24 Ocak 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kayıp Kadının Cesedi Bulundu
Kayıp Kadının Cesedi Bulundu
Maaş ve istihdam garantili okul, öğrencilerini bekliyor
Maaş ve istihdam garantili okul, öğrencilerini bekliyor
Modalife daha yeşil bir gelecek hedefliyor
Modalife daha yeşil bir gelecek hedefliyor
AK Parti’den hakaret  söylemlerine suç duyurusu
AK Parti’den hakaret söylemlerine suç duyurusu
  YAZARLARIMIZ
BİR LİDER DÜŞÜNÜN
12 Kasım 2021 Cuma Bu yazı 2329 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

     Bir lider düşünün!

 

57 yıllık yaşamına;

11 savaş...

24 madalya...

7 nişan...

13 kitap sığdırsın...

Bir devleti yeniden ayağa kaldırıp, CUMHURİYETİ kursun...

 

Vefatının üzerinden bir asır geçse de bir ülkenin her daim kurtuluş anahtarı olsun.

 

Ve milyonlarca yürek, onu göremediği halde sevgisini kalplerinde taşısın...

 

    Bu günkü makaleme, yaşadıkları zamana isimlerini yazdırmış, bıraktıkları izlerle tarih kitaplarında yer bulmuş ve o dönemlere imzalarını atıp gitmiş olan liderlerin yazarların  ve aydın görüşlerin Atatürk hakkındaki fikirlerini sizlerle paylaşarak başlamak istiyorum.

 

☆☆

 

(Adolf Hittler, Almanya Cumhurbaşkanı ve Şansölyesi)

 

    Mustafa Kemal; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır.

 

 

(Alan Moorehead, İngiliz yazar)

 

    O genç ve dahi Türk şefinin o esnada Çanakkale’de bulunması, müttefikler bakımından talihin en acı darbelerinden biridir.

 

(David Ben-Gurion, İsrail Başbakanı, 1963)

 

   Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.

 

 

(Claude Farrère, Fransız romancı ve diplomat)

 

    Sevr’den sonra Türkiye’nin öldüğünü sanmıştım. Ama Türkiye; yaşıyor. Hem de Mustafa Kemal başına geçtiğinden beri öylesine canlı yaşıyor ki...

 

 

(David Lloyd George, İngiltere Başbakanı)

 

   Yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki 20. yüzyılın dahisi Türklere nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı.

 

(El Tekaddum Gazetesi, Suriye)

 

   Atatürk’ün başardığı işler mucize ve harika kabilindedir. Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılâplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir.

 

 

(Emanullah Han, Afgan Kralı)

 

  O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.

 

 

[(Bayan) Sucheta Kripalani, Hint Parlamento Heyeti Başkanı]

 

   Atatürk, yalnız Türk milletinin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O'nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.

 

 

* * *

 

  Bu büyük isimler Atatürk ile ilgili fikirlerini bu şekilde beyan ederlerken acaba bizim vatandaşımız, gençlerimiz içerisinde ne gibi düşünceler hakim!?

 

SORUYORUZ...

 

-- Bak bir çok yabancı lider dahi Atatürk hakkında ne kadar olumlu şeyler söylüyor. Onu kabullenmiş. Yaptığı ilkeler, inkılaplar ışığımız olmuş. Peki sen ne düşünüyorsun?

Cevap gayet düşündürücü.

--Ben pek sevmiyorum.

--Neden?

--Babam da pek sevmezdi.

--İyi de neden?

--Çok hoca astırdı derdi babam.

--Peki araştırdın mı?

KOCAMAN bir HAYIR.

Peki şu zamanda da hoca zannedilen 8-9 yaşındaki kız çocuğuna göz dikmiş, devlete karşı koymuş insan müsvetteleri var değil mi?

Evet.

"O zamandaki mahkûm edilenleri tanıyormusunuz babanla ikiniz" diye soruyorum.

Cevap yok...

Karşılıklı bakışıyoruz sadece.

 

* * *

 

  Sonra bir başka gence rastlıyoruz. Atatürk mezolesine çekiçle saldırıyor. Sonra da resimler çekinip, sosyal platformda pişkin pişkin sırıtarak paylaşım yapıyor.

 

   Nedenini soruyoruz.

Cevap yine aynı.

SEVMİYORMUŞ.

Bu heykel puttur. Biz putperest miyiz!

Şeklinde absürt bir cevap.

 

  Irak'ta da, liderler Saddam Hüseyin'in heykelini yıkmışlardı değilmi!? Belki bir heykeldi ama neticede o lideri, ülkesini temsil ediyordu. Onu devirerek kendi benliklerini, hürriyetletini, teslim etmemişlermiydi.

