04 Ekim 2022 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale Belediyesi, Tam Bana Göre Festival’ine katılacak
Kırıkkale Belediyesi, Tam Bana Göre Festival’ine katılacak
Cam ve Mozaik Kırıkkale Hayat Buluyor
Cam ve Mozaik Kırıkkale Hayat Buluyor
Müzisyenlerimiz,müzik kutusu değillerdir
Müzisyenlerimiz,müzik kutusu değillerdir
Civelek Şampiyona İçin Yardım Bekliyor
Civelek Şampiyona İçin Yardım Bekliyor
  YAZARLARIMIZ
İçerden Gelen
21 Ocak 2022 Cuma Bu yazı 7058 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Karanlığın en ıssız lâhzasında yola çıkmıştı sakalı beyazlamış kişi. Nereye diye sordu arkasından yetişen beyaz saçlı adam, "Kendimden kaçmaya" demişti yola revan olan.

Bazen insan kendinden bile kaçmak isterken, bu kadar hızlı bir dünyada, nasıl yalnız kalabilir ki? Her taraftan uyarıcılar telefon, bilgisayar, televizyon... Sokaklar gürültü yeri. Bir türlü dingin, asude olamıyor insanoğlu. En önemlisi ise kendisini dinlemesi lazımken, nedense hep bir başkasını dinlemeyi tercih ediyor. Hep bir başkasının derdine çare olmaya çalışıyor, ya kendisine?

Bu kadar karmaşanın, hızlılığın olduğu bir dünyada içsel sesin bir şey dediğini ancak sakin ve sessiz bir ortamda duyabiliriz. İçimde ki ses bana ne diyor, hiç kulak verdik mi? Acaba duysak içimizde ki sesi, hayatımızda ne değişir ki? Gerçekten duymak istiyor muyuz? Kulak verdiğimiz zaman, o sesi hayatımıza tatbik edebilir miyiz? Yoksa korkuyor muyuz, değişiriz diye. Peki, sürekli aynı meyyal üzere mi olur hayatımız? Bir çizgi üzerine devamlı aynı yol aynı güzergâh. İnişler, çıkışlar, varlar, yoklar... Hz. Mevlana Fihi Ma Fih de bir hikâyesinde der ki "Medresede hoca ders verirken eğilimli bir duvar yıkılır. Hoca belirli bir süre gülümser. Öğrenciler hocanın duvar yıkılmasında ki  gülümsemesin amacını anlayamayınca hoca" Duvar meyyali üzere olduğu yöne yıkıldı, biz de meyyalimiz yönünde yıkılırız inşallah" der.

Aslında hayat bir varmış, bir yokmuş masalı gibi. Bugün olanlar bir an yanımızdan göçüp gidiyorlar. Bu kadar hızlı bir yaşam literatürünün hayatımız da olması, hem bedensel hem zihinsel yorgunluğa sebep olacağı aşikâr olduğu halde, hayatı hazmede hazmede yaşamak daha eftal diye düşünüyorum naçizane.

Kırda açan bir çiçeğin kokusunun yüreğimize verdiği zevkin, sonbahar da düşen bir yaprağın ömrümüze kıyasla bizimde bir gün gideceğimizin, yağan bembeyaz bir kâr tanesinin nasıl ki gökyüzünde ki süzülüşün gözlerimize verdiği revnaklığını tefekkür edemiyorsak, biraz düşünmemiz lazım.

Geri döndü beyaz sakallı kişi, dönerken bir beyit vardı dilinde Şeyh Gâlib'ten "Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde ekvân olan âdemsin sen/Kendine dikkatlice bir bak; sen âlemin özüsün. Sen varlıkların gözbebeği olan insansın.”

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Emre  -  21-01-2022 - 17:52
Yorumuna sağlık..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Şadiye ERYILMAZ
Sami GÜLER
Hidayet DOĞAN
Ömer ŞENGÜL
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  03 Ekim 2022 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net