21 Ocak 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Karneler Alındı, Tatil Başladı
Saygılı Öğrencilerle Karne Heyecanı Yaşadı
Saygılı Öğrencilerle Karne Heyecanı Yaşadı
Sungur Muhtarları Dinledi
Sungur Muhtarları Dinledi
Gülsoy'a Övünç Madalyası
Gülsoy'a Övünç Madalyası
  YAZARLARIMIZ
ETKİ Mİ YETKİ Mİ SORUMLULUK MU?
03 Şubat 2012 Cuma Bu yazı 9256 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Akparti hükümetinin iş başına geldiğinde herkesin ortak görüşü evet hükümet kurabilirler; bakanlıkları alabilirler, başbakanda onların partisinden olabilir. Ancak hükümet olamazlar, asla kalıplaşmış sert bürokrasiye ve devlet içindeki yapılaşmaya hükmedemezler yönündeydi.

Devlet içinde öyle bir yapılaşma vardı ki kimsenin bu kalın bürokrasiyi incelteceğine olur gözü ile bakmıyordu. Herkes eskiler gibi hükümeti kurarlar ancak hükmetme yapısını çözemezler diye düşünüyordu.

Askerlerin istemediği bir kanunu geçirip onlara rağmen bir şeyler yapma gayretinde olanların nasıl alaşağı edildiğini tarih göstermişti.

Bu sadece silahlı darbeler ile olmaz, post modern darbeler ile internet andıçları ile Genelkurmay Başkanlığı karargâhına çağrılan basının “güzide” temsilcileri ile yapılır, manşetlere pek çok şey çıkarılır, atılan her adımın “anti”si kamuoyuna sunulur ve hükmetme yetkisi ellerinden alınır sanılıyordu. Nihayetinde bazı zamanlar öyle de oldu. Silahlı yapılması olası darbelerin gereksiz veya zor olduğu durumlarda nasıl bir hükümetin “yok” sayıldığını ve kimlerin eli ile bitirildiğini 28 Şubat ile bu ülke gördü, yaşadı.

Ekseri çoğunluk ile hükümet kuran koalisyon hükümeti olan refah-yol’un sudan sebepler ile hükmetme yetkisi ellerinden alınmıştı.

Zaman içerisinde hükümete gelen Akparti’nin de aynı akıbete uğraması olası senaryo olarak görülüyordu.

Bu nedenle Genelkurmay başkanı tarafından sitelerine konulan bir açıklama ile hükümetin “dikkat” etmesi istendi. Ancak ardından “iktidar” olduğunu gösteren hükümetin sert tepkisi hükmetme yolunda olan siyasiler için pek çok şeyin adeta miladı oldu.

Aynı etki yargıda vardı. Attığınız her adımı gözleyen ve bir açığını bulup “kapatırım senin partini” şeklinde başlarında sallanan kılıç ile “iktidar” olunması zor görünüyordu. Tüm bunların ötesinde birde görünmeyen bürokrasi vardı. Siyasilerin her yaptıklarını devlet teamülü dışında gösterip, adeta hükümetin üyelerini ilk defa sosyete lokantasında yemek yiyen köylü Mehmet ağanın mahcupluğuna sokuyorlardı.

Tüm bunların olduğu ortamda utanıp tabağa elini uzatamayan siyasiler bekleyenler, internet sitelerine koydukları “uyarıcı” yazılar ile kendilerini esas duruşa geçireceklerini sananlar, arama motorları ile siyasiler hakkında suç teşkil edecek doneler bulma gayretinde olanlar yanıldı.

Hükümet kararlı ve emin adım atarak bu kalıbı kırdı ve sorumlu olduğu devletin içinde etkili adımlar atıp, kendi etkilerini de olumsuz düşünenlere göstererek yetki almaya da başladı.

Sorumluluğun olduğu her yerde ekili çalışma olmuyor maalesef. Ekili çalışma yapsa bile yetkiyi tam kullanmadığı için yine silik ve köşesinde ölümü bekleyen elden avuçtan çıkmış çok yaşlı pozisyonunda kalınıyor.

Bu durumun her bakanlık, her başkanlık ve her müdürlükte böyle olduğu vakadır. Bunu tekbir örnekle anlatırsak galiba yerine oturur.

Milli Eğitim Bakanı milli eğitimin her kademesinde yapılan yapılmayan her şeyden sorumludur. Sorumluluk tamam. Bu sorumluluğunu yerine getirmesi için etkin çalışma yapıp proje de üretiyor. Etkide tamam. Ancak yetki olmadığından bu projelerini hayata geçiremiyorsa her şey hikaye. Yetkini kullanmadığın müddetçe her projen havada kaldıkça sorumluluğun olsa ne yazar, etkili çalışsan ne yazar. “oh oldu tüm bunlara, Akparti hepsini dağıttı” anlamına gelmesin. Amaç halkın iktidarı ise temsil yetkisini alıp sorumlu olanlara yetki de verilmeli ki hesap sorulsun.

Kısaca bu üç kardeşin ellerini ortak yumruk yapmadıkça hükmetme olmaz. Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Meltem Yıldız
Canan Akdeniz
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Ocak 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net