24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
KAR ÖRTER’DE…
27 Ocak 2012 Cuma Bu yazı 22481 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kış gelince karın yağmasına sanırım sevinmeyenimiz yoktur. Neden severiz karı. Beyazlığındaki saflık mıdır? Yoksa yeryüzündeki pislikleri beyaz örtüsü ile kapattığından mıdır?
Yok karda yuvarlanıp kızak kayma veya kardan adam yapıp burnuna havuç yerleştirmenin verdiği haz mıdır? Beklide kartoplarını bir silah gibi kullanıp karşımızdakine atmak mıdır zevkli olan.
Aslında dünyanın kırk türlü hali var. Bin türlü yaramazlıklar var. Bu olumsuzlukları bazen insan elinde bir sihirli değnek olsun ve kapatsın gizlesin gömsün ister.
Hayatın bu pisliklerini örtecek sihirli değnek hiç olmaz. Karşınıza çıkar günü geldiğinde. Tıpkı karın eridiğinde yine ortaya çıkan yeryüzü pislikleri gibi.
Hayata dair yaşanması gerekenleri yaşamak ve alnımızda yazılı olanları görmek her kulun kaçınılmazdır. İşte bu kaçınılmaz içinde irade ve kendi beynimizle yapmış ve yapacak olduğumuz işler ile hayata olumlu damga vurmak gerekiyor. Gerekiyor da maalesef hep öyle olmuyor.
Komşusu açken tok yatan bizden değildir. Hadisi şerifi ile yetişen bir kültürden geliyor olmamıza rağmen her zaman öyle olmuyor.
Kar yağıyor lapa lapa. Ortalık bembeyaz olmuş. Kim sevmez karda yürümeyi. Bende biraz yürümek ve hava almak için çıktım sokağa. Kar kaplamış her yeri. Toprak görünmüyor.
Kocaman binaların kapılarında atılı olan çöplerin içinden karları temizleyip atmaya çalışan yaşlı kadın ve torunu yaşındaki ayağında botu olmayan kız çocuğu hayatın tam bir gerçeğidir.
Aslında ne yazık ki kimseciklerin onlarla ilgilendiği yok. Kartopu oynayan çocukların eldivenleri ıslanmış ama eve gidince sobanın veya kalorifer peteğinin üzerinde ısıtacak belki bir daha oynamaya çıkacak ve sıcak eldivenlerini ellerine takacak. Ama o kızın elinde eldiven yok ki ısıtsın.
Ayaklarında yarısı yana kamış abuk sabuk bir giyecek var. Ayağının yarısı ayakkabının içinde belki ama diğer yarısı kara basıyor. İçeride kalan kısmı ise çoktan buz tutmuş olsa gerek.
Kaşkol mü? Bu çocuk için ne kadar uzak bir giyecek. Nereden bulacak kaşkolü. Başına nesinin eskisi belki de bir hayır sahibinin vermiş olduğu yarısı yırtık bir eşarp var. Kulaklarını örtmüş annesi. Ama yinede açıkta kalan kısımları soğuktan kıp kırmızı olmuş.
Beşinci mevsim yardım derneği var Kırıkkale’de. Zaman içerisinde sizinle orada yaşadığım güzel anıları anlattım. Çoğu Kırıkkaleli bile olmayan ve ekseriysesi eğitimci arkadaşlardan oluşan bir gurup hayırsever arkadaşın kurduğu bu dernek ile ne kadar çok Kırıkkale’nin evine odun kömür girdiğini tenceresinde aş piştiğini biliyorum.
Onların karları temizleyerek yakacak çıkarmaya çalıştığı ortamda zevk yapan irili ufaklı insanlar gibi yapmayı yediremedim. Vardım yanlarına ve bu derneğin varlığından söz ettim.
Arkadaşlara da bilgi verdim. Hemen yönlendir dediler ve gönderdim oraya. Hayat hikâyelerini sonradan öğrendim. Sebep ne olursa olsun kimsesi olmayan kadın ile üç çocuğunu hapse girerek yalnız bir adamın hikayesi çıktı. Olmuş bir kere. Buda kader. Kim geçer ki kaderin önüne.