Senin sevmediğin ATATÜRK; "YA İSTİKLÂL, YA ÖLÜM" şuûruyla düşmanı denize döküp Çanakkale'de geri dönmeyi düşünmeyen bir ordu çıkarmış ortaya.  Sana CUMHURİYET gibi bir özgürlüğü sağlamış.

Okudun mu hiç?

 

   YOK...

 

  Hâşâ, elbet putperest değiliz. Sen sevdiğin birisinin resmini telefonunda taşımıyor musun? Resmine bakınca tapmış mı oluyorsun?

Yine muallakta kalan, cevapsız, karşılıklı bir bakış...

 

* * *

 

  Üniversite önünden geçiyoruz, bir kız öğrenci.

Feryat figan bağırıyor...

Kahrolsun lâiklik, kahrolsun Atatürk. Allah'ın kanunları var, Atatürk ilâhmıdır, biz başka kanun tanımayız....

 

Hemen yanaşıp soruyoruz.

 

  Allah'ın kanunlarını içeren yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i, insanlar okusun anlasın diye Elmalı'lı Hamdi Yazar'a 1935 yılında tercüme ettiren kimdir, biliyor musun?

 

"17Şubat 1926'da kabul edilen Türk Medenî Kanunla, kadınlara verilen haklardan haberdar mısın?"diye soruyorum.

 

Ve cevap bekliyorum...

 

HABERDAR DEĞİLSEN BEN ÖZETLEYEYİM.

 

– Tevhid-i Tedrisat kanunun çıkarılmasıyla birlikte eğitim lâikleştirildi ve Milli Eğitim Bakanlığı bünyesine girdi. Kızlar da erkekler gibi eşit eğitim görmeye başladılar.

 

– Erkeği tek taraflı boşanması Türk medeni kanunu ile rafa kaldırıldı. Kadınların da boşanma hakkı, velayet hakkı, malları üzerinde tasarruf hakkı gibi hakları oldu.

 

– Çıkarılan belediye yasası ile birlikte kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verildi.

 

– Kadınların ve çocukların korunması için kanun düzenlemeleri yapıldı.

 

– Kız öğrencilere meslek eğitimi vermek ve teknik eleman olarak yetiştirmek amacıyla Kız Teknik Öğretim Müdürlüğü faaliyete geçirildi.

 

– Kadınlara köy muhtarı olma, ihtiyar meclisine seçilme hakları tanındı.

 

– Anayasada yapılan düzenlemeler sonucunda kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Türkiye, kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren ilk Avrupa ülkesi oldu.

 

– İş kanunu ile birlikte kadınların çalışma hayatındaki şartlar da iyileştirildi.

 

– 1935 yılında imzalanan ILO sözleşmesi ile birlikte kadınların tehlikeli ve ağır işlerde çalıştırılmasına yasak kondu.

 

* * *

 

Onca savaşın içinde canı pahasına mücadele veren, üstelikte hakkında idam kararı çıkarılmış olmasına rağmen vazgeçmeyen, bu koca yürekli vatan sevdalısı askeri liderden neden nefret duyulur?!.

 

   İtilaf devletleri tarafından manda ve himayeye girilmesi için her türlü teklifler yapılmasına rağmen, zerre kadar menfaati düşünmeyen bu lidere neden kin duyulur?!...

 

    Açtığı her bir fabrikayla yerli üretime önem veren, attığı her adımda ülkesini düşünen bir insan HAİN OLABİLİR Mİ!? KENDİNİ İLÂH İLÂN EDEBİLİR Mİ?!

 

   Kendisini hiç bir zaman asla methetmemiş, bilakis " Beni övme sözlerini bırakınız, bu ülke için daha fazla neler yaparız, onu konuşunuz diyerek her daim vatanını ne kadar çok sevdiğini, kendi menfaatlerinden daha ileride tuttuğunu göstermiştir

 

    O'nsuz geçen, 83.'ncü 10 Kasım'ın yasını tutarken, bize bıraktığı ülkenin, cumhuriyetin ve devrimlerinin hâlen gururu ve huzuru içerisindeyiz. İlke ve inkılaplarıyla ışığımız olan, devletimizin mimari cumhuriyetimizin kurucusu büyük önderimiz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ü rahmet, minnet, sevgi ve saygıyla yâd ediyorum.

 

MEKÂNIN CENNET OLSUN BÜYÜK ÖNDER.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
Sami Güler
Dede Bulut
Hidayet Doğan
Sadettin Karalök
Rabia Saylam Taşdemir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ocak 2022 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net