24 Ocak 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kayıp Kadının Cesedi Bulundu
Kayıp Kadının Cesedi Bulundu
Maaş ve istihdam garantili okul, öğrencilerini bekliyor
Maaş ve istihdam garantili okul, öğrencilerini bekliyor
Modalife daha yeşil bir gelecek hedefliyor
Modalife daha yeşil bir gelecek hedefliyor
AK Parti’den hakaret  söylemlerine suç duyurusu
AK Parti’den hakaret söylemlerine suç duyurusu
  YAZARLARIMIZ
Gülün Utandığı Gün
29 Kasım 2021 Pazartesi Bu yazı 2737 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kaç gündür yağmurlar yıkıyor yeryüzünü, göz yaşlarımızı da kendine katıp çoğalarak. Ne kadar yağsa temizleyemez dünyayı ve ne kadar ağlasak az, dünyanın gittiği yere. Günlerdir sorup duruyorum kendime "Sevmek" diye bir şey var mı gerçekten? Varsa nereye saklanmış da sevgi, buza kesmiş yürekler?

Kısacık ömürlere sığmayacak kadar acılar biriktiriyor "insan" dediğimiz varlık, insanlık tarihine kara lekeler süre süre. Kendinden güçsüzü  aç bırakıyor, işkence ediyor, öldürüyor; yakıyor, yıkıyor, yok ediyor! Suyun altında sanki tüm çığlıklar!.. Duymuyor mu kimse, neden kimse aldırmıyor? Bazen insanın celladı en yakınlarından biri oluyor.

O gün de ete kemiğe bürünmüştü Azrail.

Masal yerine ölüm kokuyordu nefesi "dedenin". Tuttu çocuğun minicik ellerinden. Hani yalnızca çiçek adıydı kırmızı güller? Gül, o gün kırmızısından utandı; kanarken kalpler.  İnsanlar cehennemi, öldükten sonra yaşar sanıyordu çocuk, öyle anlatmıştı büyükler. Oysa tanıdık bir yüzde şeytani bakışlarla karşılaşıverdi. Bedenine çöktü hain eller, ölmeden cehennemi gördüğünü aklı kesti... Ara sıra insanların yaptıklarından utanırdı da işte, o gün bin kat daha utandı gül, kırmızısından. Kanayan bir çocuk kalbinin yanında neydi ki kendi rengi? Hiç!

Dönüp de gelemez artık çocuk, aşamaz mesafeleri minicik ayaklar.Yapayalnızdı dağda, bayırda. Üşümüştü yarı çıplak bedeni. Korkmuştu çokça.  Bir umutla etrafını arayan gözleri örtüldü önce, dünyanın türlü renklerine, göremezdi artık kırmızıyı da utandırdı gülü. Gülüşü soldu. Ninnilere, masallara kapandı kulakları, kurudu annesini çağıran gonca dudakları. Dönüp de gelemez artık.

Bu hayat niye böyleydi? Arsızın, yılanın, çıyanın yaşamaya hakkı vardı da mazlumun yer yüzündeki varlığı neden fazlaydı? "Cevaplayamadığımız her soru anlamsız."geliyor mu size de?  Dünyayı iyileştirecek sevgiyi korkutup kaçıranlara izin verdiğimiz sürece acıları anlatmada kelimeler de anlamsız ve yetersiz geliyor mu size de?

Bulun o zaman sevgiyi yeniden,

Varmadan dönülmeze başka minik ayaklar

Etrafını kana susamış kurtlar sarmadan

Ölmesin çocuklar henüz doğmadan

Çıkarın sevgiyi saklandığı yerden.

Başka ilacı yok ki insanca yaşamanın

Kanayan kalpleri daha fazla gösterip de

Gülü kırmızısından utandırmayın. 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Nesrin Bulat
Erol Serkan Kılıç
Sami Güler
Dede Bulut
Hidayet Doğan
Sadettin Karalök
Rabia Saylam Taşdemir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Ocak 2022 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net