29 Haziran 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Dışa Bağımlılığı Ortadan Kaldıracak
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Meslek lisesinde ekmek üretimi başladı
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Başkanım Mahallemde, Başkana Soruyorum
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
Türkiye Şampiyonu Sporculardan İl Müdürüne Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
Milli Mücadele’nin Gerçek Din Adamı
10 Mart 2022 Perşembe Bu yazı 29702 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Mehmet Rıfat Efendi 1860-1941

 

Mehmet Rıfat Efendi, 1860'da Ankara'da doğmuştur. Babası Börekçizadelerden Ali Kazım Efendi'dir. Mehmet Rıfat Efendi, ilk ve orta  öğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra yüksek öğrenimi için İstanbul'a gitmiştir. Burada Beyazıt Medresesi müderrislerinden Atıf Efendi'nin tedrisine devam edip dini yüksek ilimleri ve alet ilimleri tahsil ederek diploma almaya hak kazanmıştır. (1)

 

İlk memuriyetine Ankara Fazliye Medresesinde öğretim üyesi olarak başlayan Mehmet Rıfat Efendi, 10 Ekim 1898'de Ankara İstinaf Mahkemesi azalığına getirildi. 25 Kasım 1908 tarihinde de Ankara Müftüsü oldu.

 

İşgal düşman güçlerine karşı, hep ön saflarda yer aldı. 23 Nisan 1920’de toplanan TBMM’sine, Muğla mebusu olarak girdi. 27 Ekim 1920’de istifa edip müftülük görevine döndü. 4 Nisan 1924’de kurulan Diyanet İşleri Başkanlığına getirildi. Soyadı kanunda Börekçi soyadını aldı. 5 Mart 1941 yılında vefat etti.

 

Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Kuruluşu ve Milli Mücadelede  M. Rıfat Efendi

 

Müftü Mehmet Rıfat Efendi, 27 Aralık 1919 tarihinde Mustafa Kemal  Paşa’nın Ankara’ya gelişinde, karşılayan heyetin başında idi. 700 kişilik piyade, 3000 kişilik atlı Seymen Heyeti karşılamış, bunu Mehmet Rıfat Efendi hazırlamıştı. Milli mücadelenin başarıyla sonuçlanmasında çok büyük katkısı oldu. “Vatansız hürriyet, hürriyetsiz din olmaz” diyordu.(2)

 

Ankara'da da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulması cihetine gidildi. 29 Ekim 1919 tarihinde yapılan seçim sonunda söz konusu cemiyet; Müftü M. Rıfat Efendi'nin başkanlığında kuruldu.

 

M. Rıfat Efendi'nin Milli Mücadele için yaptığı mali yardımlar, sadece belirtilenlerden ibaret değildir. Mesela, Onun başkanı bulunduğu Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin TBMM hizmet binası için harcadığı miktar, 5068 (beşbin altmışsekiz) liradır.) Bu para tarihlerdeki değerine göre hiç de azımsanmayacak miktardır. Ali Fuat Paşa'nın da teyid ettiği gibi bu paranın büyük bir kısmını Müftü Efendi; şahsi gayret ve çabasıyla halktan toplamıştır. Buna, M. Rıfat Efendi'nin Keskin Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti idaresine gönderdiği ve aslı Bayram Sakallı'da mahfuz olan 1.4.1336 (1920) tarihli telgrafı güzel bir örnektir. Bu telgrafla yardım olarak Keskin halkından 100 (Yüz) lira istenmektedir.  (3)

 

Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Sivas’tan Ankara’ya intikal etmişti. Ülke yokluk ve sefalet çekiyordu. O zamanki ölçülere göre paraları 48 kuruştan ibaretti. Bu çaresiz durum içindeyken ummadıkları bir misafir gelir. Bu kişi Ankara müftüsü Börekçizade Rıfat efendi’dir. İlk önce Mustafa Kemal Paşa’yı ziyaret etmiştir. Ondan sonra Müdafa-i hukuk Cemiyeti’nin idari işlerine bakan Mazhar Müfit bey’in yanına gelir.

 

Para yardımına ait ayrıntıyı  Mazhar Müfit Kansu şöyle anlatır:

" ... içeriye giren zat Müftü Efendi'nin geldiğini söyledi. Eyvah. şimdi Müftü Efendi'ye kahve ısmarlamak lazım. Kahve var ama şeker yok ... Ya şekerli kahve içerse ... Çünkü şeker çok pahalı idi ... Kimde para vardı ki? ...

