04 Ekim 2022 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Kırıkkale Belediyesi, Tam Bana Göre Festival’ine katılacak
Kırıkkale Belediyesi, Tam Bana Göre Festival’ine katılacak
Cam ve Mozaik Kırıkkale Hayat Buluyor
Cam ve Mozaik Kırıkkale Hayat Buluyor
Müzisyenlerimiz,müzik kutusu değillerdir
Müzisyenlerimiz,müzik kutusu değillerdir
Civelek Şampiyona İçin Yardım Bekliyor
Civelek Şampiyona İçin Yardım Bekliyor
  YAZARLARIMIZ
NİYAZİ KAHVECİ’YE GÖRE AKIL -4
01 Ağustos 2022 Pazartesi Bu yazı 3385 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Sosyal bilimci, düşünür, ilahiyatçı, diplomat, onlarca kitapları ve çok sayıda İngilizce ve Türkçe makaleleri olan akıl, zihin, düşünce, düşünme, vb. alanında on yıl İngiltere’de ihtisas yapmış bu alanda otorite olan, Kur’an tercümesi bulunan onlarca idari ve akademik görevlerde bulunan Prof. Dr. Niyazi Kahveci’nin akıl ile ilgili önemli görüşleri:

 “Ülkemizin önemli ihtiyacı olan, en alt katmandan en üst katmana kadar kafa katmanını işgal eden herkeste eksik olan düşünme/sistemli düşünme ve çağdaş düşünme eksik. Ana, ilk, orta, lise, üniversite yüksek lisans hiçbir yerde şu üç konu okutulmuyor, öğretilmiyor. Akıl nedir nasıl çalışır? Düşünme nedir nasıl yapılır? Bilim nedir nasıl yapılır? İleri dünyadaki kafa katmanı ile aramızda fark var. Orada kafa katmanını işgal edenler günde 10 saat okuyor, 10 saat düşünme işlemi yapıyor. Ülkemizde ise en son katmana varıncaya kadar toplam 10 saat dahi düşünme hem yapılmıyor hem de istenmiyor. Düşünmenin ne olduğunu, nasıl yapıldığını da bilmiyoruz. Hiçbir kafa saniye düşünmeden vakit geçirmez. Bütün kafalar 7-24 saat gece uyurken bile düşünür.

        Çocukların kafa yapısının gelişimi için düşünme çok önemlidir. Aileler ve okullar düşünme yapmadığı için çocukların kafası taşlaşıyor. 12 yaşına kadar kafa taşlaşınca, katılaşınca, kayalaşınca onu 100 yaşına kadar açamazsınız. Çocuğun düşünme yetisini önlememeliyiz, bilakis geliştirmeliyiz. Yoksa Prof. bile olur çocukluğundan kurtulamaz. Biz sistematik düşünme işinden hep kaçmışız, kendiliğinden olan sofistike düşünme (yanıltıcı düşünme) yapmışız. Eğitim sistemimizde düşünme ile düşüncenin ayırdını yapamamışız. Düşünce, düşünme işleminin sonucudur. Biz hep direk sonuç odaklıyız, hep sonuçlarla uğraşıyoruz. Sonuçlarla uğraştığınız sürece hiçbir sonuç alamayız.

        Doğal akıl, Tanrı vergisidir ama Beşerî akıl insanın kendisinin ürünüdür, insana özgüdür, herkeste yoktur. Kazanımlı, aposteriori, insanın elde ettiği bir akıldır. Hiçbir bebek, doğuştan beşerî akla sahip doğmaz, ona akıl, eğitimle monte edilir. 70, 80 yaşında bile beşerî akla sahip olamayanları görüyoruz. Beşerî akıl, insanın anlamsal, manasal yapısıdır. Tanrının insana verdiği doğal-biyolojik akılda eşitlik vardır herkes aynı derecede akla sahiptir, Beşerî akılda ise eşitlik yoktur. Birisi teknolojik icatları yaparken, uçağı uçurtan havayı oluşturan gazların ölçümlerini yaparken birileri de hala bu çağda 2500 sene sonra namazı-abdesti bozan midenin gazları ile meşgul oluyor aradaki fark budur. Biz bir tane icat yapamıyoruz ama elin oğlu binlerce icat yapabiliyor. Halbuki onlarda da bizde de doğal akıl var ama bizde icatları yapan beşerî aklı kullanmıyoruz, düşünme işlemi yapamıyoruz. Osmanlı’nın çöküşünün tek temel nedeni insanlığın yaptığı icatları üreten beşerî sistemli düşünme işlemini yapmamasıdır.

