24 Ocak 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kar yağışı etkili oldu, 124 köy yolu ulaşıma kapandı
Kar yağışı etkili oldu, 124 köy yolu ulaşıma kapandı
Yesevi Ocağından Ülkü Ocaklarına
Yesevi Ocağından Ülkü Ocaklarına
Cezaevi personeli intihar etti
Cezaevi personeli intihar etti
KAR GEÇİT VERMEDİ
KAR GEÇİT VERMEDİ
  YAZARLARIMIZ
Ruh Kanseri
22 Kasım 2021 Pazartesi Bu yazı 3089 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Sağlık; bir insanın hem bedenen hem de ruhen tam bir iyilik hâlidir. Toplumun geneli çoğunlukla bedensel rahatsızlıkları üzerinde sağlık hizmetlerini aksatmadan almaktadır ve daha çok bu yönde sağlık harcamaları yapmaktadır. Bu nedenle sağlığın diğer tarafı olan ruhsal alan çoğu kez ihmal edilmektedir. Oysaki sağlık iki ayak üzerinde yaşam boyunca dengeli bir seyir izler. Bu ayaklardan birisi beden sağlığı diğeri ise ruh sağlığıdır. Ayrıca bedensel birçok rahatsızlıkların tetikleyicisi de gerçekte ruhsal sıkıntılar ve bir türlü azalmayan aşırı depresyonlardır. İnsanın tüm manevi hayatının sağlıklı temeli ancak sağlıklı bir ruh yapısıyla inşa edilir. Ruhen huzursuz olan bir insan dış görünüşüyle çoğu zaman belli etmese de iç dünyasında dayanılmaz acılar çeken ve sürekli bir rahatsızlık, huzursuzluk yaşayan kişidir. Bir düşünürün dediği gibi “İnsan bünyesine girmiş en ölümcül bir virüsten daha tehlikeli olanı nedir bilir misiniz? Bu sürekli huzursuz bir ruh halidir.”  Burada vurgulanmak istenen, ruhsal sağlığın ne denli önemli olduğudur. Beden, bir ağacın dıştan görünen kabuğu ise ruh bu ağacın özüdür. Eğer ağaç özünden içten içe çürümeye başlamışsa gövde ya da kök ne kadar sağlam olursa olsun ağaç bir süre sonra içteki çürümeye karşı koyamayacak ve devrilecektir. Hiçbir bünye sürekli huzursuz bir ruh halini uzun müddet taşıyamaz.
            İnsanların yaşadıkları hayal kırıklıkları, kaybetme duygusu, toplumdan dışlanma, aşağılanma, iş ve sosyal hayatında ki başarısızlıklar, aile yakınlarının ölümü, çeşitli kazalar, sakatlanmalar ve bunun gibi bir yığın olumsuzluklar ruh sağlığında çoğu zaman telafisi olmayan yaralar açar. Çoğu kez de insan bu ruhi sıkıntılarıyla tek başına uğraşmaya ve bunları gidermeye çalışır. Elbette başarısız olur ve içerisinde kıvranıp durduğu bu olumsuz hâl giderek tüm yaşam kalitesini yerle bir ederek tüm bedensel ve psikolojik sağlığını bozar. Toplumun geneline göre halen devam eden önyargılar yüzünden kişinin bir ruh hekimine gidip tedaviye başlaması çok zor bir karardır. Oysaki teknolojinin baş döndürücü bir biçimde geliştiği ve kalabalık büyük şehirlerde ki yaşamın her geçen gün daha da stresli bir hal aldığı günümüzde ruhsal problemli insanların sayılarındaki artış çok korkutucu düzeylerdedir. Sağlıksız ruh hali toplumda çok fazla sayıda istenmeyen asayiş olaylarının da baş göstermesine yol açmaktadır. Kadın cinayetleri, intiharlar, boşanmalar, cinnet vakaları,  toplumun aşırı depresyonlu ruh haliyle patlak veren günlük olaylar haline gelmiştir.
               Ruh sağlığının korunmasında en önemli faktör toplumsal maneviyatın güçlendirilmesidir. Sağlam bir maneviyatın temelinde iyi bir kültür ve dini eğitimin olması mutlaka gereklidir. Ayrıca sanatın hemen her dalı maneviyatın güçlü tutulmasında çok büyük bir etkiye sahiptir. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuş demektir.” Sözü  bu gerçeğe dikkat çekmektedir. İşte kopan bu hayat damarı ruh sağlığını besleyen ana damarlardan birisidir. Maneviyat güçlendirilmezse ruhta tümörleşme başlar. Ruhun özünde başlayan tümörleşme  hızlı bir metastaz  yaparak tüm maneviyata, tüm duygulara yayılarak insanın iç dünyasında iyi ve güzel adına ne varsa her şeyi çürütür ve öldürür.
              Ruhu saran bu çeşit  manevi kanserleşmeye karşı en etkili ilaç, temiz bir vicdan, sağlam bir inanç, insan ve doğa sevgisi, müzik, resim, sinema, spor ve hayata renk katacak bir gülümsemedir. Yerine göre sevmek ve sevilmektir ruhu her çeşit tortulardan arındırmanın en etkili yolu. Ne yazık ki içerisinde yaşadığımız toplum gülümsemeyi dahi unutmuş, hayatın meşakkatleriyle büsbütün yorulmuş,  görünüşte ayakta fakat gerçekte ruhen çürümüş ve çökmüş insanlardan oluşmaktadır. Manevi  çürümüşlük, bozulan aile yapısı ve toplumsal dağılma ile her geçen gün daha  korkunç boyutlara ulaşmaktadır. Hasta ruhlu ve zayıf maneviyatlı insanların oluşturduğu kitleler, bugünün ve geleceğin dünyasının huzur ve refahına karşı en büyük tehdittir. 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
Sami Güler
Dede Bulut
Hidayet Doğan
Sadettin Karalök
Rabia Saylam Taşdemir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ocak 2022 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net