar “Atatürk’ün çocukları” adını vermiş. Komrat’ta Atatürk Caddesi var.

 

1918-1944 arası Romanya içerisinde kalmış Gagavuzya. O dönemlerde Romanya Büyükelçisi olan Hamdullah Suphi Tanrıöver bütün Gagavuz köylerini ve şehirlerini gezerek tesbit ettiği yaklaşık 100 öğrenciyi Türkiye’ye göndermiş. Onların hepsi okumuş, kariyer sahibi olmuşlar. Ancak 2. Dünya savaşı çıktığı için Türkiye’de kalmışlar. Tanrıöver Gagauz kasaba ve köylerinde Türkçe eğitim yapan okullar açılmasını da sağlamış.

 

Süleyman Demirel de,  Sovyetler çözüldükten sonra 1994 de Moldova ziyareti sonrasında Gagauzlara yardım etmiş, içme suyu yatırımı için 20 milyon dolarlık kaynak sağlamış, o yüzden Gagavuzlar tarafından çok seviliyor, Komrat Üniversitesi önünde de büstü dikilmiş. TİKA Komrat’ta Atatürk Kütüphanesi’ni kurmuş, Komrat Devlet Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs’taki Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile işbirliği geliştirmektedir.  Gagauz gençlerinin Türkiye’de eğitim alması teşvik ediliyor. ilköğretimin 4. sınıfı sonuna kadar anadilleri olan Türkçe de öğretiliyor. Komrat Üniversitesinde çok sayıda Türkiyeden öğrenci de var. 

 

Nüfus

Dünyadaki toplam Gagavuz nüfusunun yaklaşık 350.000 olduğu tahmin edilmektedir. Yaklaşık 250 bin Gagavuz,  Moldova’da, Ukrayna’da,  Kazakistan (Taşkent ve Fergana), Kırgızistan, Özbekistan ve Kabardey olmak üzere eski SSCB topraklarında yerleşiktir. Romanya’da (Dobruca), Balkanlar’da Bulgaristan (Deliorman) 5-6 bin,Yunanistan’da da, Makedonya’da da yaşamaktadırlar. 4 milyon nüfuslu Moldova’da Gagauzların 160 000 kadarı yaşıyor. Bunların büyük bir kısmı Moldova güneyindeki Bucak yöresinde yerleşik. 

 

Dil

Konuştukları dil Oğuz dil grubundan olup Anadolu Türkçesine epey yakın. Aralarında Gagavuzca sokakta Rusça konuşuyorlar. Rusça hâlâ iletişim, eğitim ve basın dili olarak kalmaya devam etmektedir.  Moldova dilini benimseyememişler. Gagavuz dil ve kültürleri ile ilgili yüksek eğitim Azerbaycan’daki Türkoloji bölümlerinde yapabilmektedir.

 

Kiril dünyası Rusya Federasyonu içerisinde olmalarına rağmen 1993 yılında Türkçü düşünür Necip Hablemitoğlu’nun da desteği ile 3 harfi faklı Türk alfabesi kullanmaya başladılar.

 

Din

Gagavuzlar 11. yüzyılda Bizans kilisesinin etkisiyle Ortodoksluğu kabul ettiler, fakat Slav ve Latin çoğunluk arasında Türk kimliklerini korumasını bildiler. Gagauzlar, eski Türk inancı olan “Gök Tanrı Dini” (Şamanizm) ile Hıristiyanlığı birleştirip, özgün bir inanç yapısı oluşturmuşlardır. Nitekim Hıristiyanlıkları diğer Hıristiyanlara göre oldukça farklı. Mesela Hıristiyanlarda olmayan kurban kesme adeti Gagauzlarda var.  Ayrıca adak kesimi de yapıyorlar. Sağlık için, herhangi bir dilek için. Ev yaptırınca mutlaka koç kesiliyor. Kurban kesmeden eve girmek uğursuzluk kabul ediliyor. Ayrıca ölülerin yıkanması ve domuz etinin yenmemesi, kiliselere ayakkabı çıkarılarak ve kadınların başlarını örtülü girilmesi de başka Hıristiyanlarla aralarındaki diğer farklılıklar. Gagauz Profesörü Ay Baba Mihail Çakır’ın çevirdiği İncil’i Türkçe okur, ibadetlerini Türkçe yaparlar. Allah derler. Gagauzlar muska takarlar. Nazar inancı Gagauzlar arasında da yaygındır, nazardan korunmak için nazar boncuğu takılır, okuma ve dua ile tedavi yolları uygulanır. Adları genellikle Mariya, Dimitri, İvan, Mihail gibi dini adlar olduğu için Türkçe değil. Soyadları ise genelde Türk kelimeleri.

 

Gagauz Türkleri dünya üzerindeki en orijinal ve bozulmamış Türk topluluğu olarak bilinmektedir. Gagavuz Özerk Yeri ilk kadın Cumhurbaşkanı İrina Vlah, Türkiye ve Türk dünyası ile iyi ilişkileri  Bokurtlu küpesi ile 21. Yüzyıl’ın Tomris Hatunudur.

 

Gagauz Türkleri Turan’ın gerçekleşeceğinin en güzel delillerinden biridir. Dinimiz yerine dilimizin birleştiriciliğinin  ne kadar önemli ve güçlü olduğunu bir kez daha görmüş olduk.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Kırıkkaleli  -  13-07-2021 - 08:22
Emeğinize sağlık Şevket Bey, alakasız olan her yere tur yapanlar keşke oraya turlar yapsada gidip gezebilsek.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
Sami Güler
Dede Bulut
Hidayet Doğan
Sadettin Karalök
Rabia Saylam Taşdemir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ocak 2022 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net