26 Mayıs 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Balışeyh, Badem ve Ceviz'de Gözde Olacak
Balışeyh, Badem ve Ceviz'de Gözde Olacak
Kırıkkale'de firari 2 hükümlü yakalandı
Kırıkkale'de firari 2 hükümlü yakalandı
Ersan, Derece Kazanan Öğrencilerle Buluştu
Ersan, Derece Kazanan Öğrencilerle Buluştu
Kırıkkale'yi Gururlandırdılar
Kırıkkale'yi Gururlandırdılar
  YAZARLARIMIZ
DÜNYA YENİDEN KURULUYOR, TÜRKİYE NAS TARTIŞIYOR
03 Ocak 2022 Pazartesi Bu yazı 5853 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İki büyük savaştan yanmış, yıkılmış olarak çıkan dünya ülkeleri Amerika’nın Marshall yardımıyla dağıttığı gıda, traktör, tarım makine ürünleri sonucu kısa sürede sanayi ve teknoloji alanında önemli gelişmeler sağlayıp üretimlerini ve zenginliklerini artırmışlardır. Ülkemizin tarım alanında gelişmesinin en önemli sebebi de budur.

      2. dünya savaşında Amerika’nın Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombası yüzünden Japonya’da milyonlarca insan ölmüş, ancak Japonya acısını unutmamış, büyük dersler almıştır. Ölçmüş, biçmiş sonunda dünyanın süper gücü Amerika’nın teknolojisinden, biliminden, aklından faydalanmanın tek çözüm olduğuna inanarak düşmanı Amerika’nın kapısına dayanmış, “biz hatalıydık, kabul ediyoruz, bizi kalkındır, gelişmemizi sağla, bize süper güç olabilecek teknolojiyi, bilgiyi, aklı öğret” demiştir. Eğitim için ABD’ye gönderdiği zeki öğrencileri ve Amerika’dan gönderilen yüzlerce bilim adamının öğrettiği yöntemler, metotlar sonucu Japonya dünyanın üçüncü büyük ekonomisine ulaşmış, halkının refah seviyesi yükselmiştir.

      Güney Kore, 1950 yılında tarihinin en büyük savaşını yaşamış, çok büyük kayıplar vermiş, yüzbinlerce insanı ölmüştür. Savaştan ders çıkarmış, tek kurtuluş bilim, teknoloji, nitelikli insan gücü ile kaliteli üretim olduğunu anlayan Kore’de; Japonya gibi Amerika’nın sevk, idare, yönetim ve organizasyon yöntemleri ve üretim tekniklerini, teknolojisini, deneyim, birikimlerini alıp eğitim, bilim, teknoloji, üretim alanlarında yüzlerce metotlar, yöntemler geliştirerek kısa sürede kişi başı gelirini artırıp, sanayi, teknoloji vb. her alanda yüzlerce değerler, markalar üretip dünyanın önemli üretim üstü haline gelmiştir..

      Halkı açlık ve yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren Çin içinde bulunduğu zor şartları: “Birileri size sürekli olarak dinden imandan bahsediyorsa ya canınıza ya da malınıza kastı vardır, dünyada en büyük tehlike dinle zehirlenmektir, aldatılmaktır. Pratik teoriden üstündür, kurtuluş karıncalar gibi çalışmak ve üretmektedir” felsefesini halkının zihnine yerleştiren Mao Zedong sayesinde ülkenin on binlerce yıllık sistemi, rejimi yenilenip süper kalkınmanın temelleri atılmıştır. Mao’nun çılgın düşüncesini Cüce Deng daha da ileri götürerek Amerika kapitalist serbest piyasa üretim sistemini ülkesine uygulamıştır. İleri ekonomiler durağanlaşırken, bazı ekonomiler gerilerken, iflas ederken elli yıldır Çin ekonomisi dünyanın en hızlı kalkınan, büyüyen ülkesi haline gelmiş, kişi başı milli gelir30 dolardan 344 dolara yükselerek bugün dünyanın üretim merkezi olmuştur.

      Dünün kızıl komünisti diye aşağılanan, tehlikeli sayılan Çin’in üretim metodu ülkemiz başta olmak üzere birçok ülke tarafından kalkınma modeli olarak örnek alınmış, uygulamaya konulmuş, küresel olarak girilen ekonomik buhran ve bunalımdan bu yolla kurtulma yolları aranmıştır.

