16 Aralık 2017 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
NEDİR BU DERSİM
28 Kasım 2011 Pazartesi Bu yazı 11185 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Günlerdir Ana muhalefet partisinden bir vekilin ortaya attığı bir söz ile tartışılan bu Dersim olayı nedir bir hatırlayalım dedik. Tara olmadan sadece kronolojik gelişmeyi paylaşıyorum.

Dersim İsyanı, Dersim Katliamı veya Dersim Soykırımı; şu anki adıyla İli’nde 1937 yılında merkezi hükümetle Dersim aşiretleri arasındaki anlaşmazlıklar sonucu yaşanan olaylar. Dersimde mutlak devlet hakimiyetini sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Dersim Harekâtı düzenlendi.

Bölge gerek coğrafi yapısı, gerekte merkeze uzaklığı nedeniyle merkezi otoritenin tam sağlanamadığı, ağalık ve şeyhlik tarzı bağların kuvvetli olduğu bir yapıdadır. Bu açıdan Osmanlı döneminde de bölgede bir sürü ayaklanma yaşanmıştır. Dönemin içişleri bakanlarından Şükrü Kaya 1876 yılından beri bölgeye 11 askeri harekât düzenlendiğini ama bir çözüm sağlanamadığını belirterek, bölgenin bu alandaki geçmişini ortaya koyar.

Ermeni Tehciri sırasında da bazı Dersimli Alevi Kürt aşiretler Dersim Ermenilerini Osmanlı hükümetine teslim etmeyi reddetmişler.

Bunun yanında Rus işgaline karşı Dersimliler, Osmanlı hükümeti ile bir anlaşma yaparak özerklik vaadi içinde "savunma savaşına girerler. Osmanlı idaresinden aldıkları silah-mühimmatla, doğrudan Osmanlı ordusunun emrine girmeden Ruslara karşı durma karşılığında Dersimsilere "bağımsız çatışma hakkı" tanınır.

1920'lerin ikinci yarısından sonra Dersim bölgesini tanımaya yönelik pek çok rapor hazırlanmıştır. Özellikle Hamdi Bey'in raporu, "Dersim bir çıbandır. Bu çıban okşamakla tedavi edilemez. Bu yarayı kökünden koparmak gereklidir" gibi söylemler barındırıyordu. Raporlarda en çok üzerinde durulan noktalar ise, aşiretlerin birbiriyle olan ilişkileri, hangi aşiretin hangi dili (Zazaca, Türkçe) konuştuğu, aşiret yapıları, Dersimlilerin gelenek ve görenekleri, aşiretlerin coğrafi sınırları ve nüfuzları, Dersim'in stratejik noktalarıdır. Bunlar üzerine raporlar sunulmuştur ve başarılı bir Dersim Harekâtı için gereken önlemler bu raporlarda tespit edilmiştir.

25 Aralık 1935 tarihinde, 2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun çıkarıldı ve 4 Ocak 1936 tarihinde Dersim Vilayeti'nin adı Tunceli Vilayeti oldu.

Yasanın uygulanmaya başlamasıyla 1937 başlarında yeni olaylar çıktı. Bölgede güvenlik sağlanamadı ve hükümet otoritesi kurulamadı.

1936 yılında açılan dördüncü umumi müfettişliğin başına getirilen Korgeneral Abdullah Alp doğan, mahkeme kararlarını imzalamaya, düzeni ve güvenliği sağlamak açısından gerekli gördüğü durumlarda ilde yaşayan kişileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir başka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi. Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1936 tarihinde yaptığı TBMM konuşmasında Dersimdeki ağalık düzeni sorununu Türkiye'nin en önemli iç sorunu olarak tanımladı.

İhsan Sabri Çağlayangil'e göre, 1937 yılında Atatürk Sin geç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersime gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmen'in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü.

