24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
USULCA VE ULUSÇA
04 Ekim 2011 Salı Bu yazı 9570 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Düşünüyorum da acaba elimize davul zurna alıp adeta azılı terör örgütünün seçtiği birkaç zayıf ve hasta temsilciyi Habur kapıdan geçtiklerinde karşıladığı gibi mi karşılasak.

Yoksa canilerin günahsız imamları vurduğunda camilerden yükselen ilahiler ve mevlitler mi söyleyerek karşılasak.

Kırmızı halılar serip yıllar önce yemin töreninde Kürt’çe ekleme yaptığı ses bandını ve Meclisten çıkarılırken çekilen resimlerinden oluşan bir albümü Leyla’ya sunarak mı hoş geldiniz desek.

Yoksa tam yüz gündür seçildikleri halde bazı baskılara maruz kaldıklarından gelemedikleri mecliste terörden iptal edilen resepsiyon vererek mi iyi ki geldiniz “hevaller” mi desek.

Kimsenin gözünün yolda kaldığını sanmıyorum ama Türkiye Büyük Millet Meclisine BDP’li milletvekilleri katılış yaptı. Yemin ederek, kutsal değerleri üzerine söz vererek bu ülkenin birlik ve beraberliği için çalışacaklarına ant içerek kutsal görevlerine başladılar.

Kızalım veya kızmayalım, davranışlarından sinir olalım, söylemlerinden gıcık olalım, Ankara dışında Diyarbakır’a alternatif bir meclis kurduklarında içimizde fırtınalar kopsa da halkın oyu ile seçilmiş bölgede ki insanların teveccühünü kazanmış insanlar meclise girdiler.

Aslında bu insanların söylem ve eylemlerine en çok kızanlardan biriyim. Ancak bu insanların meclise gelmesinden ve demokratik siyaset yapmalarından da yanadır tavrım.

Bölücü terör örgütüne alet olup, onların dili ile ikrar yapmadıkları sürece gelip “erkekçe” veya “kadınca” siyaset yapıp, dertlerini, sorunlarını meclisin yüce çatısı altında dile getirmeleri tarafıyım. İş ne zaman ki bölücü örgütün çığırtkanlığını yapmaya gelirse o zaman da hadi siz biraz kumda oynayın deyip, parkın dışına atılmaları ve yaptıklarının yanlış olduğunu söylemek tarafıyım.

Kürt sorunu diye adlandırdığımız pek çok sıkıntının aslında ülkemin birçok yerinde yaşandığını defaten dile getirdim. Benim köyüm Başkentin burnunun dibinde ama hala banyoda şofben kullanılmıyor, hala çamaşır makinesi ile çamaşırlar yıkanamıyor. Çünkü köyümde su şebekesi yok. Gidin dışlandığı iddia edilen bölgeye bakın dağın başında ki köyde hatta mezrada şebeke suyu var mı yok mu? Biliyorum çok ücra köşelerde bile var.

Bu örneklerden bin tane daha veririm. Yani kimin isyan edip alamadığı hizmetler için isyan etmesi, kimin sesini çıkarmadan itaatin en’ini yaşaması gerektiği hakkından binlerce örnek.

Terör örgütü bölgede ki tüm Kürtlerin elbette temsilcisi değildir. Onlara inanların misli ile fazlası davetine sevgisi olan insanlarla doludur. Devlet ve bayrak uğruna canını feda edecek insanların mecliste olarak siyaset yapıp hem seçim bölgelerine hem genel anlamda Türkiye’ye faydası olması elbette çok güzeldir. Olması gerekendir.

Burada ince konu yukarıda belirttiğim gibi terör örgütünün maşası ve sözcüsü olmamasıdır. Kendi siyasetini üreterek temsil etmek üzere kendilerini seçenlere hizmet etmeleridir.

