30 Kasım 2021 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
Yapılan çalışmalar başarıyı getirdi
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
KOP Bölge Kalkınma Planı Tanıtım Programı ve Bilgilendirme Çalıştayı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Cenaze törenine katılan korona virüslü kadın otobüste yakalandı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
Kırıkkale'de İhracat ve İthalat Azaldı
  YAZARLARIMIZ
ACI DÜNYA
11 Ekim 2021 Pazartesi Bu yazı 2731 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Doğar ve bir bilinmeze gözlerini açar insan. Bilir ki geldiği bu alem dert sofrası, çile dünyası, acı dünya. Ağlar avazı çıktığı kadar, nefesi yettiği kadar. Bir yerlerden kopup gelmiştir insan. Acaba neyin acısıdır bu? Hangi ayrılığın dayanılmaz çilesidir bu?
Bilirim ki bu dünya asla iyi bir yer değil ve asla iyi bir yer olmadı, olmayacak. Dert bu dünyada, gözyaşı bu dünyada, ardı arkası kesilmez çileler bu dünyada, hastalık, kaza, bela, her musibet bu dünyada ve de nihayetinde ölüm de bu dünyada. İnsanlar airetin cennetini bırakmış, bu dünyayı cennete çevirmeye çalışıyorlar ve asla olmuyor.
Ayrılık acısı azmıdır merhem istemesin. Yürek yarası daha mı kolay hançer yarasından. Kıyametler kopar insanın yüreğinde, tufanlar, kasırgalar koparır sevdiceğini alır içerisinden garibin. Şimdi ne yapar zavallı, içerisini kasıp kavuran çile sağın ağın dan nereye kaçsa kurtulur acep.  Bir lokma ekmek yarım kilo alın terinin bedeli. Bir çift ayakkabı, avuçlarda sıra sıra olmuş nasırların bedeli. Bir dal sigara, bir yudum su, bir dilim peynir için daha kaç kez sabahın köründe, alacakaranlığına yazında kalkıp yollara düşeriz. Kim bilir yüz kez ah çekmek iki yüz gram zeytin eder mi? 365 günün ardı ardına sıralanmış çile vagonlarını sırtlayıp çekmek bir saniyelik gülümseme için mi? 
Değer mi? Ne için, kim için? Düğmeleri kopmuş hayat gömleğinin  iki yakası bir araya gelmiyor. Her şey darmadağın olur ya, her şey param parça. Parçaları asla bir araya getiremezsiniz. Bir tarafı düzeltirken hep diğer bir taraf yamulur. İştahla içmeye oturduğunuz çorbanın içerisinden mutlaka bir kıl çıkar. Şemsiyeyi almadan çıktığınız kapalı bir günde saatlerce yağacak bir yağmur başlar sizi sırıl sıklam edecek. Ansızın içinize bir mutluluk kırıntısı girmiştir, saniyeleri çerisinde. Bu mutluluk kırıntısını da yerle bir edecek mutlaka bir olay olur ya da bir kötü haber alırsınız. Doya doya bir kahkaha atmanın akabinde elektriğe gelen zam haberi, çocuğunuzun o gün dersten aldığı düşük not ve ya avluda duran arabanızın lastiklerinden birisinin patlamış olduğunu görmüş olmanız attığınız kahkahanın faturasını ödetir size. Nereye dönerseniz dönün sıkıntıdan başka bir şey yoktur hayatınızda.
Bu hayatta insan sadece kendinden kaynaklanan  problemlerin  derdini çekmez. Yakınlarının, içerisinde yaşadığı cahil toplumun, hatta dünyanın öbür ucundan olup bitenlerin de sıkıntılarını çeker. Bir çay kaşığı bal yemenin bedeli, balın üzerine bir kilo acı biberi yemek midir bu hayatta? Neden bu dünyanın acıları bitip tükenmek bilmiyor? Çarşambanın sefası, perşembenin çileleriyle burnumuzdan gelmek zorunda mı? Olmuyor olmuyor ne yapsak hep bir tarafımız aksak. Atı bulduğumuz an meydan yok, meydanı bulduğumuzda at ölmüş.
Her acıya katlanır da insan yürek yarası bir başka. Hançer yarası kanatır ve kanla birlikte can da gider bazen ölür kurtulur insan. Yürek yarasının kanı akar akar da bitmez akan kan. Öldürüp kurtarmaz, acıları dinmez insanın. Öylesine dertler vardır ki bu hayatta, ölümü bin kez aratır insana. Anlar sonunda insan ki ölüm, Allah'ın en büyük rahmetlerinden birisidir. Ya ölüm olmasaydı ne olurdu insanın hali?  Gecenin bir saatinde dehşet verici bir sancıyla insanın hayatını cehenneme çeviren çürük azı dişin, kerpetenle çekilerek sancıları ne bediyyen dindirilmesidir ölüm belki de. Ya insan bu azı dış ağrısını ebediyyen çekseydi?  Düşünmek bile istemiyorum. Acı dünya, dünya zehir gibi, dertler her saat, her dakika lakin ya mutluluk. Mutluluk galaksiler kadar, yıldızlar kadar uzak bir tanem. Sen ise yıldızlardan daha da uzaktasın. Ne bu dünyanın derdi ne de senin sevdan bitecek gibi değil. Yıldızlar uzak çok uzak fakat imkansız değil. Yıldızlara ulaşır tutarım ellerimle, kavuşurum belki yıldızlara bir gün. yasana? 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Cenk Doğan
Şevket ÖZSOY
İsmail Dursun Kuzucu
MESUT ARLIER
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Kasım 2021 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net