Çağımız; beşerî/akılcı düşünme çağıdır. Akılcı düşünemeyenlere yeryüzünde yaşamda, mutlulukta yoktur. Var olmak istiyorsak toplum olarak düşünmeyi yapmamız şarttır. Başka her şey boş iştir. Mevcudun ilerisine geçmek, beynin gelişmesi, aklın ve zihnin mevcut çapını genişletmekle mümkündür. Aklın ve zihnin çapı okumak ve üzerinde sistemli düşünme işlemi yapmakla genişler. O nedenle ne kadar çok okuma ve düşünme yapılırsa akıl çapı o kadar çok genişler. Bir insanın akıl çapı ne kadar ise o kadar insandır. İnsan; insani fikir ve bilgi ürününden ibarettir. Biyolojik akıl somut düşünür, beşerî akıl soyut düşünür. Soyut düşünme işlemi, çok sayıda soru sormak ve cevap bulmak için akıl yürütmektir. Savunma beyni büzüştürür, sorgulama beyni akışkan yapar.

        Biyolojik/animal akıl, içgüdü ve dürtülerin doğal isteğine göre mekanik olarak çalışır, kurnazlık üzerine çalışır, avını, yemini ancak kurnazlıkla avlayabilir. Ülkemizde kurnazlığı iyi bir şeymiş gibi kullanıyoruz, birini öveceğimiz zaman “kurnazdır”, kötü iş yapan kişiye “seni kurnaz seni” diyoruz, beşerî aklını çalıştırana, felsefe/düşünme yapana “çok düşünmekten aklını yemiş” diye kötüleyerek ondan kaçarız. Çağdaş ileri dünyada ise birini kötüleyecekleri zaman “kurnaz, animal/hayvan hala, insan olamamış”, birini övecekleri zaman “akıllıdır, rasyoneldir” derler.

Hayvanı nasıl hareket ettiriyorsa insanın biyolojik aklı da onu öyle hareket ettirir. İnsanda Beşerî akıl egemen değilse o zaman da animal olacaktır. Çünkü animal/hayvansal/biyolojik yapımız yem bulma, varlığını sürdürme, zengin olma ve çıkarına dayalı olarak tek boyutlu hareket eder. Animal akılda, başkası ve başkasının malı, hakkı kavramı yoktur çünkü orada mülkiyet yoktur, yolsuzluk, hırsızlık, tokatçılık, vardır, ki o animaldır, tedavi edilmesi lazım, insanlaştırılması lazım onun. Biyolojik/animal akla sahip olan kıl, tüy ile beşerî akla sahip olan ise akıl ile meşgul olur. Kıl ile akıl arasında bir harf fark vardır, kıldan akla geçmek bazen 1000’lerce sene alır. Eğer düşünme işlemi yapmazsanız beşerî akla hiç geçemezsiniz. Nitekim delilik biyolojik bir defodur. Yani biyolojik aklı bozuk olan delidir. Fakat bizde biyolojik aklı bozuk olana “evliyadır, velidir” diye peşinden gideriz, koşarız.

        Beşerî akıl bilgi ve fikirle çalışır, bilgi ve fikir yoksa beşerî akıl çalışmaz, beşerî akıl fikir ve bilgidir. Fikir ve bilgi yoksa boş dönen mikser (çırpıcı) gibi gur, gur, gur kuru gürültü çıkarır. Bilgi okumayla olur, fikir düşünmeyle üretilir…            Akıl, düşünme işlemini yapan aygıttır. Düşünme fikir üretme işlemidir. Felsefe ise sistemli ve sistematik düşünmedir.

        Beynimiz, tek boyutlu, tek taraflı okuduğunuzda, düşündüğümüzde düz kontak çalışır, ama çapraz, zıt şeyler okursanız bu durumda beyin nöronları trilyonlarca çapraz kontak kurarak diyalektik olarak, zıt fikirle çalışır. Tek boyutlu okuma ve düşünme yapan toplumlar birbirini yiyerek yok olup gidecek toplumlardır. Düz kontak beyin çapraz beyinle baş edemez. Bugün bizim ileri dünyadan geri kalmamızın sebeplerinden biride budur. Hep tek boyutlu okuma düşünme yapılmıştır. Diğerleri yasaklanmıştır, kitaplar yakılmıştır, kanunlar çıkarılmıştır, mahkûm edilmiştir. Düz kontak düşünen, harddiski çağın rem ve bitine ulaşmamış kişilerdir. Siz kilobit bir hardiskten terabit işler isterseniz bu mümkün değildir. Eğer bir insan biyolojik (animal) düşünme ve akılla hareket ediyorsa o mutlaka vahşidir. Ama beşerî, (akli, insani) değerlerle hareket ediyorsa o medenidir. İnsanlık en başından bugüne kadar sürekli vahşiliğinin orantısını azaltarak onun yerine medeniliğinin orantısını yükselterek gelmiştir. Ve bunu yükselttikçe insan olabilmiştir.” 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Şadiye ERYILMAZ
Sami GÜLER
Hidayet DOĞAN
Ömer ŞENGÜL
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  03 Ekim 2022 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net