10 Aralık 2018 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Şampiyon babanın şampiyon oğlu
Şampiyon babanın şampiyon oğlu
MHP 3 ismi daha açıkladı
MHP 3 ismi daha açıkladı
Yolcu otobüsünde 5 kilo 250 gram eroin
Yolcu otobüsünde 5 kilo 250 gram eroin
Muhtarlar Bilgilendirildi
Muhtarlar Bilgilendirildi
  YAZARLARIMIZ
YILDIZLARIN IŞIĞINI GÖREMEYEN ÇOCUKLAR
20 Aralık 2010 Pazartesi Bu yazı 11663 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Neden bırakıp gitmek istiyorlar. Yaşamak bu kadar güzel, canlar bu kadar tatlı iken, her şeyi yüzüstü bırakıp gitmek isteyen insanların oranındaki bu ciddi artışın sebebi ne? Yaşanabilecek bütün güzellikler tükenmiş. Söylenecek her şey söylenmiş. Geride kalanların, sevenlerinin duyacakları sonsuz üzüntü bile göz ardı edilmiş. Onları yaşamak için ikna etmeye yeterli olmamış. Hatta belki de amaçları etraflarındaki insanları sonsuza kadar üzmek.

Peki, ama bu insanların yaşama sevincini kim ya da kimler çaldı. Hayat elbette hiç kimse için dikensiz gül bahçesi değil. Ama günümüzde yaşamak bazılarımız için daha bir ağır geliyor herhalde. Görünüşe bakarsanız yaşam kalitemiz artıyor. Eğitim düzeyimiz yükseliyor, sosyal yaşam koşullarımız daha iyiye gidiyor. Gelişen teknolojinin sağladığı konfordan olabildiğince hızlı haberdar olup yararlanıyoruz. Üretim artıyor. Sevdiklerimize ulaşmak bir telefon kadar yakın. Yoksunluk hasret çekmiyoruz. Ama bütün bunlara rağmen yolunda gitmeyen bir şeyler var. Yüzlerdeki o canından bezmiş ifade gittikçe artıyor. Geçmişte tüm imkânsızlıklara rağmen sadece okula gidebiliyor olmak bile bizi mutlu etmek için yeterliyken, biz göremedik onlar görsün diyerek yoksunluğunu çektiğimiz her şeyi başlarından boca ettiğimiz çocuklar, mutsuz, umutsuz, kırılgan. Yoksunluğunu çekmedikleri varlıkların, varlığından dolayı neden hoşnut olmalarının beklendiğini anlamıyorlar. Omuzlarına yüklediğimiz beklentilerimizin, onlar için yapılan fedakârlıkların ağırlığı altında eziliyorlar. Biz giyemedik sen giy. Biz yiyemedik sen ye. Biz okuyamadık sen oku. Biz hayallerimizi gerçekleştiremedik, hatta hayal bile kurmamıza izin vermediler. Bizim hayallerimizi gerçekleştir. Oku adam ol. Doktor ol, hâkim ol, mimar ol. Olunca da acele edip ilk karşına çıkanla evlenme. Evin olsun, araban olsun, evinde her şeyin dört dörtlük olsun. Evleneceğin kişi öncelikle devlet memuru olsun. Boyu boyuna, soyu soyuna uygun, melekler gibide bir kalbi olsun. Süper yetenekleri olsun. Biz onların iyiliğini istiyoruz ya, onların ne istediğinin önemi yok.

Güzellik kavramı bayağılaşmış. Herkes güzel, herkes yakışıklı. Ama buna rağmen hiçte azımsanmayacak bir kesim bir türlü aradığı gibi birini bulamıyor. Hep uzaklardan gelecek, beyaz atlı prens ya da prensesinin yolunu gözlüyor. Yıldızların altında değil internette geziniyorlar. İnternetten dizilerden arta kalan zamanlarda tuvalete gidip yemek yiyorlar. Uzay deyince yıldızları, Samanyolu nu mehtabın güzelliğini değil ucube yeşil yaratıkları anımsıyorlar. Aslında sevgi dolu kalpleri. Vatanseverler ama burunlarının ucundaki güzellikleri görmüyor hep uzak diyarlardaki çok güzel ülkelerin hayalini kuruyorlar. Bayrağı süzgün rüzgârlarda değil bilgisayar ekranında dalgalanırken seviyorlar. Ah başlarını kaldırıp şöyle kendi gerçekleri ile bir yüzleşebilseler pek çok şey kendiliğinden hallolacak ama... Teknolojinin nimetlerinden faydalanırken dünyanın her köşesindeki güzelliklerden çirkinliklerden de bir tıkla haberdar olabiliyorsunuz. Bu durum doğru amaçlar için kullanıldığında elbette çok güzel bir şey. Ancak beynini gereksiz bilgilerle dolduran günümüz insanı yaşamak zorunda olduğu hayatın gerçekleri ile sanal dünya arasındaki uçurumda, kendini kaybediyor.

Şu olayı hatırlatıyor bu durum. ABD nin kuruluş yıllarında, bir gece George Washington son Kızılderili şeflerinden birine şehrin ışıklarını göstererek bak şu şehrin güzelliğine der. Ülkenize medeniyet getirdik gecenin kör karanlığında ışıl ışıl. Evet der, büyük şef. Ama sizin bize getirdiğiniz bu suni ışıklar yüzünden biz gerçek ışık kaynaklarının yıldızların ayın ışığını göremez olduk. Bütün suni ışıklar söndüğünde. Hayatınızdaki gerçek ışık kaynaklarını görebilmeniz dileğiyle.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Şuayip Bütün
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Aralık 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net