27 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakılır. Diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmasın diye kürtler tarafından bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Pax bucağı karakoluna baskın düzenlenir. Seyit Rıza bizzat Sin Karakolu'nun da basılması için asi milislere emir verir. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburu'na da baskın düzenlenir. Kendi vatandaşlarından kurulu düzensiz gerilla kuvvetlerine karşı savaşmak üzere eğitilmemiş ve bu yönde bir hazırlığı olmayan askeri kuvvetler kendilerini korumakta zafiyet içine düşerler. Birçok askeri birlik basılarak askerler öldürülür ve yaralanır. Asiler Mazgirt Köprüsü'nü tahrip ederler.

Bu arada gerekli yerlere hava harekatı düzenlendi. 13 Eylül 1937'de anlaşmaya çağrılan Seyit Rıza tutuklandı. Askeri harekâttan sonra yapılan yargılama 15 Kasım 1937'de sona erdi. 11 kişi idama mahkûm oldu, fakat yaşların geçkin olmalarından dolayı içlerinden dördü hakkında idam cezası 30 sene ağır hapse tahvil edildi.

17 Kasım 1937 tarihinde Mustafa Kemal Diyarbakır'dan Elâzığ'a geldi ve Tunceli'nin Pertek kazasına geçerek Murat Nehri üzerindeki Singeç Köprüsü'nün açılış törenine katıldı. Ancak olaylar durulmadı ve 1938'de Kureyşan aşireti intikam için diğer aşiretleri silahlanmaya davet etti.

Başbakan Celal Bayar Dersimli isyancılara karşı saldırıyı onayladı ve İkinci Tunceli Harekâtı (2 Ocak - 7 Ağustos 1938) başlatıldı. 10-17 Ağustos 1938 tarihinde Üçüncü Tunceli Harekâtı düzenlendi. 6 Eylül'de başlayan operasyonlar 17 gün boyunca devam etti. Direniş amacıyla kırsal alanda kalanların direnişi ise 1948'e kadar sürmüştür.