Yağan bu kar kimine göre hayatın neşesi iken kimine göre maalesef çile oluyor. Üzerini örttüğümüz pek çok olumsuz işler gibi insanlığımızın da üzerini kapatmamamız gerektiğini ibretle gördüm. Acizane tavsiyem karın zevkini elbet çıkaralım ama birde bu gözle yani darda, dışarıda kalmışlar için empati yapalım. Bir torba kömür parası bize dokunmaz ama emin olun hayat kurtarır. Nerede mi bulacaksınız ihtiyaç sahibini. İşte size yardım dernekleri ilaç oluyor o zaman.
Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
MERHAMETLİYE  -  27-01-2012 - 10:58
Merhametli İnsan Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki : - Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin. Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek : - Söyledikleri doğru mu ?, diye sorar , Suçlanan genç der ki : - Evet doğru. Bu söz üzerine Hz Ömer : - Anlat bakalım nasıl oldu , diye sorar. Bunun üzerine genç anlatmaya başlar : -Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım. Ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi. Afedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki bakan bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadım. Arkadaşların babası içerden hışımla çıktı , atıma bir taş attı , atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, babası öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibarettir. Bu söz üzerine Hz Ömer : - Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idamdır. Madem suçunu da kabul ettin. Bu sözden sonra delikanlı söz alarak : - Efendim bir özrüm var , diyerek konuşmaya başladı. - Ben memleketinde zengin bir insanım. Babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah (c.c.) indinde sorumlu olursunuz. Bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum. Hz. Ömer dayanamaz der ki : - Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki ? Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar, der ki : - Bu zat benim yerime kalır. O zat Hz. Peygamber Efendimizin (sav) en iyi arkadaşlarından daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan başkası değildir. Hz.Ömer Amr'a dönerek ; - Ey Amr, delikanlıyı duydun , dedi. O yüce sahabi ; - Evet, ben kefilim , der ve genç adam serbest bırakılır. Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer'e çıkarak gencin gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine maktülün diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir. Der ki : - Bu kefil babam olsa fark etmez. Cezayı infaz ederim. Hz. Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde : - Biz de sözümün arkasındayız , buyurur. Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek sorar : - Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin vardı. Neden geldin ? Genç vakurla başını kaldırdı ve (günümüz insanı için pek de önemli olmayan) ; - AHDE VEFASIZLIK ETTİ demeyesiniz diye geldim , der. Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki : - Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun , nasıl oldu da onun yerine kefil oldun. Amr Ibni As ( Allah kendisinden ebediyyen razı olsun), vakurla kanımızı donduracak bir cevap verir ; - Bu kadar insanın içerisinden beni seçti. İNSANLIK ÖLDÜ dedirtmemek için kabul ettim , der. Sıra gençlere gelir, derler ki : - Biz bu davadan vazgeçiyoruz. Bu sözün üzerine Hz Ömer : - Ne oldu, biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz , ne oldu da vazgeçiyorsunuz ? Gençlerin cevabı da ; - MERHAMETLİ İNSAN KALMADI DEMEYESİNİZ DİYE
ecrin beyzqa  -  27-01-2012 - 10:38
Karın getirdiği güzelliklerle birlikte sıkıntıda olan insanlara getirdiği zorlukları zaten biliyor ama sizin yazınızla bir kez daha hatırlıyoruz....aslında hiç unutmuyoruz.Kime nasıl yardım yapabiliriz noktasında gösterdiğiniz adres için ayrıca teşekkür ederiz.Sağlam, güvenilir adreslerin yardımlara ulaşması aşamasında çok büyük önemi var.Sizinde zamanında bu dernekte nasıl canla ,başla ve özveriyle çalıştığınızı biliyor ,duyarlılığınız ,çabalarınız daim olsun diyoruz saygılar sunuyoruz.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net