30 Kasım 2021 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
  YAZARLARIMIZ
ÖĞRENCİ YURTLARI
04 Ekim 2021 Pazartesi Bu yazı 2333 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hemen hepimizin çocuğu, evladı dillenipte konuşmaya başladığı yaşlarda, hele ki bir iki cümle de telafuz edebiliyorsa, ilk sorduğumuz soru, büyüyünce ne olacağı, hangi mesleği seçeceğidir kuşkusuz...

 

   İçimizden geçenler de, duymak istediklerimiz de bellidir aslında...

 

Doktor, avukat, mühendis, öğretmen, hemşire v.s. v.s.

 

  Bu yönde yetiştirmeye çalışır ve bu meslekleri dillendire dillendire benimsetmeye çalışarak bir makamı, bir mevkisi, hayatının idamesini sağlayacak bir mesleği olsun isteriz hepimiz...

 

   Maddi imkânlar doğrultusuna elimizden geldiğince, gücümüzün yettiğince eğitimini aldırıp, her türlü sıkıntılardan koruyarak yetiştirip üniversite kapılarına kadar getiririz.

 

   Çocuk da ailesinin bu emeklerinin karşılığında gayret edip güzel bir üniversiteyi, iyi bir bölümü kazanırsa, değmeyin keyfimize...

 

Dünyalar bizim olur...

 

    Lâkin zaman gelip üniversite kayıtları başlayınca içimize gurbetlik ve hasretlik çökmeye başlar. Yanınızdan iki günlüğüne bile ayırmadığınız, hep birlikte olduğunuz evladınızı uzaklara göndermenin tatlı bir hüznü çöker yüreğinize.

 

   Hele bir de gideceği üniversitenin öğrenci yurduna

başvuru yapıpta şayet çıkmamışsa, işte o sevinç, birden kabusa dönmeye başlar...

 

   Rüzgâr tersine dönüverir...

 

EYVAH!!!...

 

--Bu çocuk oralarda tek başına ne yapar!

--Bu çocuğunu kime güveneyim! (Hele bir de kız evladınız varsa!)

--Yanına gitsem, eğitimini tamamlayana kadar yanında dursam, işim burada, nasıl geçineceğiz!? Orada iş bulabilirmiyim!?

--Ona bir ev tutsam, o kadar masrafı karşılamam neredeyse imkânsız...

--Ömründe gurbete hiç gitmemiş bir çocuk, tek başına bir evi nasıl idare edecek!?

--Özel yurtlara başvursam, o masraflara ne kadar dayanabilirim!?...

 

Sorular, sorular, sıkıntılar.... Habire tedirgin olunan evhamlı durumlar....

 

   İşte bu yaşanılanlar bir çok ailenin çocuğunu üniversiteye gönderdikten sonraki yaşadıkları...

 

   Son günlerde üniversiteyi kazanıpta öğrenci yurtlarına yerleşemeyen, açıkta kalan öğrencilerin durumu gündemi bir hayli meşgul ediyor.

 

    Aslına bakarsanız, bu durum sanki yeniymiş, bu sorunlar sanki ilk defa yaşanılıyormuş gibi bir algı oluşturuluyor.

 

    Oysaki öğrenci yurtlarının yetersizliği, ülkemizde yıllarca yaşanılan, görmezden gelinip her defasında rafa kaldırılan ve bir türlü çözüme kavuşturulamayan ciddi bir sorun ...

 

     Bu yüzden de kimi kalpazanlar, kimi örgütler, kimi cemaatler, kimi dolandırıcılar, kimi fırsatçılar, bu durumlardan yararlanmadılar mı yıllarca!?

Açıkta kalan öğrencilerin çaresizliklerinden faydalanarak o öğrencileri, kendi istedikleri yönde hareket ettirmediler mi!?

 

     Çocuğuna yurt çıkmayan yada yurdun ufacık odasında 8-10 kişi kalan çocuğun ailesi, yurt sıkıntısı yüzünden mecburen bu kalpazanların ellerine düşmediler mi?!

 

     Ev sahipleri 300-500 lira kiraya veremedikleri evlerini öğrencilere 4-5 katını teklif etmediler mi?!

 

     Bunlar ülkemizde yıllarca yaşandı ve hâlâ da yaşanması kaçınılmaz bir durum...

 

     Türk Sinemamızın unutulmaz aktörü Cüneyt Arkın sosyal medya hesabından geçen gün bir mesaj yayınlamıştı;

Arkın mesajında; "O koca koca camileri yapmak yerine okul yurtları yapsaydık bu sorunları yaşamazdık" demişti...

 

     Belki bu mesaja tepkilenenler oldu.

Cami yapılmasına karşı  diyenler oldu kimbilir. Burada sayın Arkın'ın belirttiği ne camiye tepki, nede ibadete karşı bir duruş var. Onun milliyetçi kimliğini hemen herkes bilir zaten.

 

   Cüneyt Arkın'ın mesajından yola çıkarak şöyle bir illerimize bakacak olsak, misal İstanbul'da, Ankara'da , Bursa'da öyle camiler yapıldı ki, kapasitesi neredeyse stadyum genişliğinde. 40 bin, 50 bin, 60 bin kişi kapasiteli ibadethaneler...

Devletin bu kadar gideri, öğrenci yurtları için sarf edilse, yıllar boyunca kanayan bu yaraya hiç olmazsa merhem olunmazmıydı acaba!?.

 

     Geçen gün televizyon ekranlarında, öğrenci olduğu zannedilen birisinin yurda yerleşemediği için parkta yatıp kalktığına şahit olduk. Belki provakatör, belki artniyetli birisi. Bilemiyoruz tabi. Fakat sancılı bu durumu çözüme kavuşturamadığımız müddetçe gerek provokatörlerin, gerek fırsatçıların, gerek dolandırıcıların, gerekse cemaatlerin istedikleri şekilde avantaj sağlamalarının önüne geçilemeyecektir.

 

      Ülkemizde yüzlerce üniversite, binlerce bölüm, bir o kadar mezun ve yüzbinlerce iş arayanlar üniversite mezunu var...

 

    Günümüz şartlarında bunca öğrenciye yetecek kadar ne yurt, ne de iş imkânı yok ise en azından üniversitelerin bölümlerine ihtiyaç duyulduğu kadar öğrenci alınarak bu sıkıntı minimuma indirgenebilir...

 

   Çözüme kavuşturulamayan her bir problem, kartopu gibi büyüyüp yeni gelen kuşağı baltalamaya devam edecektir. Sağlam ve sıkıntısız bir ülke istiyorsak, geleceğimizi emanet edeceğimiz neslimize sorunları giderilmiş bir yol çizmek en kalıcı çözüm olacaktır...

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Cenk Doğan
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Kasım 2021 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net