24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
ANLAYAN ANLADI
14 Aralık 2010 Salı Bu yazı 9238 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Doğru konuşmak ve insanların arkasından konuşmamak güzel bir meziyettir. Ancak doğru konuşayım derken insanları kırmak da doğru değildir. Durumuna göre kul hakkına da girebilir.

Gıybet, bir Müslüman’ı yaptığı bir hatadan dolayı, kendisi hoşlanmayacak şekilde, kendisinin bulunmadığı bir ortamda kınamak ve eleştirmektir. Gıybette yalan ve iftira yoktur. Gıybette söylenen söz doğrudur. Ama söylenen sözle Müslüman gıyaben kınanmıştır. Burada haram olan yalan söylemek değil, Müslüman’ı gıyaben kınamaktır, kendisi bulunmadığı yerde kendisini eleştirmektir. Yasaklanan şey budur. Eğer söylenen söz yalan ise bu gıybet değil, iftira olur.

Demek oluyor ki, bir Müslüman’ın gıyabında sadece iyilikleri, güzellikleri, iyi davranışları ve iyi sıfatları konuşulacaktır. Kötülükleri, kötü yanları, kötü sıfatları, günahları, hataları, ister yapmış olsun, ister yapmamış olsun, ister zan olsun, ister iftira olsun konuşulmayacaktır. Çünkü haramdır!

Kırıkkale gündemini bir süredir meşgul eden konuların başında gelen Akparti il başkanlığı meselesinde ismi gündeme gelenler oldu. Gündeme gelen isimlerle mülakatlar yapıldı. Genel merkez görüştü. İsimler hakkında basında çıkan haberlerin ardından yapılan yorumlar öyle incitici hal aldı ki adeta hakaret derecesine vardı. Adı geçen insanları tanıyan tanımayan yorum yaptı. Bazen bu gazete veya internet medyasında çıkan haberlerde direk yazar tarafından yapıldı ama daha çok yazılara yapılan yorumlarda kendini gösterdi.

Yorumların bazıları yazı yazan tarafından dile getirilmeyince veya getirilemeyince sahte isimlerle internetlere düştü. Artık günümüzde affedersiniz kimin ne halt ettiği gizli kalmıyor. Gelen yorumların ip numaralarını sitenin bile vermesine gerek kalmadan uzaktan komuta ile girip alınıyor ve hangi bilgisayardan çıktığı biliniyor. İnternet kefelerden bile olsa anında çözülüp kapıya dayanılıyor. Bu nedenle kimin ne kadar kime kinli yazılar yazdığı gizli kalmıyor. Kaldı ki bu konuda resmi veya gayri resmi anlamda kendini yetiştirmiş dostların sayısı az değildir.

Buna balı olarak il başkan adayları hakkında doğru bilen dile getirsin ama bu iftira ve karalamaya girince doğruyu söylemekten çıkıp artık farklı şeytanlığa bürünüyor. Elbet “kadı şaşı” densin şaşıysa ama önce şahitlik yapıp insanlığa daha faydalı olunacaksa yapılsın. Şaşı derken kırıp dökeceksen, insanlığa, memlekete faydan olmayacaksa sırf kinlik olsun diye diyeceksen “sus” sus be kardeşim sus ki belki sen susunca insanlık kazanır. Senin bildiğine gördüğüne bile değil gıyabında insanları suçlarsan kim ne kazanır.

Efendim topluma mal olmuş kamuoyu önündeki insanlar hakkında olur böyle şeyler demek doğru değildir. Başta onlarda insandır ve duyguları vardır. Mal olmuştur ama “mal” olmamıştır. Değil mi? İncitirsen incinirsin. İkincisi gıybet olsun iftira olsun yapılan hoş değildir.

İl başkanlığı konusunda yapılan mülakatta ve basın aracılığı ile defaten bizim böyle bir niyetimizin olmadığını anlattık. Sebeplerini paylaştık. Anlayan analdı ama bazı sitelerde kim tarafından yazıldığının meçhul kalmasını arzuladığımız bazı insanların yazdıklarına da içerlemedik değil. Kimi yardım derneklerinde ki yaptığımız çalışmayı küçümsemiş, kimi kaç yıllık sirayetçi olduğumu sorgulamış. Kimi yandaş yazıları dile getirmiş.

Yok, kendimi savunmayım, anlıyorum söz dalaşı konusu da olmasın ama bazılarına “ be kardeşim yardım derneklerinde üç fakire yardım yapmak bana şeref vermişti ve siyasete girince çok sevip zevkle görev yaptığım dernek bürosuna bile gitmiyorum siyaset olmasın diye. Faal siyasete girmeden önce de ben görev yerlerim dolayısıyla siyasetten çok uzak değildim biliyordum yani önceden siyaseti yani siyaset çömezi değilim. Yazılara gelince tarafsız olan, vicdanı olan, insafı olan geçmiş yazıları bir okur ve öyle karar verir. Kendimle çelişecek kadar muhalif yazılar nasıl görmezden gelinir. Yazma cesaretini taşımaya devam edeceğim oda ayrı konu.”demeden de geçemeyeceğim.

Kısaca ismi geçenlere bir telefon edilip, faks veya mail yazılsaydı gerçekler öğrenilecekti iftiraya gerek kalmayacaktı. Telefonda mailde her yerde var nasıl olsa.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
keramet üzmez  -  14.12.2010 - 15:21
fazlı bey siz çok değerli bir kardeşisin. kırıkkale sizi mutlaka ama mutlaka kazanmalıdır.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net