16 Aralık 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
3 Mayıs
03 Mayıs 2011 Salı Bu yazı 10342 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Türk Milletinin tarih önünde hakkını talep etme düşüncesine Türkçülük diyoruz. Atatürk’ün ölümünden sonra Türk Devleti ve Türk Milletine karşı bir kültürel savaş başlamış. Bazı Devlet yöneticilerinin eliyle bu propagandalar, kadrolaşmalar Türklüğe, Milli ve Manevi değerlerimize çok zarar vermekteydi. Bu durum büyük Dava adamı H. Nihal Atsız’ın gözünden kaçmamış, 1942 yılında TBMM’de yaptığı bir konuşmada; “Biz Türk’üz. Türkçüyüz, bizim Türkçülüğümüz bir kan davası olduğu kadar, bir vicdan ve kültür meselesidir” diyen dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na iki açık mektup yazarak bu duruma son verilmesini istemiştir. Zamanın Cumhurbaşkanı İnönü, 19 Mayıs 1944’te “Turancılar, Türk Milletini komşuları ile düşman yapmak istiyor” diye Türk kamuoyuna açıklamalarda bulunmuştur. Bu konuşmadan cesaret alan Ulus Gazetesi Başyazarı Falih Rıfkı Atay’ın teşvikiyle Sabahattin Ali, Atsız’ı mahkemeye verdi. Önce Atsız tutuklandı, ardından diğer Türkçülerin tutuklanmaları başladı. Sırayla, Dünya çapında büyük ilim adamımız olan Ordinaryus Prof. Zeki Veli Toğan, Büyük vatan şairimiz Orhan Şaik Gökyay, Fethi Tevetoğlu, Necdet Sancar ve Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş göz altına alındılar. Tek suçları vatanları ve Türklüklerini sevmek olan bu milliyetçi gençlerin gösterileri İkinci Dünya Savaşı'nın seyrinin değişmesi ile güçlenen Rusya’ya yaranmak için dönemin yöneticileri tarafından şiddetle önlenmiştir. Öz vatanında, milletine olan bağlılığını en açık bir şekilde ifade eden insanlar maalesef bu sevgisinin bedelini en ağır şekilde ödemişlerdir. Tutuklanan Türk milliyetçileri tabutluk olarak adlandırılan ve tepelerinde 1500’lük ampullerin yandığı kırk santim genişliğinde, elli santim uzunluğunda ve iki buçuk metre yüksekliğinde beton oyukların içinde olmadık işkencelere maruz kalmışlardır.

İlk defa 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî hapishanesinde Nihal Atsız ve 10 mahkum tarafından anılan bugünü Başbuğ Alparslan Türkeş de “Türkçüler Günü” adıyla kutlanmasını bizzat sağlamıştır.

Türkçülüğün 3 Mayıs 1944’lerdeki süreci Türk Milletine karşı tehdit haline gelen Sovyet Emperyalizmine karşı oluşan milli direnci simgeler. Türkçülük bu yönü itibarıyla Milletinin bağımsızlığını, milli devletin devamlılığını, ülke topraklarının bütünlüğünü esas alır.

Türk Milliyetçileri AB’nin, ABD’nin, sözde kanat liderlerinin, dil, din, bayrak, vatan, şahadet kavramlarını sadece hamaset için kullanan tüm egemen güçlerin dayattığı ezberleri bu milletin hafızasından silecektir. 3 Mayıs Türk milletinin milli kültürümüze, inançlarımıza ve değerlerimize yönelik saldırılara karşı milli muhalefeti başlattıkları gündür.

3 Mayıs Türkçülüğün gafletten ayrılışı, ilk somut siyasi çıkışıdır.

3 Mayıs : idealist ve vatanperver bir grubun o devrin dikta rejimine karşı başlattığı kutsal gayeli bir hareketin ilk adımıdır.

3 Mayıs Türküm, Türkçüyüm diyenlerin işkence tezgahlarından geçirildiği gündür. 3 Mayıs Ülkücülerin Başbuğ Alparslan Türkeş komutasındaki ikinci istiklal savaşı için siperleri kazmaya başladığı gündür.

3 Mayıs 1944’te ülkü devlerinin birer birer tabutluklarda işkence yapılışının 67. senesinde, o çileyi çekenlerin manevi mirasçıları da aynı zorluklarla karşı karşıyadır. 2023’te Türk Devletini lider ülke yapma sevdalıları öz yurdumuzda garip durumuna düşürüldük. 2.sınıf vatandaş konumuna alıştırılmadan, titreyip kendime gelme zamanıdır.

İçinde bulunduğumuz süreçte Türk Milleti bir yandan dışarıdan kuşatılmış öte yandan içerden manevi olarak çökertmek isteyen güç odaklarına karşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını bozdurmamak, inançlarımıza, dilimize, tarihimize, kültürümüze karşı yapılan saldırıları engellemek için yeniden ayağa kalkışımızı sağlayacak bu günlere ihtiyaç var.

Atatürk’ten sonra söndürülen Türklük ateşini fikri manada yeniden alevlendiren Atsız’a, bu ateşi söndürmeden siyasete taşıyan Başbuğ Türkeş’e selam olsun.

Anayasa’mızdan Türk adını kaldırmak isteyen, Türkçülüğü ve milliyetçiliği hastalık gibi gören zihniyete inat Türk’üm diyebilen herkesin Türkçüler günü kutlu olsun.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Cengiz ERKOÇ  -  07.05.2011 - 18:57
Sayın hocam ağzına ve kalemine sağlık böyle güzel bir konuya değindiğin için çok teşekkürler " NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE "
mehmet gençer  -  03.05.2011 - 10:04
Mevcut iktidarın hamiliğinde Türk bayrakları yakılırken, ve Türklüğe bu kadar saldırılar yapılırken,Taksimde Atatürk anıtında Atatürk'ün yüzüne APO ... resmi yapiştırılırken, Türk olduğunu unutanlar inşallah Türk olduklarını hatırlarlar dileğiyle tebrik ediyorum. Ne mutlu Türk'üm diyene.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Aralık 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net