08 Ağustos 2022 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
4 Ayda Bin 217 Aile Ziyaret Edildi
4 Ayda Bin 217 Aile Ziyaret Edildi
Eski İmam Hayatını Kaybetti
Eski İmam Hayatını Kaybetti
Dünyayı Harekete Geçmeye Çağırıyoruz
Dünyayı Harekete Geçmeye Çağırıyoruz
Çakır Kırıkkalespor'da
Çakır Kırıkkalespor'da
  YAZARLARIMIZ
İBRAHİM ALİYHİSSELAM VE KURBAN
27 Haziran 2022 Pazartesi Bu yazı 3562 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Koyun çobanıydı Harranlı İbrahim (r.a.)

Atalarının mesleğiydi çobanlık ama kutsaldı

Bereketi, alın teri, emeği, helal kazancıydı

Çocukluğundan bu yana hep arayış içinde oldu

Işığı, aydınlığı sever, karanlıktan nefret ederdi

Gerçeği, hakikati hep ışıkta, aydınlıkta aradı

Dört önemli özelliği vardı İbrahim’in

Düşünmek, dinlemek, izlemek ve anlamak

Kendi elleriyle yontarak putlara tapanlara

Onlardan medet umanlara hayretle bakar

Sûkut içinde derin düşüncelere dalardı

Renkleri simsiyahtı putların, en büyüğü de Hubel’di

Yüzlercesi, iç karartan, ürperten, ruhunu sıkan renkteydiler

Aklını putlara ve bunlardan medet uman sapkınlara taktı

“Siz putları tanrı mı ediniyorsunuz? İşitmeyen, görmeyen ve

size hiçbir şey kazandırmayacak olan şeylere niçin tapıyorsunuz? 

Diyerek babası ve kavmiyle tartışmış, onların dinine inanmamıştı

Ona göre kozmos akla uygun ilahi bir düzen içindeydi

Kâinatında bir tek sahibi, sadece bir yaratanı olmalıydı

Kendisine bile faydası olmayan cansız putlar ilah olamazdı

Gece parlayan yıldıza bakıp Rabbimi buldum diye sevindi

Seslendiği yıldız bir cevap vermeden kaybolup gitti

Ben karanlıklara batıp gidenleri sevmem diyerek

Yıldızların ilahi güç olamayacağını anladı

Arayışını sürdürdü, bu defa ayı gördü,  rabbim bu olabilir dedi

Ay da batıp gitti, anladı ki ay da Rabbi olamazdı

Gün ağardı, güneş doğdu, yeryüzü tümden ışığa kavuştu

Bu daha aydınlık, rabbim güneş dedi, o da batıp kayboldu

Anladı ki ne yıldızlar ne ay ne güneş Rabbi olamazdı

Bütün bunlar bir yüce gücün yarattığı şeyler olabilirdi

Nasıl ki güneşe bakamıyor, ama varsa, ısıtıyor, ışıtıyorsa

Kâinatın da görünmeyen mutlaka bir sahibi olmaydı

“Rabbim gönlüme ışık saç, yolumu ve yönümü aydınlık et

bana doğru yolu göster, beni sapkınlardan eyleme” diye yalvardı

Bir baltayla gece yarısı, gizlice bütün putları parçaladı

Baltayı sağlam bıraktığı en büyük putun boynuna astı

Babil Kralı Nemrut anladı, putları neden kırdığını söyledi

İbrahim, boynunda balta asılı büyük putun yaptığını söyledi

“Ama putlar konuşamaz, hareket edemez” dedi Nemrut Kral

“Siz Allah’ı bırakıp size hiçbir faydası olmayan putlara tapıyorsunuz,

Doğrusu ben sizi ve kavminizi açık bir sapıklık içinde görüyorum”

Diyerek boyun eğmediği Nemrut çok kızdı, ateşlere atılmasını emretti

Yeri göğü yaratan İlahi Kudret’in“ Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve

