08 Ağustos 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
4 Ayda Bin 217 Aile Ziyaret Edildi
4 Ayda Bin 217 Aile Ziyaret Edildi
Eski İmam Hayatını Kaybetti
Eski İmam Hayatını Kaybetti
Dünyayı Harekete Geçmeye Çağırıyoruz
Dünyayı Harekete Geçmeye Çağırıyoruz
Çakır Kırıkkalespor'da
Çakır Kırıkkalespor'da
  YAZARLARIMIZ
Niçin Geldik Dünyaya?
18 Ağustos 2021 Çarşamba Bu yazı 6680 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İçinde bir buhran vardı. Dolmabahçe Sarayı’nın önünden Beşiktaşlı Yahya Efendi’nin metfun olduğu yere doğru gitmekteydi. Geldiğinde görevini ifa ettikten sonra camide iki rekât namaz kılıp, caminin arka kısmındaki harikulade manzaraya bakıp buhranını bir nebze de olsa atmak istiyordu. Pejmürde bir hâli olan yaşı bayağı ilerlemiş, elinde ufak bir buz parçası"Sürekli geçiyor" demesi dikkatini çekti. Biraz yalnız kalıp kendini dinlemek istemişti ama sükûneti dinleyemiyordu. Meczup, elindeki buzu gösterip, “Gördün mü engel olamıyorum sürekli eriyor.” deyip yoluna devam etti, sonra durdu ve dönüp “Senin ömründe bak böyle, sürekli eriyor durduramıyorsun!” demesi ile içinde ki buhranı bir kat daha arttırdı.

Hayatımız bir buz misali eriyip gidiyor. Durdurmanın imkânı yok maalesef. Eninde sonunda gelecek olan geliyor. Ne kadar çabalasak da, çırpınsak da, sonunda topraktan geldik toprağa dönüşeceğiz. Enbiya Süresi 35. ayetinde “Kullu nefsin zaikatul mevt/Her canlı ölümü tadacaktır

Bu zaman zarfında bari güzel yaşamak gerekmez mi? Ömür uzun oldukça ne kadar güzel yaşarsak etrafımıza da çok faydalı olabiliriz. Ama ilk önce kendimizden başlamalıyız. Allah Resulü (sav) Efendimiz bir hadisinde“Kişinin ömrünün uzun olması tövbesini için bir fırsattır" demesi, ömür uzunluğunu hayatımızda avantaja çevirmemiz lazım. Daha çok ibadet daha çok namaz ve daha çok oruç ile hayatımız bu evre etrafında olduğu zaman harikulade bir yaşam biçimi olur. Niçin geldiysek bu cihana görevlerini tam ve daha fazla yapmanın hazzını duymak başka bir duygu olsa gerek diye düşünüyorum.

Karnımı doyurayım, akşam olsun yatayım, eğleneyim, güleyim günümü gün edelim. Nereye kadar böyle? Bizim yaratılmışlar içinde bir vasfımız olduğunu unutuyoruz. Bizler eşrefi mahlûkatız yaratılmışlar içinde. Şeyh Galip bir beytinde diyor ki “Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin senmerdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen (Ey insan evladı! Kendine saygıyla/hürmetle yaklaş; çünkü sen kâinatta yaratılmışların özü/göz bebeği olan insansın)

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Dede BULUT
Başar ÖZDEMİR
ÜLKÜ'CE
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  07 Ağustos 2022 Pazar
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net