29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
Bir Şişe Üzüm Suyu
07 Ocak 2022 Cuma Bu yazı 6063 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yıl 1983 Kırşehir öğretmen okulundayım.

Şiir yazıyorum ufak tefek kendimce.

Şehrin yazarlarıyla, şairleriyle sohbetlerimiz oluyor zaman zaman. İçlerinden biri var dikkatimi çekti. Onun sohbeti beni çok etkiliyordu.

Bayağı samimi olduk. Herkes aşık boyacı diyordu.

Güzel şiirleri vardı. Asıl adı Hüseyin Canıtez, 2000in üzerinde şiirinin olduğunu söylerdi.

Valilik bazı şiirlerini kitap haline kitap haline getirip yayınlamış bundan bahsederken gözlerinin içi gülerdi.

Bir gün heyecanlı heyecanlı Aşık Boyacıyı aradım gideceği yerlerde. Ahi Evran Camiye yakın bir parkta buldum. Sohbete başladık elimde bulunan Türk Edebiyatı dergisini uzattım. Boyacı dedim seni yazıyor. Aldı eline dergiyi gözden geçirdi. Hiç bu kadar mutlu görmemiştim Boyacıyı.

Evet boyacı hakkında yazmış olduğum; Türk Halk Edebiyatının Karacaoğlan'dan sonraki son temsilcisi Aşık Boyacı yazım yayınlanmıştı. Yazıyı büyük bir özenle okudu yüzüme baktı ve gülümsedi,bende çok mutlu idim.

Oturduğumuz yerden kalktık koluma girdi yok dedimsede yakındaki pastaneye götürdü. Pastanenin sahibine "Benim en değerli dostum" dedi.

Bir üzüm suyu istedi, üzüm suyu bir şişe geldi bana uzattı.Biliyorum boyacının o son parasıydı.Parası olmadığı için o hiçbir şey içmemişti bana da ne içersin diye sormamıştı.

O günden sonra boyacıya olan saygım ve sevgim bir kat daha artmıştı.

Kış çetin geçiyordu o sene hasta olduğunu duydum yanlış hatırlamıyorsam Özdağ'daki evine gittim. Beni görünce mutlu oldu. Dışarıda şiddetli yağmur yağıyordu, evi çatısız damdı.

Evin damında birikmiş yağmur suları damlalar halinde damlıyordu. Su damlalarının altına kovalar konulmuştu her yer ıslanmasın diye.

Evet Aşık Boyacı yalnız yaşayan bir halk ozanıydı, odasının duvarında sazı asılı duruyordu.

O sene mezun olup Kırşehir'den ayrıldım.

Daha sonra o dam evde boyacının vefat ettiğini duydum. Gerçi şimdi o üzüm suları üretilmiyor ama şişesi aynı gazoz şişesi gibi...

Nerede bir gazoz şişesi görsem Kırşehirli Aşık Boyacı gelir aklıma Namî değer Hüseyin Canıtez.

Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun.

Gerçi gerçek halk ozanlarının sonu aynı değil mi perişanlık.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net