27 Ekim 2021 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale Savunma Sanayiinin Lokomotif Şehri
Kırıkkale Savunma Sanayiinin Lokomotif Şehri
11 Yıldır İhtiyaç Sahiplerinin Yardımına Koşuyor
11 Yıldır İhtiyaç Sahiplerinin Yardımına Koşuyor
Dünyanın en kaliteli tuzunu üretiyoruz
Dünyanın en kaliteli tuzunu üretiyoruz
Yapılandırma Borçlarının İlk Ödemeleri Başladı
Yapılandırma Borçlarının İlk Ödemeleri Başladı
  YAZARLARIMIZ
Hasret Damlaları
21 Eylül 2021 Salı Bu yazı 2504 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Değerli okurlarım bu yazı, tamamlanmak üzere olan "Hasret Damlaları" adlı romanımdan kısa bir alıntıdır. Beğenmeniz dileğimle.
             Ömür umuttan önce bitmelidir demiş bir şairimiz. Umut yüreğin ışığıdır. Bin yıl ötesinden beklenilen sevgiliye bir davettir. Umut alın teridir, Umut emektir. Yıllar sonra evet çok yıllar sonra kabuk bağlayan bir yaranın bir gece vakti ansızın oluk oluk kanamaya başlaması ne acıdır,  ne ıstıraptır.  Bir şeyler oldu biliyorum. Bir şeyler olacak ve korkuyorum. Söndü dediğim ateş pusuya yatmış onca yıl. Bir gece vakti kan uykuda . Allah'ım  nedir  bu gördüğüm rüyanın hikmeti ?Nedir bu başlayan. Hani bitmişti. Hani unutulurdu geçerdi, küllenirdi her ateş. Bize yalan mı söylediler yoksa? Avuttular mı? Kıs kıs gülen felek mi, kader mi?  Ne kanlı bir tuzağa düşürdüler eyvah. Eyvah ki vay yürekler acısına. Söndürmesin umutları Allah.
        Alacakaranlığın tam ortasındayım. Fesleğen kokulu bahçenin orta yerinde beyaz badanalı ev. Kayısı ağaçları gelinlik giymiş gibi bembeyaz alacakaranlığa inat. Yoksa gelinlik, içimi yakıp kavuran o sevdiceğim, biricik beyaz gömlekli kızın gelinliği mi? Ne yamandır rüyada ateşler içinde kavrulmak. Gün ışımakta. Fesleğen kokuları iyiden iyiye sardı mahalleyi. Yakan kırmızı güller. Kanayan yüreğim gibi. Beyaz badanalı evin peri kızı, beyaz gömlekli kız avluda. Siyah saçları omuzlarında ne masum bir bakış yarabbi. Hiç acımadın mı bana keşke biraz çirkin olsaydı da cesaret bulsaydım unutabilmeye. İnadına güzel, bela gibi. Başımın tatlı belası. Kan uykuda ki rüyalarımın yürek çarpıntısı. Beyaz badanalı evin peri kızı.
                  Bir görünür bir kaybolur yakan teri çerisinde Ona koşarken. Tam tutacakken sır olur gider. Gider de biranda viran olur yem yeşil fesleğen kokulu güzelim bahçe. Solmuştur kan kırmızı gülleri. Beyaz badanalı ev şimdi yapayalnız. Bağırdım bağırdım boğazım yırtılırcasına. Ne olursun yürek sızım, ciğerim, kurban olduğum gitme. Gel yine bak bahçeler, güller viran sensiz. Yaz günlerinin türküleri, şarkıları öksüz kaldı. Hep bu kötü şakayı yapıyorsun değil mi? Yoksa beyaz evin içerisinde misin? Bak bu hiç aklıma gelmedi. Boş bom boş kokusu beton duvarlar arasında halen taptaze. Fesleğen kokusu gibi, gül kokulu Meryem'im. Sevgisi duvarlar arasında, yoksa beyaz gelinlik. Allah'ım  kayısı çiçekleri  Meryem'in gelinliği miydi? Hani canımdan çok sevdiğim, bu kada rçabuk muydu ayrılıp gitmesi.
                   Tufanlar şimdi gözyaşlarım, bir deli fırtınanınacılı uğultusu şimdi feryadım. Çaresi yok yok. Dayanamam. İsmini haykırarak uyandığım bu kaçıncı gece yarısı. Hasret damlaları ile sırılsıklam olmuş, başımı sensiz koyduğum rutubet kokulu yastığım. Gel bir gün çıkıp gel. Bir alacakaranlıkta, ayısı çiçeklerinden örülmüş bembeyaz gelinliğinle gel fesleğen kokulu gül yanaklı sevdiceğim. Gel ve kaybolacaksan, bari beni de al götür birlikte kaybolalım. Kurtar beni bu cehennemden. Dayanacak takatim kalmadı.
               Gecelerin zulmünden, karanlığın esaretinden nefes dahi alamıyorum. Boğuluyorum. Ne olursun bir yudum nefes ol, bir damla umut ol ve çıkıp gel. Korkuyorum. Başımı yastığa koydum uykuya dalmak üzereyim. Allah'ım yine alacakaranlık sarıyor etrafımı, çaresizliğin kokusu fesleğenler yine mi? Hayır uyanmak istemiyorum. Birlikte kayboluruz bu kez sisler arasında ruhu çargi der. Bedenin çırpınışları derin bir sessizliğe bırakır kendini. Alaca karanlıktan kalma bir sabah, ve buz gibi olmuş cansız bir bedendir geriye kalan. Gözyaşlarıyla ıslanmış rutubet kokulu yastığa, yarı açık gözleriyle başını koymuş buz gibi bir beden. İşte uçup gitti. Hayatın ve feleğin kıskanıp ta vermediğini ölüm hediye etti.
               Ölüm ayırır derler ya, bu sefer öyle olmadı. Ölüm kavuşturdu…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Kamil Öcal
Şevket ÖZSOY
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Ekim 2021 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net