      Yukarıda bahsedilen ülkeler tarihten, geçmişten, yenilgilerden, acılardan büyük dersler çıkarıp anlamsız tartışmaları bırakıp tedbirler alıp, sadece kalkınma ve üretime odaklanıp yeni modeller, yöntemler uygulayıp yoksulluktan kurtulup, halkının refahını artırmışlar, en üst sıralarda süper gelişmiş güce ulaşmışlardır.

      Tercüman gazetesi; ülkemize eğitim, kültür alanında binlerce katkı sağlayıp, 60 yıldır “Her sabah taze bir başlangıçtır, her sabah dünya yeniden kurulur” sloganı ile ülkemiz insanına dünyanın her sabah yeniden kurulduğunu, insanın, sistemin, yapının, ülkenin buna göre yenilenmesini, yapılanmasını gözlerimize sokarcasına yazıp, uyarmasını kimse dikkate almamıştır.

      14’üncü yüzyılda çağının öncü fikirlerini üreten ,her zaman bilinenden ötesini düşünen İslam dünyasının önemli sosyal bilimci ve düşünürü İbni Haldun’un: “Genel manada zenginliğin kaynağı üretimdir, emektir ama kişisel manada zenginliğin kaynağı toplumsal organizasyondur. Toplumlar üretim araçlarını geliştirir, üretimde organize olur ve ihtisaslaşmaya giderse, daha fazla artı ürün elde ederek medeniyette ve zenginlikte ilerler. İnsanların gelirlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşıladıkları kısmı rızıktır, bunu aşan kısmı artı üründür. Artı ürün medeniyetin başlangıcıdır.” Sözü önemsenmemiş,

Yüce Allah’ın: "İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır. (Necm, 53/39)” ayet hükmü bazı sahte din tüccarlarınca ‘rızkı Allah verir’ tarzında gerçek anlamından saptırılarak anlatılmıştır.

Ülkemiz insanıne Tercüman gazetesinin sloganını ne İbni Haldun’un sözlerini ne Kur’an ayetlerinin gerçek anlamını öğrenmemiş, sormamış, sorgulamamış, aklını, zekasını,  düşünmesini, gelişmesini artırmak için çaba sarf etmemiş, mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın “Ayakta işeyenin rızkı kesilir” gibi saçma sapan sözlerini kendine rehber edinip yüz yıllardır tartışır hale gelmiş, bu yüzden de ülkemiz çağdaş, refah ülkesi seviyesine ulaşamamıştır.

2021 yılı sonunda a’dan z’ye ekonomisinden, yönetimine, sevk ve idaresine, üretim tekniklerinden, duygu ve düşünceye kadar bugün dünya yeniden kurulurken ülkemiz hala 1400 yıl önceki Nas’ları tartışmaktadır. Oysa dün olduğu gibi bugünde İslam dünyası ırk, mezhep, tarikat, cemaat, çekişmesi nedeniyle birbirini öldürmekte, orta çağ Avrupa’sında olduğu gibi dinler ve mezhepler savaşı yaşamaktadır. Irak, Suriye, Yemen, Afganistan, Sudan, Libya vb. ülkelerin durumu bunun açık göstergesidir. İslam ülkeleri bir bir parçalanmış, sorunlarını halledemeyen, bunalımları hiç bitmeyen kargaşadan ibaret yok olmanın ve uçurumun başında varlığını sürdürür hale gelmişlerdir. 

      Türkiye; kontrolsüz artan nüfus, mülteci sorunu, yüksek işsizlik, istihdam, gelir dağılımı adaletsizliği, hukuk, demokrasi, insan hakları, yolsuzluk, güvenlik, kamu israfı, eğitim, tarım, üretim, finans, kalkınma gibi kronikleşmiş yüzlerce sorununu halledemeden dünya standartları üzerinde bir yapıya kavuşamaz, sorunlarını çözemez, bir adım ileri gidemez. Dünyaca genel kabul görmüş akla, mantığa, çağın ve ekonominin gidişatına uygun politikalar izleyerek yediden yetmişe her kademedeki Türk vatandaşı karıncalar gibi çalışıp devler gibi eserler vermeliyiz.

Sonuç olarak içinde bulunduğumuz modern digital dünya yeni bir mecraya girmiştir. Bu mecrada Nas’ları değil, çağın ruhuna uyum sağlayacak, süper kalkınmayı inşa edecek hakikati konuşmalıyız.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hidayet DOĞAN
Şadiye ERYILMAZ
Sadettin KARALÖK
İdris KARAKUŞ
Sami GÜLER
Cenk DOĞAN
İlknur TUNEY
Yener KAZAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  26 Mayıs 2022 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net