esenlik ol ”emriyle ateş İbrahim’i yakmadı, ona ilişmedi

Hain keler, kertenkele harlı yansın diye üflüyordu odunları

Ve karınca minicik canıyla bir damla su taşıyordu ateş sönmesi için

Cehennem gibi yanıyordu ateş, ancak İbrahim’i yakmadı bir türlü

Babil kavmi, “şeytan bu İbrahim” diyerek korkuyla hep birlikte kaçtı

Ancak Yüce Allah’ın gazabından kurtulamadılar, helak oldu sapkınlar kavmi

*

Ve Tanrı İbrahim’i denedi: “Biricik sevgili oğlun İshak’ı al onu

Moria dağına götür orada Rabbine kurban olarak sun” diye buyurdu

Dehşetle irkildi, korktu, tir tir titredi İbrahim, yüreğindeki Rabbine ait

sözlere inandı ve söz tohuma dönüştü, çiçek oldu, yapraklandı beyninde

İnandığı dava uğruna ruhu tek bir arzuya, tek tanrı inancına kapıldı

İmanın ve aklın atası olmayı en muhteşem şey kabul ediyordu

Sabahın ilk vaktiydi, Sara yağmur gibi boşalan gözyaşlarıyla

oğlu İshak’a sarıldı, doya doya kokladı, bağrına basıp öptü

İbrahim, kendisi için değerli ve dünyevi olan her şeyi terk etti

Merkeplere palan vurdu, heybeyi serdi, üzenginin her ikisini düzeltti

Biricik oğlu İshak’ı yanına aldı ardına bakmadan çadırdan ayrıldı

Bakışları yerdeydi, sessizdi ve derin bir düşünceyle yola koyuldu

Ruhu İshak’ın yaşamını kutsamaya yetecek arzuyla dolmuştu

Üç gün sonra Moria Dağına ulaştı ve yüzüstü yere kapandı

Rabbine dualar etti, canı ciğeri evladını kurban sunmaya razıydı

Tek bir söz etmeden elini İshak’ın alnına koydu

İshak’ın bakışları yumuşaktı, babasının dizlerine kapandı, geleceği için yalvardı

İbrahim’in yüzü değişti, bakışları vahşileşti, İshak’ı boğazından yakaladı

İshak titredi, dehşete kapıldı, babasının bileğini sıktı, yalvardı, nafile…

Bu kez “Ey İbrahim’in Yüce Rabbi bana merhamet et,

Yeryüzünde bir babam yoksa sen benim babam ol!” diye yalvardı

İshak gözlerini kapadı, İbrahim İshak’ın ellerini urganla,

gözlerini mendiliyle bağladı, bıçağı çekip son duasını okudu…

Ve Moria dağı ilahi bir nidayla inledi: İbrahim’in Tanrısı merhamet etti,

“Ey İbrahim sana inandım” diyerek kurban etmek üzere bir koç gönderdi

İbrahim’in dizlerinin feri söndü, olduğu yere yığıldı, sonra koçu kurban kesti

Atalarının toprağından çıktı, yanına bir tek imanını aldı vaat edilmiş

topraklara doğru yürüdü. Ve tanrının seçtiğiydi, Rabbi ondan hoşnuttu

Ceddül Enbiya, (peygamberlerin atası) olarak İbrahim imanıyla dünyada

zürriyetinden olan bütün ırkların kutsanacağı sözünü Yüce Rabbinden aldı

Rab ile Abd arasındaki kulluk ahdini tuttu ve Yüce Rabbi, ona: 'İslâm ol' dedi.

O da: "Ben yüzümü gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim, artık ben asla

Allah'a ortak koşanlardan değilim, Âlemlerin Rabbine teslim oldum” dedi ve:

İbrahim göklerin, yerlerin, tüm melekûtların şahitliğinde aklın, inancın, imanın babası oldu

Anladı ki kendini seven kendine büyüktü, Tanrıyı seven herkesten büyüktü, hiç şüphe etmedi,

inanmıştı, çünkü inanmak kutsaldı, inancı tefekküre sevk edip aklını kullanmak daha kutsaldı.

------------------------------------------

İbrahim peygamber (r.a.) hayatında büyük hikmetler olan, akıl devrimcisidir. O’ Aklıyla gerçek tanrıyı bulan, aklın

ve imanın babası, Nemrut Kralını tartışmada aklıyla alt edendir. Aya, yıldıza tapan ve bunlar adına evlatlarını kurban kesen Paganistler ve Sabilere çocuklarını kurban kesme geleneğinin yanlış olduğunu, kurban yerine erkek hayvan kesilmesi gerektiğini, Puta tapanlara aklını kullanmasını işaret etmiştir. O, Putları kırarken, Allah’ı bulurken, Nemrutla tartışırken akla önem vermiş, aklıyla imanı ve rabbini bulmuştur. 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Dede BULUT
Başar ÖZDEMİR
ÜLKÜ'CE
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  07 Ağustos 2022 Pazar
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net