24 Ocak 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kar yağışı etkili oldu, 124 köy yolu ulaşıma kapandı
Kar yağışı etkili oldu, 124 köy yolu ulaşıma kapandı
Yesevi Ocağından Ülkü Ocaklarına
Yesevi Ocağından Ülkü Ocaklarına
Cezaevi personeli intihar etti
Cezaevi personeli intihar etti
KAR GEÇİT VERMEDİ
KAR GEÇİT VERMEDİ
  YAZARLARIMIZ
Faizin ve Enflasyonun Tek İlacı Üretmektir
26 Kasım 2021 Cuma Bu yazı 2648 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Amerika Birleşik Devletleri 330 milyon nüfusu ile kişi başı ortalama geliri 65.000 dolar olan bir ülke. 2020 yılında 1,8 trilyon dolar ihracaat yapmış. Bu ihracaatın  1,2 trilyon doları makine ve elektronik parçalar, bilgisayar ve teknoloji ürünleri. Son 1 yıllık Enflasyon oranı %6,2, yılık mevduat faiz oranı % 0,25.

 

Almanya 84 milyon nüfusu ile kişi başı ortalama geliri 47.000 dolar olan bir ülke. 2020 yılında 1,3 trilyon dolar ihracaat yapmış. Bu ihracaatın 1 trilyon doları motorlu araçlar, bilgisayar ve teknoloji ürünleri, kimyasal hammaddeler. Son 1 yıllık Enflasyon oranı % 4,5, yıllık mevduat faiz oranı % 0.

 

Hollanda 17 milyon nüfusu ile kişi başı ortalama geliri 53.000 dolar  olan bir ülke.  2020 yılında 600 milyar dolar ihracaat yapmış,bu ihracaatın 150 milyar doları tarım ürünleri ihracaatı. Son 1 yıllık Enflasyon oranı % 3,4 , yıllık mevduat faiz oranı % 0.

 

Türkiye  84 milyon nüfusu ile kişi başı ortalama geliri 8.600 dolar olan bir ülke. 2020 yılında 169,5 milyar dolar ihracaat yapılmış, önemli ihracaat ürünleri otomotiv ürünleri ve tarım ürünleri. Son 1 yıllık Enflasyon oranı % 19,89 , yıllık mevduat faiz oranı % 15.

 

Yazının başında ülkemizle beraber bu 3 ülkenin rakamlarını vermek istememin nedeni ülkemiz nüfusu Abd nin 1/5 i,  Hollandanın 5 katı ve Almanya ile yaklaşık aynı. Nüfusu az, fazla ve aynı olan bu üç ülkeninde kişi başı milli geliri bizim 5 katımız. Anlıyoruz ki ülkenin geliri yaşayan vatandaş sayısının azlığı veya çokluğu ile alakalı değil.

 

Hadi diyelim Abd geniş topraklara sahip ve askeri gücü ile dünyayı sömürüyor. Almanya 2.dünya savaşı sonrası aklını başına almış. Hollanda yüzölçümü 41.543 km2 olan bir ülke, ülkenin bir çok noktası deniz seviyesinin altında, 4 nehri var ve tarım alanlarının büyüklüğü bizim Konya ovamız kadar ama tarımsal ürün ihracaatı nerdeyse bizim toplam ihracaatımız kadar.

 

Ülkelerin ekonomik durumlarına, ihracaat ve ithalaat rakamlarına, ürettikleri mal ve hizmetlerin miktarına, enflasyon oranlarına ve merkez bankaları faiz oranlarına baktığımızda görüyoruz ki rahat bir şekilde ve bolluk içerisinde yaşamanın tek yolu bulunmaktadır.

 

O yolda üretmektir. Üretmek ama bir önceki yıldan daha nitelikli , daha kaliteli, daha verimli üretmek.

 

Üretimi yüksek olan ülkelerin ihracaatı yüksek oluyor, döviz girişi yüksek oluyor, tüketimi yüksek oluyor, ekonomisi daha sağlam ve belirli bir düzeyde oluyor.

 

Kişi başı milli gelire göre ülkelere baktığımızda

İşviçre, İrlanda, Norveç, Abd, Singapur, Danimarka , İzlanda, Avustralya, Hollanda ve İsveç kişi başı milli geliri 50.000 doların üzerinde olan ülkeler.

