24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
BUGÜN ORUÇ MUSUNUZ?
19 Aralık 2010 Pazar Bu yazı 9305 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı, hicri senenin ilk ayı olmaya layık görülen mübarek bir aydır. Ayrıca tarih boyunca peygamberlerle ilgili birçok kurtuluş mucizelerinin bu ay içinde yaşanmasından dolayı muharrem ayı, tüm dinlerde de kutsal ay olarak kabul edilmiştir.

Buna bağlı olarak Hz. Âdem’in tövbesinin kabulü, Hz. İbrahim'in Nemrut'un ateşinden kurtulması, Hz. Yakub'un gözleri açılıp oğlu Yusuf'a kavuşması, Hz. Eyyub'un hastalığından şifa bulması, Hz. Musa'nın Kızıldeniz'den geçerek Firavun'un zulmünden kurtulması. Gibi nice kurtuluş mucizeleri muharrem ayında ve aşure gününde meydana gelmiştir. Hz. Nuh'un gemisi de yine bu ayda tufan sularından kurtularak Cudi Dağı'nda karaya oturmuştur. Bu kurtuluşun şükrü olması için geminin ambarında kalan tahılları karaya çıkarıp özel bir tatlı yapan gemi yolcuları, böylece günümüze kadar gelen aşure tatlısını da başlatmış kabul edilmişlerdir.

Bu tarihî olayı her yıl muharremde bir daha hatırlamak niyetiyle benzeri tatlılar yapanlar, eş dost, konu komşu ile paylaşarak yeniden bir kaynaşma ve hediyeleşme vesilesi meydana getirmekteler. Böylece tarihte yaşanmış tufan hadisesi ve karaya çıkarak kurtuluş nimetinin şükrü, bir daha zihinlerde canlandırılarak şükretme mesajı da verilmektedir. Dinî bir mecburiyeti olmadığı halde aşure tatlısı bu özelliğinden dolayı asırlar boyu devam edip gelmektedir.

Ayrıca Efendimiz (sas) Hazretleri Medine'yi teşriflerinde Yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını görünce, 'Bu ne orucudur?' diye sorması üzerine:

- Allah Telala aşure gününde Hz. Musa ile İsrail oğullarını Firavun'un zulmünden kurtarmıştır. Onun için şükür orucu tutmaktayız, cevabını vermeleri üzerine Peygamberimiz, 'Ben Musa'ya sizden daha yakınım.' buyurarak onun tuttuğu orucu tutmuş, tutulmasını da emretmiştir. Ancak ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca, insanları muhayyer bırakan Efendimiz, "İsteyen tutsun, isteyen de tutmasın, bize ait Ramazan orucumuz başladı." buyurmuştur.

Bu sebeple deniyor ki: Aşure gününde oruç tutan sevap alır, tutmayan da günaha girmez. Ancak, aşure gününde oruç tutacak olanlar, önüne yahut da arkasına oruç ekleyerek iki ya da üç oruç tutsalar, öncekileri taklit değil, kendi oruçlarını tatbik etmiş sayılarak daha sevaplısını yapmış olurlar.

İşte bu mübarek olayların olduğu ayda bir günün ardına veya önüne bir gün daha oruç eklemek ve hatta bunu on gün tutmak sevap anlamında ölçüsüz güzelliktedir.

Ne kadar mazeret olur bilmiyorum ama müthiş grip olduğumdan ve ardından ilaç tedavisi gördüğümden bu muharrem oruç tutamadım. Yok, kesinlikle eşimin “sigara içmeseydin tutardın sigaraya dayanamıyorsun” suçlaması doğru değil. Çocuklara eşlik edemedim. Ama biliyor ve inanıyorum bu oruçlar rabbimize yakınlık ve itaat anlamında çok önemli.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net