-Paşa'ya haber veriniz dedim.

-Paşa size gönderdi. Paşa ile görüştüler.

-Peki buyursunlar.

Müftü Efendi : (Diyanet İşleri Reisi iken vefat eden merhum Rıfat Efendi) odama

girdi. Ortadaki yuvarlak ve küçük masanın kenarında bir iskemleye oturdu.

-Müftü Efendi  zannıma göre kahve içmezsiniz değil mi'?

-Evet içmem.

-Sigara

-Onu da kullanmam.

Halbuki  Müftü  Efendi kahve içerdi. Biz buna meydan vermemek için sualde bulunduk. Müftü Efendi derhal vaziyeti anladı ve "içmem" dedi. (Tebessüm ederek):

-Sizin biraz sıkıntıda olduğunuzu öğrendik. Az da olsa yardımda bulunmayı vazife

bildik ... (diyerek) cüppesinin altından bir torba çıkardı. İçindeki kağıt paraları saymaya hazırlanıyordu.

-Müftü Efendi teşekkür ederiz. Evvela Paşa ile bu hususta görüşseniz iyi olur dedim.

(-Görüştüm. Kasa Mazhar Müfit Bey'dedir. Ona veriniz, dedi.

-Müftü Efendi ... nihayet tamam bin lira saydı. Ben de ... paraları aldım ve kasaya koydum."

 

Müftü M. Rıfat Efendi, kendisi ile eşi Samiye Hanım için ayırdığı "cenaze parasını" bir torba içinde Mustafa Kemal Paşa'yı ziyaret ederek ayağının yanına bırakmıştır. Yine Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Ankara'ya geldiklerinin ilk haftasında Müftü M. Rıfat Efendi'nin önderliğinde Ankaralıların aralarında kırkaltıbin beşyüz, liralık yardım topladıkları bilinmektedir.

 

Milli Mücadeleye Destek Veren Fetva

 Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına, mili mücadele önderlerine karşı çıkarılan ölüm fetvasına karşılık, milli mücadele’ye destek veren Ankara Müftüsü Mehmet Rıfat Efendi ve 153 müftü ile birlikte, Anadolu’da başlayan mili mücadeleye destek verici Ankara fetvasını yayınladılar. Bu fetvanın metni de şu şekildedir:

 “1- Dünyanın nizamının sebebi olan İslam Halifesi Hazretlerinin halifelik makamı ve saltanat yeri olan İstanbul, müminlerin Emirinin (Padişahın) varlığının sebebine aykırı olarak, İslamların düşmanı olan düşman devletler tarafından fiilen işgal edilerek, İslam askerleri silahlarından uzaklaştırılıp, bazıları haksız olarak şehit edilmiş, Halifelik merkezini koruyan bütün istihkamlar, kaleler, savaş aletleri zapt edilmiş ve resmi işleri yürüten ve İslam ordusunu donatmakla görevli Bab-ı Aliye (Başbakanlık) ve Harbiye Nezaretine el konulmuştur. Bu suretle halife, milletin gerçek menfaatleri uğrunda tedbir almaktan men edilmiştir. Örfi idare edilip harp divanları kurulmuş, İngiliz kanunları uygulanarak kararlar verilmek suretiyle halifenin yargı hakkına müdahale edilmiştir. Yine halifenin rızası olmadığı halde, Osmanlı toprakları olan İzmir, Adana, Maraş, Antep ve Urfa taraflarına düşmanlar tarafından tecavüz edilerek oradakileri, Müslüman olamayan uyruklarla el ele vererek İslamları toptan yok etmeye, mallarını yağmalamaya ve kadınlarına tecavüze, Müslüman halkın bütün kutsal inançlarına hakarete kalkışmışlardır. Anlatılan şekilde hakarete ve esirliğe uğrayan halifelerini kurtarmak için, ellerinden geleni yapmaları bütün Müslümanlara farz olur mu? Cevap: Hakikati Allah en iyi bilir ki, olur.

2- Bu suretle, Halifeliğin meşru hakkını elinden alanlardan kurtarmak ve fiilen saldırıya uğrayan vatan topraklarını düşmandan temizlemek için uğraşan ve çalışan İslam halkı şeriatça Allah yolundan ayrılmış olurlar mı? Cevap: Hakikati Allah en iyi bilir ki, olmazlar.

