16 Aralık 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
MİLLİ ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF
25 Aralık 2010 Cumartesi Bu yazı 9489 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Milli Mücadele, Türklüğü Tarih sahnesinden silmeye yönelik tasarlanan Sevr Paylaşımının imzalandığı dönemde, Türk Milleti İç Anadolu'ya sıkıştırılmış iken milletinin varlığını ve bağımsızlığını koruma savaşıdır.

Böyle bir ortamda milli şairimiz, Mehmet Akif Ersoy: Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. diyerek milletin coşku ve ümit kaynağı olmuştur.

Mehmet Akif, 1873 yılında İstanbul’da doğmuştur. Baytar mektebini birincilikle bitiren, Arapça, Farsça ve Fransızca bilen Akif, 1893’ten 1913’e kadar memurluk yapmıştır. Türk tarihinin en sıkıntılı dönemleri olan Çöken bir imparatorluk, Birinci Dünya Savaşı, İstiklal Harbi gibi birçok önemli olayı yaşamış olan Akif’in duygu ve düşünceleri de böyle bir ortamda gelişmiştir. Manzumeleri Safahat adlı kitapta toplanmıştır. Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hâtıralar, Âsım, Gölgeler gibi yedi bölümden oluşmuştur.

Milli Mücadele’de İstanbul’dan deniz yoluyla İnebolu’ya çıktı. Oradan Ankara’ya hareket etti. Konya isyanı üzerine Konya’ya gidip, ayaklanmanın bastırılmasında mühim rol oynadı. Sonra tekrar Ankara’ya döndü. Ankara’dan Kastamonu’ya giderek Nasrullah Câmiinde verdiği vaazlar neşredilerek memleketin her tarafına dağıtıldı. Sonra Ankara’ya döndü.

Kurtuluş Savaşı sırasında, Büyük Millet Meclisi’ne Burdur Milletvekili olarak giren Akif, Kahraman Ordumuza ithaf ettiği İstiklal Marşı’nı 17 Şubat 1921’de yazmıştır. Mehmet Akif Ersoy, tüm yazılarında ve şiirlerinde kahramanlık, ümit ve kurtarıcılığı dile getirmiştir.

Milli şairimiz 1926 yılından itibaren Mısır Üniversitelerinde Türkçe dersleri vermiştir. Mısır’da bulunduğu yıllarda Kuran-ı Kerim’in tercümesi ve tefsiri üzerinde çalışmıştır. Bu tefsir çalışmalarının bir kısmı yakın dostlarının ricası üzerine Türkiye’de yayınlanmıştır. Ancak Akif Kur’an tefsiri çalışmalarının yayınlanmasını istemediği gibi bir süre sonra da elindeki çalışmaları, sebebi anlaşılmayan bir nedenle yakmıştır.

1936'da yurda dönmüş, beş ay kadar daha yaşadıktan sonra 27 Aralık 1936'da 63 yaşında hayata veda etmiştir.

Akif, hem alim, hem şair, hem hoca, hem devlet memuru, hem arif, hem gazeteci, hem milletvekili, en önemlisi bilinçli, uyanık bir Türk aydınıdır.

Bugünkü neslin Mehmet Akif’ten öğreneceği çok şey var. Akif İstiklal harbi yıllarında Milli Marşımızı, Çanakkale savaşı yıllarında ise destansı ‘Çanakkale Şehitlerine’yi yazmıştır.

Eskilerin ‘adam gibi adam’ dediği Akif, özellikle milli mücadele döneminde dışarıdan ve içerden gelen bütün tehlikelerin farkına varmış, milletini anında uyarmış bir ufuk adamdır.

Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır. Dizeleri ile genç kuşaklara yol haritalarını çizen Akif’in eserlerinde kendini bulacak, yeniden derlenip toparlanacak, kendinin, değerlerinin, tarihinin, kültürünün, dininin, dilinin farkına varacaktır.

Türk milletinin bilinç tazelemeye, Akif’le titreyerek kendine dönmeye ihtiyacı vardır.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

dizeleriyle Türk'ün bağımsızlıkçı karakterini dile getiren Mehmet Akif'i vefatının 74. yılında saygı ile anıyor. Allah’tan rahmet diliyor, aziz ruhuna fatihalar ve yasinler gönderiyorum.

Ruhu şad olsun…..

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
m.varlıoğlu  -  27.12.2010 - 14:11
milli şairimiz mehmet akif sözlerini yazdığı bu anlamlı marşımızın arkasından allah bir daha bu millete milli marş yazdıracak duruma düşürmesin diyerek dua etmiş kendisine ödül olarak verilen parayıda almayarak bu marşı büyük türk milletine armağan etmişti. o günden buyana gururla okuduğumuz bu şiirden dolayı az daha almanlara telif ödeyecek duruma gelecektik. nedeni türkiye cumhuriyeti yöneticilerinin bu marşın telif hakkını kamulaştırmamaları ne gülünç bir olay değilmi...inşallah akifin kemikleri sızlamamıştır.
M.MEMİŞ  -  27.12.2010 - 12:34
Kaleminize sağlık hocam Değerli büyüğümüzü güzel anlatmışsınız ancak vatanı için bütün bu hizmetleri yapmış bir zad hayatının son anlarını yapayalnız ve sefalet içinde geçirmiştir Devlet kendisine sahip çıkmamış hatta Cenazesine resmi bir katılım olmamış ancak tesadüfen Beyazıt Meydanında naşına rastlayan büyük bir üniversiteli genç topluluk katılmıştır cenaze namazına. Mezarı iki yıl sonra, üniversiteli gençler tarafından yaptırılmış; 1960’ta yol inşaatı nedeniyle kabri Edirnekapı Şehitliği'ne nakledilmiştir. Mezarlıkta Süleyman Nazif ve arkadaşı Ahmet Naim Bey'in arasında yatmaktadır. Yolu düşen bu ülkenin her ferdi kabri başında ruhuna bir Fatihayı çok görmesin. O ki; Hasta yatağında bilinçsizce yatarken ziyaretine gelen insaların konuşmalarını duyarak o halde bile belkide son nefeslerinde " Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etmesin..." diyecebilecek kadar vatan sevdalısı bir insandır. Ruhun Şad Olsun Mekanın Cennet Olsun Milli Şairimiz...
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Aralık 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net