22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
Yaşam’dan Yoğun Bakım Ücretsiz
  YAZARLARIMIZ
DİZİ DİZİ OYUN
05 Ocak 2011 Çarşamba Bu yazı 8948 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Çağımızın en önemli propaganda aracı olan sinema geniş kitlelere ulaşması ve mesajını insanları rahatsız etmeden bilakis mutlu ederek verdiği için çok etkilidir.

Bugün Sinema dünyasını, basını ve televizyonları ele geçiren Marksist, Leninist yada onların kalıntıları kuşakların Tv dizilerinde arka arkaya ülkücüleri kötü göstermeleri artık otomatiğe bağlandı.

Çemberimde gül Oya
Hatırla Sevgili
Bu Kalp Seni Unutur mu?
Öyle Bir Geçer Zaman ki

Siyasi içerikli filmlerde özellikle dönem filmlerinde, Ülkücüler kötü, kaba saba, cahil, çirkin giyinen, çirkin insanlar olarak gösterilip özellikle Amerikancı olmakla suçlanmaktadırlar. Elini daima kana bulayan ülkücüdür. Kaba kuvvet kullanan hep o’dur.

Dizi filmlerde ki solcu esas oğlan ise yakışıklı, kültürlü, vatansever, tertemiz yüzlü aile çocuklarıdır. Aynen Battal Gazi filmlerinde olduğu gibi en yakışıklı, en iyi kılıç kullanan, en iyi hoplayan en iyi zıplayan, bütün Bizans kadınları ona aşık olduğu gibi bütün solcularda bu haldedir.

Oysa ki kendileri ile çelişkiye düşen veya ruh hallerini bu filmlere yansıtan senaristler şunu atlıyorlar mı? İsteyerek mi? Yapıyorlar. Bilemiyorum.

Solcu esas oğlan aynı zamanda ya arkadaşının karısını ayartır. Ya evli kadınlarla aşk yaşar. Veya en son Öyle bir Zaman Geçer ki ‘de gördüğümüz gibi kendisi evlidir. Genç bir kızla ilişkiye girer. Karısını aldatır. Sözde özgürlük savaşçısı namuslu solcu gençlerin aldatma ve kandırma üzerine bir hayatları vardır anlayacağınız.

Tabiî ki herkes kendi görüşü ve ideolojisi için çalışacak. Bu konuda solcuları hamaset yaparak suçlamak yerine kendini sağcı diye ülkücü diye tanımlayan insanlara bir bakmak lazım. İçlerinde senarist, yönetmen, oyuncu yapımcı çıkaramayan bir camianın kendini geniş kitlelere nasıl anlatabilir ki. Varsa böyle kadrolar neden film, dizi, yapmıyorlar, Roman yazmıyorlar?

Burada izleyiciye büyük iş düşmektedir. Bu tür dizilerden rahatsızlık duyuyorlarsa öncelikle seyretmeyerek tepkilerini göstermelidirler. Arkasından yapımcı şirketi özellikle yayınlayan televizyona şikayet ve protestolarını demokratik yollardan bildirmelidirler. Tepkilerini ortaya koyacaklar ki tv’ler bu tür yanlı dizi ve filmleri yayınlamayacak veya karşı görüşü de göstermek zorunda kalsınlar. Ama bu tür dizileri hepimiz seyrederek reytinglere katkıda bulunur isek şikayet etme hakkımızda olmaz diye düşünüyorum.

12 Eylül darbesinin özellikle mağduru olan ülkücüler binlerce şehit vermiş, darbeden önce sempatik gösterilen solcu, komünistler tarafından silahla bomba ile işkenceleri ile can vermiş, baba dediği devlet tarafından mağduriyete uğramıştır.

Seksen öncesi dinini milletini, vatanını Rus emperyalizminin baskısından korumak amacıyla hareket eden Ülkücüler sayesinde camilerde namazlarını kılabilenler, söğüt gölgesinde top oynayanların haksız saldırı ve iftiralarına uğradıktan sonra, bugün bu milletin maneviyatına düşman olanların saldırısına uğraması gayet doğaldır.

Günümüzde ise Ülkücüleri himaye edecek, onları gelecek kuşaklara doğru bir şekilde anlatabilecek yayın organı olmaması işlerini zorlaştırmaktadır.

İnsanlar olayları kendi penceresinden veya kendi yaşadıklarını anlatabilir. Ama Türk Milleti, öncelikle yapılan özellikle dönem filmlerinin vicdan ve adalet duygularından yoksun olmamasını dilemektedir. Karşı tarafa adil davranarak, olayları sadece olduğu gibi göstermek hem insani hem vicdani görevimizdir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Profesör  -  09.01.2011 - 13:49
Ben solcu falan değilim fakat şu bir gerçek ki dizilerde gösterilen ülkücü tipler, gerçekte kendini ülkücü sanan(!) tiplere göre yünmüş yıkanmıştır. Halen daha ülkücü kitlelere (hepsi değil tabiki) bakıldığında kaba saba, kıyafet tipte çok kötü, konuştuğunuz zaman size olan tavrı da berbat ötesidir. Eğer etrafa bakan kör değilse bunu rahatlıkla görür. Bunun yanında solcu olan tipler de kıyafet, tip, konuşma olarak etkileyici olsa da kafa olarak Allah inancı zayıf kişilerdir. Özetle ülkücüler ben kendimi bildim bileli standart ve kendilerini yenilemeyen, ya sev ya terket mantığında devam ediyor. Üstelik vatan millet deyip de ülkeye en büyük kötülükleri yapanlarında temelde kendilerini ülkücü gördüklerini de şaşkınlıkla izliyorum.
Resul Ercan  -  07.01.2011 - 0:20
Şimdilerde polis taşlayan, devlet büyüklerine yumurta atan, yakan-yıkan, karşı gelen, aykırı gençlik tipi oluşturulmaya çalışılmakta, hatta gençliğin bu davranışlarına milletvekileri bizzat giderek destek vermektedirler.Deniz Gezmiş'i şimdilerde kahraman olarak genliğin önüne sunanlar, militan gençlik yetiştirerek ilm ve bilimden koparılmış bir genç Türkiye hedeflerine ulaşma çabalarını sürdürmektedirler. Halbu ki Türk Milletinde hayal ürünü olmayan 2 bin yıllık tarihinde nice kahramanlar vardır ve romanlara konu olmuşlardır. Ama belirttiğiniz gibi o kahramanların karakterinde ihanet ve ahlak dışı hareketler olmadığı için bu senarits ve yönetmenlerin ilgilerini çekmiyor sanırım. Unutmayalım ki yanlış yetiştirilmişbir gençlik, kaybedilmiş bir gelecek olarak karşımıza çıkacaktır.Kaleminize sağlık sayın hocam.
adnan uygun  -  06.01.2011 - 1:07
kalemine sağlık hocam
okuyucu :D  -  05.01.2011 - 22:42
katılıyorum
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net