Ulusça usul usul terör örgütünün meclise girmesini değil, demokratik haklar ve özgürlükçü şekilde herkesin meclise temsili yanlısıyız. Kimse verilen yüzden astar istemesin.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Bünyamin POLAT  -  05-10-2011 - 11:49
Güvenlik güçlerinin tüm müdahalelerine rağmen PKK terör örgütünün saldırıları ve şiddeti artarak devam etmektedir. PKK daha çok uzun bir süre bu saldırılarını artırarak sürdürebilecek güce ve kuvvete erişmiştir. Kürt halkı sözde bu mücadeleyi destekleyecek, bu mücadeleye katılacak özgürlük ve demokrasi bilincine ulaştırılmıştır. Buna kuşkusuz en büyük dayanak ve destek AKP Hükümeti’nin açılım sürecinden gelmiştir. Bu Kürt sorunu çözülmediği takdirde önümüzdeki yıllarda bir savaş gündeme gelebilir. Bu savaş gündeme gelmeden Kürt sorunu demokratik yollardan çözülebilmelidir. Bugün yapılan PKK’yı aklamak ve siyasallaştırmak adına, bütün değerlerimiz ve milli ilkelerimiz ayaklar altına alınmış, Türkiye’yi bölme ve milletimizi parçalama niyetinde olanlara altın tepsi içinde imkânlar sunmuş ve ülkemizi geri dönüşü çok zor olacak bir ayrışma ve dağılma sürecine sokmuştur. Küresel güçlerin ‘’Büyük Ortadoğu Projesini’’ hayata geçirmeleri ile birlikte PKK terör örgütünün de bu durumu bulunmaz bir fırsata çevirerek değerlendirme çabası içerisinde olduğunu görmekteyiz. Bu bağlamda sözde Kürt halkının demokratik isteklerini, sorununu barışçıl demokratik çözüme kavuşturma isteklerini görüyoruz. Hükümet tarafından verilen bunca tavize rağmen bu fırsatlar değerlendirilemez ise Kürtler açısından iyi olmayacağı kesin olmakla birlikte küresel güçlerin basit ve siyasi malzemesi olmaktan kurtulamayacaklardır. Bu kadar imkanlara ve özgürlüklere kavuşmuş Kürtlere tekrar acı günleri ve yılları yaşatmaya PKK’nın hakkının olmadığını bildirir aklı selimin bu problemi çözeceğini temenni eder saygılarımı sunarım.
mehmet gençer  -  04-10-2011 - 23:16
Sayın güventürk.BDP bu güne kadar gurup toplantılarını Diyarbakır'da yaparak gerekli yerlere ve tabanına yeteri kadar mesaj ve güvence verdi.Bu gün TBMM ne gelmelerinin sebebini açıkça söylüyorlar.Anayasa değişikliği ile kürt kimliğinin anayasal güvence altına alınmasının sağlanmasını, kürtlerin öz yönetime(yerel yönetimlerde yapılacak değişikliklerle)yani demokratik özerkliği hayata geçirme umuduyla ve APO nun ev hapsine alınması için yeni düzenleme yaılacağı umuduyla TBMM ne geldiler.Evet onlara oy veren bir kesim var.Ancak o oy verenler 30 sene önce %5 ti. Bu gün kendi halklarının yaklaşık %25 tir.Yani yumuşak ve uzlaşmacı politikalarla onlara verilen her tavizi biz aldık diyerek taraftar kazanmaktadırlar ki bu çok tehlikelidir.Bu güne kadar onlar hiç taviz verdilermi.Hayır.Bu hükümet habur'u yaşattı sadece bu taviz bile onları aşırı şekilde güçlendirdi.Onların derdi ekmek,yol,su değil.ONLAR ANAYASA İLE KİMLİK İSTİYOR.İnşallah bu anayasa ile(demokrasi,özgürlük,eşitlik ve insan hakları adı altında) istedikleri verilmez.İnşallah Türklük kavram ve ideolojisi ile Atatürk ilke ve inkilap terimleri ortadan kaldırılmaz.Çünkü BDP nin TBMM ne gelmesinini asıl amaçları komisyonlarda olup bu konularda mücadele etmektir.Konu uzun uygun bir zamanda sohbet edelim.Sohbetini özledim.Sevgilerimle.
Şevket ÖZSOY  -  04-10-2011 - 16:10
Sayın Güventürk, BDP'liler gerçektende kendilerini seçtirene hizmet ediyorlar. Yani PKK'ya bunu hepimiz biliyoruz. Aslında bölücünün sesi olan bu güruhun mecliste olmasını sizde sindiremiyorsunuz, usul usul değil gayet hızlı ve tantanalı bir şekilde sınırda kurulan çadır mahkemelerle girdiler.Verilen tavizlerle Şimdi de başkente geldiler..
SELÇUK SİLSÜPÜR  -  04-10-2011 - 15:00
Fazlı Bey, güzel makaleniz için teşekkürler. Her zaman, her yerde söylediğimiz gibi Türkiye'nin Kürt sorunu değil başta Dogu ve Güneydoğu olmak üzere kalkınma, eğitim, istihdam gibi sorunları vardır. Bir tarihçi olarak da Kürt kelimesinin anlamının "kar yığını, çığ ve bir çeşit Kayın ağacı" olduğunu Kargarlı Mahmut Divan-u Lügatit Türk'de yüzlerce yıl önce yazmış. Gün birlik beraberlik günüdür. Dış düşmanlarımız ve onların satılmış işbirlikçilerine kanmayalım. Zira başka bir Türkiye yoktur. Baki selamlar.
Bünyamin POLAT  -  04-10-2011 - 12:18
Fazlı Güventür beyefendinin ''USULCA VE ULUSÇA'' yazısındaki düşüncelerini paylaşıyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Denizli'de düzenlenen İl Başkanları Toplantısında artan terör olaylarını değerlendirdiği ve AKP hükümetini sorumlu tuttuğu açıklamasının bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum. AKP, PKK'ya yol açtı Biz bu olacakların hepsini yeri ve zamanı geldiğinde gündeme getirdik ve muhataplarımızı ısrarla uyardık: - Yıkım projesinden vazgeçin, bu yol Türkiye'yi uçuruma götürüyor dedik. Türkiye demokratikleşiyor, sözde Kürt sorununu bitirmek lazım dediler. - Bu gidişle terörü azdıracaksınız, bölücülüğü meşrulaştıracaksınız dedik. Siz susun, analar artık ağlamayacak dediler. - Türk milletinin bin yıllık kardeşliğini dinamitlemeyin, ayrılıkçı emelleri özendirmeyin dedik. Siz anlamazsınız, güzel şeyler olacak, umutluyuz dediler. - PKK'yla müzakere değil, mücadele edin dedik. Eski yöntemlerle sonuç alınmıyor, ileri demokrasi var dediler. - Şayet girdiğiniz yoldan dönmezseniz şehitlerimiz artacak, hanelere ateş düşecek dedik. Şehit cenazelerini istismar ediyorsunuz, kandan besleniyorsunuz, dediler. - İmralı'yla görüşüyorsunuz, yapmayın, ihanet yolundasınız dedik. Şerefsiz, alçak diyerek inkâr ettiler. Ancak bugün bu sıfatlara kimin layık olduğunu sonunda gördüler ve gerçekler karşısında siyasi felç yaşamaktan kurtulamadılar. Başbakan Erdoğan şimdi bize çıkıp, hükümet ve devlet ayrımını bilmediğimizi, devletin terör maşalarıyla görüşebileceğini, istihbarat teşkilatının görevinin de iz sürmek ve suçluyu tespit etmek olduğunu terbiye sınırlarını aşan bir üslupla dile getirmektedir.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net