22 Ekim 2017 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Okulda Cetvelli Saldırı
Okulda Cetvelli Saldırı
4,5 milyon liralık iki atölye
4,5 milyon liralık iki atölye
Sinem Başkanlığa Aday
Sinem Başkanlığa Aday
Sincan'dan 1 Puan 0-0
Sincan'dan 1 Puan 0-0
  YAZARLARIMIZ
TATLI HÜZÜNLÜ NOSTALJİ
13 Eylül 2011 Salı Bu yazı 7611 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Geçenlerde bir yazıyı kaleme alırken yoğun duygular içine girmiş ve adeta bir şeyleri tekrar yaşamıştım. Gerçi sonu benim yazıda bağladığım gibi olmadı yani şehit olamadan emekli olup günahkâr kul olmaya devam eder durumda bulduk kendimizi ama başları aynen yaşanmıştı.

Konu bir askerin, bir polisin öğrenciliğe ilk başladığı günlerde yaşamış olduğu yoğun duyular ve içinde ki fırtınalardı.

Belki bu gruba sıkı denetimi olan bazı yurtlarda kalan öğrencileri de örnek verebiliriz ama üniformanın vermiş olduğu disiplin ve ciddiyetin ortaya koymuş olduğu sıkılıkla ilk gün farklı oluyor. Bunları dile getirmiş ve aklı erdiği günden beri asker veya polis olup, özel harekâta gitme, orada sıkı bir eğitimden geçme ve bu almış olduğu eğitimin getirisini sahada kullanıp, vatan için millet için devlet için elinden geleni yaparken şehit olma arzusunda olan oğlumun ilk günlerde yaşayacaklarını bildirmiştim.

Pek çok farklı tepkiler aldım. Kimi şehitliğin faziletlerini anlatıp “ne güzel düşünmüş” derken kimileri gerçek şehitliğin öle kolay olmayacağını söylemiş. Kimisi ise çocuğun beynini yıkadığımdan söz etmiş ve “ne olacak senin bulunduğun ortamda bulunan çocuğun düşüncesi bu olur” yakıştırmasında bulunmuş. Kimi iyice eleştirmiş ve “ikimizin de psikolojik tedavi” görmemiz gerektiğini söylemiş. Ne olursa olsun nihayetinde kararını verme yaşında olan evlada telkinde bulunuyorsunuz ancak tahakküm edemiyorsunuz. Zaten etmeyi de çok doğru bulmuyorsunuz, kararına saygı duyuyorsunuz. Nihayetinde öyle yaptık. Kararına saygı gösterdik.

Mersin üniversitesini ve yanında polisliği kazanan evladın peşi sıra bir Türkiye turu attık. Önce Mersin. Mersin görev yaptığım yerlerden biri. Kaç yıldır gitmiyordum. Çok fazla değişmemiş. Sahil uzamış biraz daha. Büyüyen mersin ili değil Mersin’deki anılar olmuş. Olağan dışı dostlukların yaşandığı şehirde bulduğun o dostlukların kaybını da yaşamışız. Güven duyduğunuz kardeşiniz bildiğiniz dostluklar ufacık yanlış anlaşılmakla nasıl bitmiş.

Mersin sürekli göç aldığından evler artıyor ama modern yaşam tarzından da ciddi tavizler veriyor. Göç eden pek çok insanımız oradaki kültürün içinde yoğrulmak yerine atıyla arabasıyla sırtındaki yorganıyla geldiğinden kendi kültürünü inatla yaşamaya çalışıyor. Hal böyle olunca belki çok ilde olan çarpık yapılaşma ve kültür karmaşası burada biraz daha kendini gösteriyor.

Mersinin ardından Niğde, Kayseri; Sivas ve ardından Erzincan. Birkaç saatimizin geçtiği illeri bir yana koyarsak Erzincan’ın geniş kaldırımı ve düzenli şehir yapısını görüyoruz. Terzi Baba camii insana “işte modern mimarinin en güzel örneği” dedirtiyor. Gürbüz ağabeyin ballandırarak anlattığı “acı su parkı” az bile anlatmış, bu ne güzellik dedirtiyor insana. Rahmetli Yazıcıoğlu sevgisini her adımda gördük. Birde terörün uzakta olsa etkisi olmasa turizm cenneti olacak bir il..ama…

Kırıkkale’ye dönüş ve ardından Ankara, İstanbul, Tekirdağ, Çorlu, Çerkezköy’e bir vesile ile gidilmek zorunda kalınması. Erzincan gibi Çorlu’da benim uzun yıllar kaldığım bir şehir. Bir şehrin on beş- yirmi yılda nasıl geliştiğini ve ayrı bir diyar olduğunu görmek istiyorsanız en büyük örnek çorlu’dur. Diz boyu ekinlerin yetiştiği tüm tarlalar yüksek binaların olduğu sitelerle dolmuş. 18 yıl önce karmaşık olan trafik İstanbul’un iş çıkışında boğaz trafiğine dönmüş ki bunu da hem gidişte hem dönüşte yaşadık. Yapılaşma tamam ama beraberinde getirdiği sorunlara derhal çözüm bulunamaması bir şehri yaşanmaz kılmaya yetiyor.

Bir parçamızı İstanbul’a bir parçamızı Erzincan’a bırakıp geldik. Memlekete gelirken evlatları bir yerlerde bırakmanın hüznünü yaşadık ama görev yaptığımız yerleri görerek tatlı nostaljisini hissettik.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Ekim 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net