28 Mayıs 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Hafriyat alanında çıkan yangın söndürüldü
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Karakeçili'de tır ile otomobil çarpıştı 1 yaralı
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
Kısıtlama Bitti, Trafik Yoğunlaştı
  YAZARLARIMIZ
HERKES YEDİĞİNDEN İKRAM EDER!
18 Mayıs 2011 Çarşamba Bu yazı 17090 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Seçimlere bir aydan az bir süre kaldı. Siyasi partiler son hızla seçim programlarını sürdürürken, siyasi parti liderlerimizin kullandıkları siyasi uslup seviyesi de Türk siyasetine yakışmayacak entrika ve oyunlarla yerlerde gezmeye başladı. Kaset skandalları, belgeli belgesiz iftiralar, hakaretler vs. herkes birbirinin açığını çirkince meydanlarda millete aktarmaktan, yönetmeye talip oldukları millete, onlar için hazırladıkları projelerini anlatamaz oldular.

Hatta bu kavgalarının içerisine okyanus ötesi diye adlandırdıkları dini bir cemaati de çekmeye başladılar ki, bu davranış hemen hemen her kesimden tepki çekti. Siyaset meydanında kesin delili bulunmayan bir suçlama, bumerang gibi kişinin kendisine dönüyor, hele karşı taraf aynı uslup ile cevap vermiyorsa, durum daha da farklı bir hal alıyor. Özür dilense bir türlü, dilenmese başka türlü…

Bu durumu en iyi Yavuz Sultan Selim Han’ın İran Şahı Şah İsmail ile olan diyaloğu anlatacaktır.

Vaktiyle, Yavuz Sultan Selim Han ile İran Şahı Şah İsmail (İran fethedilmeden evvel) birbirlerine değerli hediyeler göndererek ince zekalarıyla birbirlerini küçük düşürerek savaşı kızıştırmaya çalışırlarmış. Bu hediyeleşmelerin birinde Şah İsmail Yavuz Sultan Selim Han’a bir sandık hediye gönderir. Sandık Hünkarın huzurunda açılır açılmaz ortalığı fena bir koku kaplar ki durulacak türden değil. Tabi kimse buna bir anlam veremez, sandığın içindekiler birer birer boşaltılmaya ve Sultan’a takdim edilmeye başlanır. Değerli mücehverler, en kıymetli taşlar, kumaşlar vs. derken sandığın dibinden bir beze sarılı insan dışkısı da çıkar. Mesele anlaşılmıştır. İran Şahı güya kendi çapında Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim Han’a hakaret etmektedir.

Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim Han emir verir “Herkes düşünsün bu edepsizliğe Osmanlı’nın şanına yakışır bir mukabelede bulunmalıyız”der. Ve çözümü de yine kendisi bulur. Aynı şekilde değerli mücehver, taşlar ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatır. Sandığın içine de o zamanın İstanbul’unda yapılan gül kokulu lokumlardan bir kutu yerleştirir. Hediye sandığı itina ile süslendikten sonra Şah İsmail’e gönderilir. Sandık Şah’ın huzunda açılır, Açılır açılmaz ortalığa mis gibi gül kokusu yayılır. Herkes şaşkınlıkla bu durumu anlamaya çalışırken, Osmanlı elçisi sandığın içerisinden çıkartığı değerli taşları, mücehverleri ve kumaşları Şah’a bir bir takdim ettikten sonra en son gül kokulu lokum sandığını açar. Lokumdan önce tedbiren kendisi yedikten sonra önce Şah’a ve huzurdaki diğer zevata ikram eder. Şah dahil herkes olup biteni şaşkınlıkla izlerken, Osmanlı elçisi Yavuz Sultan Selim Han’ın lokum sandığının altına iliştirdiği pusulayı Şah’a uzatır. Pusulayı okuyan Şah’ın yüzündeki şaşkın ifade büyük bir utanç ifadesine gönüşür. Pusula da “İsmail, herkes yediğinden ikram eder” yazmaktadır.

Elbette her siyasi liderin bir uslubu vardır. Ancak başta söylediğim gibi siyasette sözler bumerang gibi söyleyeni geri vurabiliyor. Sonradan utanacağımız durumlara düşmemek için konuşmalarımıza ve aslı olsun ya da olmasın suçlamalarımıza dikkat etmemiz lazım değilmi?

Mevlananın deyimiyle “illede edep, illede edep”

Esenlikler diliyorum.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
ismail bey  -  01.06.2011 - 11:17
Resul bey yani bu sözün üstüne daha diyecek bişey bulamıyorum.
Osmanlı  -  25.05.2011 - 11:57
Enteresan bir temsil seçmişsiniz. Siyasette seviye deyince aklıma Osman Bölükbaşı ile İnönü'nün bir uçakta geçen diyaloğu geliyor.bence örnek bu olmalı.Hicvederken küfre düşmemeli.hak yememeli.
Baskentten  -  21.05.2011 - 0:55
Evet seviyesiz siyaset yapiliyor. Liderlere yakismiyor. Ayrica Hoca Efendinin bu tartismalarin icine cekilmek istenmesini esefle kiniyorum. Hoca Efendinin Ulkemize ve dinimize hizmetteki basarisini birilerinin cekemedigi acik, yazik yazik. Guzel bir noktaya temas etmissiniz sayin baskanim. herkes yuregindekini soyluyor. ortaya cikanlar goruluyor, bunlar oy sandigina mutlaka yansiyacaktir.
R. Yıldırım  -  20.05.2011 - 11:40
Türk siyasetine hiç yakışmayacak şeyler bunlar. Bunlar mı bizi yönetecek.
Ahmet Demir  -  20.05.2011 - 0:33
Hakkatten illede edep sayın yazar....illede edep(!)
Süreyya AKDAĞLI  -  19.05.2011 - 20:49
Meydanları ve ağzınızı sirke çevirmenin bi anlamı olmadığı gibi gürültünüz yani seçim arabalarınızdan çıkan rahatsız edici sesi dinlemek zorundada değilim...
Abdullah ERTEKİN  -  18.05.2011 - 11:54
Seçimlere az bir zaman kala adayların, liderlerin ve partizanların konuşurken ağzından çıkanlara dikkat etmeleri bakımından çok güzel bir konuya değinmişsin hani bizde bir ata sözü vardır "Bakacağın yüze tükürme" diye ağzına yüreğine sağlık. ellerin dert görmesin.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Nusret Kılıç
Erol Serkan Kılıç
Sevda Vapur
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  27 Mayıs 2020 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net