İşte bu gündemdeki dersim budur. Tarafsız bir tarih sıralaması düşünüldü. Tarihte yaşanan olaylardan elbet ders alacağız. Ancak tarihi kaşımanın kime ne faydasının olduğunu da iyi düşünmek gerekiyor. Art niyetli ve ülkeyi bölmeye çalışan kahpe zihniyetlerin bu tür olayları tekraren gündeme getirerek birlik beraberliğimizi bozmak istediğini göz ardı etmeyelim.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
hamzaisler  -  28-11-2011 - 22:39
kazım karabekire uygulanan tecrit ve ev hapsini ismet paşa tarafından nasıl ölüme terkedildiğini de istiklal mahkemelerinde suçlu suçsuz binlerce anadolu insanının nasıl ipe çekilip asıldığını da yazın tamam seyit rıza ile isyana katılanları asıyorsun da çoluk çocuk dmeden munzur çayına doldurulan masumları niye kurşuna diziyor katliam yapıyorsun dersim katliamdır derede topladıkları 300 çocuğa kadına kurşun sıkanlar özür dilesin islamda bir asi ve cani için 9 masumun canına kıyılmaz bu böyle biline bunların elinden bir İPSİZ RECEP KURTULDU o da karadeniz kurnazlığı ile çerkez ethem vatanından oldu sadık köpeği ile AMMANDA YATIYOR MEZARINDA onu bile hain ilan ettiler 1936 da m.KEMALİN ürdüne çerkez E. yazdığı mektubu açın okuyun YETER ARTIK AÇILSIN TÜM ARŞİVLER KİM HAİN KİM ŞAKİ KİM KAHRAMAN GÖRELİM
Armağan  -  28-11-2011 - 21:43
Sayın Güventürk, Dersim olaylarını tekraren gündeme ilk taşıyan sayın Başbakanımızdır. Seçim sürecinde ve sonrasında CHP ile olan ağız dalaşlarında CHP'ye ve İsmet İnönüye atfen dersim olaylarınndan bahsedilmiş ve arkasndan CHP'li bir milletvekili Atatürk'ün de dersim olaylarından haberdar olduğunu açıklamıştır. Araştırabilirsiniz. Sonra arkasından bir çok açıklamalar geldi.Kırıkkale Belediye Meclisi AKP Grup Başkanı olarak güzel bir yazı ama son parafraftaki Dersim olaylarını tekraren gündeme taşıyanlara yönelik cümleniz biraz ağır olmamış mı? Ne dersiniz?
mehmet gençer  -  28-11-2011 - 17:33
Sevgili kardeşim.Dersim olayını tarafsız bir gözle köşene taşımışsın tebrik ediyorum.74 sene önce yaşanmış bir olayı bu gün gündemde tutmanın ülke bütünlüğüne ve millet birliğine hiç faydası yoktur. Bu olayla ilgili olarak elbetteki, bazı fanatik kan davası güden dersimliler bu konuyu kaşıyacaklardır bu onlar açısından normaldir. Yanlış olanlar 1-CHP nin parti olarak o günkü olaylardan dolayı suçlanarak sorumlu tutulmasıdır.2-o günkü olayları devleti yönetenlerin katliam olarak tanımasıyla iddia sahiplerine AB mahkemelerinin yolunu açmak demektir.3-Sn.Başbakanın olaylara katliam diyerek özür dilemesi ise anlaşılması zor bir tavırdır ve katliam diyenlere güç vermekten başka işe yaramaz. Bu konu siyasete alet edilemeyecek kadar önemlidir.Dersim operasyonu bir devlet operasyonudur.Sn.Başbakanın, başbakan olarak tavrı ayrıştırmaya hız vermekten başka bir işe yaramaz.ALLAH cc. yardımcımız olsun. Suriye ile, İran, Rusya,Yunanistan,Ermenistan,Kıbrıs ve Irak ile bütün komşularımızla sorunluyuz.Malatyada füze kalkanlarının ne işi var.İnşallah olmaz ama Suriye ile savaşın eşiğindeyiz.Duacıyız, sevgilerimle.
tarhan dediki  -  28-11-2011 - 16:02
Anayasadan Türk adının silinmesini isteyenler bu adı sterilize ederek tek tek çıkarttıktan sonra yerine Arap adını koymayı mı tercih ederler yoksa. Söyleyin kurnazlıkla kışkırtmaya çalıştığınız Tunceli’den kaç oy çıkarttınız. Kubilay’a kıyanların günahları ile kim yüzleşecek Sayın Başbakan, torunları mı yoksa. 60 yıldır işlenen faili meçhuller, Jitem cinayetleri, Maraş, Çorum Sivas ile kim yüzleşecek. Ebu Suud Efendi ile gurur duyanlar mı yüzleşecek. Fırsatı ganimet bilip cumhuriyeti sanık sandalyesine mi oturtmak mı istiyorsunuz? Kendinize gelin, aynaya bakın, demokrasi tarihi kitabını gözden geçirin.
CELAL  -  28-11-2011 - 15:52
Bu devlet özür dileyecekse vatanı yıkmak uğruna hainlik yapanlardan değil.vatanı savunmak uğruna canını veren şehitlerimizden ÖZÜR dilesin.Ben türkmen alevisi olarak isterse babam olsun bu memleketin bir karış toprağına bir kuruşuna hilekar davranıyorsa CANI CEHENNEME.bu memleket bizim hepimizin ama dinimiz islam yolumuz muhammed ali bayrağımız al bayrak .saygılarımla
Malatya'lı  -  28-11-2011 - 15:44
fare daga bas kaldirirsa dagin altinda kalir ...hata yapmis cezasini cekmis ...ingilizlerin tarihi entrikalarla dolu ve seyit riza onlarla bir olmus hainlik yapmis
Özdemir  -  28-11-2011 - 09:48
Atatürk`ün imzası varsa doğru olanı yapmıştır.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Aralık 2017 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net