 

Somali, Sudan, Afganistan, Mozambik, Kongo, Nijer, Kuzey Kore, Gine, Çad, Haiti, Uganda, Sudan, Etiyopya, Yemen, Mali ve Tacikistan ise kişi başı milli geliri 1.000 Doların altında olan ülkeler.

 

Ülkeleri biraz detaylı incelediğimiz zaman görürüzki kişi başı milli geliri yüksek olan ülkeler aynı zamanda demokrasi, insan ve hayvan hakları , evrensel hukuk , mal ve can güvenliği , kişi hak ve özgürlükleri ve daha bir çok yönden gelişmiş ülkeler.

 

Üreten  insanlar ürettiklerini değerinde satarak ekonomik gelişmeyi yakaladığı, geliştiği zaman bir yönü gelişmiyor , her yönü ile gelişip ilerliyor demek ki.

 

Daha dünyada üretim sederberliği, gelişim hamleleri yokken ne demiş ti Mustafa Kemal ATATÜRK : Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamanın yollarını arayan milletler önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.

 

Bizimde ülke olarak gelişmemiz ve güçlü ekonomisi olan bir ülke olmamız üretmekten geçmektedir.

 

Tarım yapılan topraklarımızı ve sulama suyumuzu, iş gücümüzü, hammadde kaynaklarımızı, enerjimizi en verimli şekilde kullanmamız, başta tarım olmak üzere sanayi, imalat ve hizmet üretiminde milli geliri en üstte olan ülkelerin seviyesini yakalamamız gerekmektedir.

 

Üretimi artırabilmek için öncelikli olarak verimli, faydalı, ekonomik bir üretim gerçekleştirmeli, ürettiğimiz ürünler ile rahat yaşayabilmek için de ürettiğimiz ürünleri değerinde satabilmenin yollarını bulmalıyız.

 

Çalışarak ürettiğimiz mal ve hizmetlerin değerinde satılabilmesi için elde edilen gelirin başka ülkelere veya başka birilerine değil üreten insanlara ve ülkemize faydası olacak şekilde bir organizasyon ve ticaret sistemini kurabilmemiz gerekmektedir.

 

Bir ülkeden başka bir ülkeye bir ticari uçak havalanırsa içerisinde mutlaka iki Alman vardır. Adamlar üretiyorlar ve ürettiklerini değerli satabilmek için dünyayı geziyorlar.

 

Bunu sağlayamadığımız ve üretilen ürünlerin üzerinden başka ülke ve insanların rant elde edeceği fırsatlara zemin hazırladığımız zaman ise insanlar üretimden kaçacak, üretim değerleri azalacak ve milli gelir düşecektir.

 

Gelişmiş ülkeler 1950 yılı sonrasında sanayi ve makine devrimi yaparken biz oyalandık, 1970 yılı sonrası entegre devrimi yapıp üretimde otomasyona geçerken biz baktık, 1990 yılı sonrasında teknoloji ve markalaşma devrimi yaparken biz seyrettik.

 

Geldiğimiz noktada gelişmiş ülkeler hipersonik araç üretiminde yarışıp ses hızının 40 katına ulaşıp imkansızı zorlayıp imkanın sınırlarını ararken,  biz kendi toprağımızda kendi suyumuz ile verimli tarımsal üretim yapmanın, kendi telefonunu, arabasını, uçağını üretmenin zorluklarını aşamazsak ilerlememiz, gelişmemiz mümkün olmayacaktır.

 

Devlet ve Millet yani yönetenler ve üretenler olarak  ülkemize sahip çıkalım, milli çalışma ve yorulma hamlesi ile hep beraber çalışalım , yorulalım, hep beraber üretelim ve gelişelim, o zaman daha güçlü, daha istikrarlı olacağız.

 

Yeterki biz mazeret değil iş üretelim. Planlı, projeli, karlı ve verimli üretelim,  gerisi gelir.

 

Tekrar tekrar söylüyorum ülkemizi ve ailemizi DOLAR/FAİZ/ENFLASYON sarmalından çıkarmanın, daha yüksek standartlarda yaşamanın tek yolu ÜRETMEK ama bir önceki yıldan daha fazla, daha nitelikli, daha kaliteli üretmektir...

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
Sami Güler
Dede Bulut
Hidayet Doğan
Sadettin Karalök
Rabia Saylam Taşdemir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ocak 2022 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net