27 Ekim 2021 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale Savunma Sanayiinin Lokomotif Şehri
Kırıkkale Savunma Sanayiinin Lokomotif Şehri
11 Yıldır İhtiyaç Sahiplerinin Yardımına Koşuyor
11 Yıldır İhtiyaç Sahiplerinin Yardımına Koşuyor
Dünyanın en kaliteli tuzunu üretiyoruz
Dünyanın en kaliteli tuzunu üretiyoruz
Yapılandırma Borçlarının İlk Ödemeleri Başladı
Yapılandırma Borçlarının İlk Ödemeleri Başladı
  YAZARLARIMIZ
Tanrı'nın Matematiği
16 Ağustos 2021 Pazartesi Bu yazı 2535 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ünlü filozof Platon bir eserinde “Tanrı tüm yapıp ettiklerinde matematik kullanır ve  matematik, Tanrı'nın evrene hükmettiği dilidir” demiştir. Allah’ın hesabının ve denkleminin asla şaşmayacağı, tüm yaratılış döngüsünün çok hassas bir ölçü ile işlediğinin hakikati, Platon’un bu ünlü sözünde açıkça ifade edilmiştir. Allah, layık olana layık olduğunu, müstahak olana müstahak olduğunu vermede matematik  gerçek gibidir. Bir matematik sorusunu çözerken ilk başta 2x2=5 diyerek çözmeye başlarsanız sayfalar dolusu çözümün sonucu onca uğraştan sonra mutlaka hatalı çıkacaktır.  Bu sebeptendir ki  bir işe başlarken yaptığımız hatalar sonrasında asla doğru sonuçlarla karşılaşamayız. Şüphesiz,  Allah'ın yaratma ve hükmetme düzeninde asla bir ölçü sapması yoktur. Maddenin en küçük parçası olan atomlardan evrenin devasa gök cisimlerine ve  galaksilere kadar tüm madde âlemi akıl almaz bir hassasiyetle işleyen hesap üzerinde varlığını sürdürmektedir.
            Allah'ın kanunları (sünnetullah) evvelden ebediyyete dek kusursuz bir işleyişle Allah'ın varlığını zikretmektedir. Kâinatta hiçbir şey fazladan veya gereksiz yaratılmış değildir. Bir insanın yaratılış gerekliliği Allah'ın hesabında ne ise çıplak gözle göremediğimiz bir bakterinin, virüsün gerekliliği de aynı öneme haizdir. Kâinatta hiç bir nesne ne azdır ne de çok. Her şey gerektiği kadar ve ölçüsünde yaratılmıştır. Gözü yaratan varlık ile ışığı yaratan varlık aynıdır. Kokuyu yaratan varlık ile burnu yaratan varlık aynıdır. Aşkı yaratan varlık ile kalbi yaratan aynıdır. Direksiz gök kubbenin Allah’ı her çeşit yanlıştan ve noksanlıklardan münezzehtir. Ağaçtaki yaprağın ömrünü tamamladığında yere düşme anı ve düşme şekli kusursuz bir hesaba dâhildir. Gündüzün geceyi, gecenin gündüzü hiç duraksamadan takip etmesi, dünyanın dönüş hızındaki düzenin asla bir bozulmaya uğramaması, ateşin yakıyor, suyun ıslatıyor, güneşin hem ısıtıp hem aydınlatıyor olması yine kusursuz bir yaratılışın bizlere sunduğu güzelliklerdir
                Bir de irade insanoğlunun eline geçtiğinde ki  iş ve oluşlara bakıldığında nasıl bir kaos ve kargaşanın zuhur ettiğini dikkatlice izleyin. Nefsin isteğine göre kurallar, adamına göre hukuk, kişiye göre düzen, paylaşım adaletsizliği, bencillik ve hırs tüm dünyayı kasıp kavurmaktadır. İnsan bu yönü ile acziyet ve her çeşit yanılmaya müsait olan bir beşerdir. Kusursuz ve günahsız bir kul olamayacağımıza göre, kusurları ve günahları az olan ve Allah’a tövbe ile günahlarımızın affı için yalvaran, yakaran bir kul olma yolunda çaba sarf etmeliyiz. Kusursuzluk Allaha aittir.  Allah'ın kusursuzluğu, geometrinin kusursuzluğu gibidir. Üçgenin iç açılarının toplam değeri 180 derecedir. Bu gerçeği siyasal yönetim biçimlerine, ideolojilere, mezheplere, ırklara ve cinsiyet farkına göre ya da parasal güce göre asla değiştiremezsiniz. Kişinin isteğine göre bu değer ne 181 derece olabilir ne de 179.
                Allah'ın hesabında asla bir yamukluk bulamazsınız. Kusursuzluk yalnızca Allah'ın zatına aittir.  Zayıf iradeli, her çeşit kusurun ve yanılgının sahibi ve ölümlü insana  düşen görev, her çeşit noksanlıktan ve kusurdan arınmış, ezeli ve ebedi varlığa (Allah’a) layık bir kul olabilme yolunda, Allah'ın kendisine vermiş olduğu ömür denilen zamanı tüketmektir. İnsan hata yapan bir varlıktır. Günah işler, gaflete dalar, nefsinin arzularına karşı zaafı vardır, şükretmez, asidir, can yakar, gıybet yapar, büyüklük taslar. Tüm bu zafiyetler beşerî ve fanî insanın fıtratında daima mevcut olabilen ve ortaya çıkan durumlardır. Tövbe kapıları her zaman açık olan Allah’a tövbe etmelidir insan.  Şüphesiz ki tövbesi ve yakarışlarıyla kusur ve günahlarını kabul eden insana,  Allah'ın affı da  rahmeti de şah damarından daha yakındır

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Kamil Öcal
Şevket ÖZSOY
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Ekim 2021 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net