3- Halifeliğin gasbedilen haklarını geri almak için düşmanlara karşı açılan mücadelede ölenler ‘Şehit’ kalanlar ‘Gazi’ olurlar mı? Cevap: Hakikati Allah en iyi bilir ki, olurlar.

4- Bu suretle din uğrunda savaşan ve görevini yapan halka karşı düşman tarafını iltizam ederek İslam arsında silah kullananlar ve adam öldürenler şeriat bakımından en büyük günahı işlemiş ve fesatçılık işlemiş olurlar mı? Cevap: Hakikati Allah en iyi bilir ki, olurlar.

 5- Bu suretle aslında istemediği halde düşman devletlerinin zoru ve kandırması ile olaylara ve gerçeğe uymayarak çıkarılan fetvalar Müslümanlar için şeriatça dinlenir mi ve ona uyulur mu? Cevap: Hakikati Allah en iyi bilir ki, uyulmaz. Ankara Müftüsü Rıfat Efendi (Börekçi)”

 Bu fetva, 16 Nisan 1920 de Heyet-i Temsiliye Heyetince Anadolu’ya gönderilerek bütün müftülüklere tebliğ edildi ve Padişah fetvasının esaret altında hazırlanan fetvanın geçersiz olduğu belirtildi ve herkese anlatıldı. İnsanların milli mücadele saflarına katılmaları istenildi. 19-22 Nisan 1920’de ise fetva, milli mücadele yanlısı Öğüt, İrade-i Milliye ve Açıksöz gibi gazetelerde yayınlandı.

 

Ölene Kadar Diyanet İşleri Başkanı Oluyor

Memuriyet için yaş sınırını (65 yaş) aşmasına rağmen, yetenek ve uzmanlığından bir süre daha yararlanılmak üzere, Bakanlar Kurulunun 22 Ekim 1930 tarih ve 10112 sayılı kararnamesiyle görevine devamı kabul edildi. Bu şekilde ölümüne kadar Diyanet İşleri Başkanlığı görevini sürdürdü. 5 Mart 1941’de Ankara’da vefat etti. Evli olup beş çocuk babasıydı. Oğulları Raşit Börekçi 7. ve 8., Fuat Börekçi 11. ve 12.. dönem Ankara Milletvekili olarak TBMM’de görev yapmışlardır.

Rıfat Börekçi ile Atatürk’ün İlişkileri

 Ayrıca Mustafa Kemal Paşa bazen önemli kararlar arifesinde köşkten gizlice çıkıp yanına gelerek fikirlerini öğrenmek üzere kendisini ziyaret ettiğini belirtirken, dini konularda da Atatürk’e fikir babalığı yaptığını anlıyoruz. Mehmet Rıfat Efendi’ye Diyanet İşleri Reisliği döneminde her bayram bin iki yüz liralık çek göndermesi, özel otomobil tahsis etmesi ve yaverini sürekli Mehmet Rıfat Efendi’ye göndererek hal, hatır sormasının aralarındaki ilişkinin sıcaklığını en iyi şekilde anlatmaktadır. Daha önemlisi Mehmet Rıfat Efendi’nin, idam edilme ihtimaline rağmen, karşı fetvâ vererek millet ve vatan için başını ortaya koyacak kadar Atatürk’le samimi ilişkileri vardır. Atatürk, Cumhurbaşkanlığı döneminde Diyanet İşleri Reisliği’ne, onun Reisi Mehmet Rıfat Börekçi’ye, âzalarına çok önem verirdi. Bayram günlerinde Diyanet Reisini ve azalarını dördüncü sırada kutlamalara kabul ederdi.(4)

 

  KAYNAK

 (1)Bayram Sakallı, Ankara ve Çevresinde Milli Hareketler, Ankara I 988, s. 63-64.

(2)Necdet Bayraktaroğlu,  Milli Mücadelede Yayınlanan Padişah Fetvası ve Ona Karşı Verilen Anadolu Fetvası, İdarecinin Sesi Eylül/Ekim

 (3) Ali Sarıkoyuncu, Mehmet  Rıfat Efendi Börekçi’ nin Milli Mücadeledeki Hizmetleri, Diyanet İlim Dergi, Ocak, Şubat, Mart 1995, Cilt: 31 • Sayı: 1

 (4)Mazhar Müfit  Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber, C.II, s.508.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kamil ÖCAL
Yener KAZAN
Sami GÜLER
Şadiye ERYILMAZ
Müfit ASLAN
Ahmet ULUSOY
Dede BULUT
Hidayet DOĞAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  28 Haziran 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net