24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
YAPILANLAR HİÇ OLUR
17 Şubat 2012 Cuma Bu yazı 7740 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Millet olarak değişik özelliklerimiz var. Her şeyden önce çok çabuk unuturuz ve kindarlığın kişisel olarak ağır basmıyorsa Türk milletinin genel karakteristiği olmadığını biliyoruz.

Bunun en büyük örnekleri Terörist başının yakalanması aşamasında dış güçlere gösterdiğimiz tepki gelir. Ardından Başbakanın bir dakika çıkışı ile İsrail’e duyduğumuz ve mallarını protesto etmemiz gerektiğidir. Hemen ardından şimdilerde soğumaya bırakılan Fransa’nın sözde soykırım çıkışına duyduğumuz öfkenin alt seviyeye düşmesidir.

Unutkanız vesselam. Ne oldu? Fransa’nın yasa tasarısı. Şimdilerde Allah için takip edenimiz var mı? Ne oldu Anayasa mahkemesine başvuruş, ne oldu mallarına boykot kararımız. Gündemin hızla değişmesi belki bunlara çanak tutucu oluyor. Ama gündem ne kadar hızlı değişirse değişsin söz konusu olay Millet olunca, vatan olunca biraz kindar olmamız gerekiyor.

Genelkurmay başkanlığı yapmış birinin tutuklanması ile bir kaşık suda fırtına koparmamız da çabuk unutuldu. Hani bir kısım iyi oldu herkes yargılansın derken bir kısmı da olmaz bu kadar diye yazdı çizdi söyledi. Ne oldu. Unutuldu gitti.

Şimdilerde MİT ile ilgili aynı konuşmalar geçiyor. Unutacağız bir süre sonra. Gündem başkalaşacak ve biz kızıl ırmağın saman çöpünü alıp gitmesi gibi kaybolacağız yeni gündemde. Gündem kaybolacak ama devletin bakiliğinin sürmesi için bazı şeylere dikkat etmemiz gerekiyor. Durum MİT olayında da öyledir.

Dün nasıl Genelkurmay başkanlığı yapmış birinin terör suçlaması ile “içeri” alınması yanlış dedikse şimdi de MİT Müsteşarlığı yapmış birinin içeri alınması da bir o kadar yanlış diyoruz. Hemen peşin hüküm verip kayırmacılıkla falan suçlamayın. Ben tüm olaylarda ayın şekilde söyledim. Tüm kurumların içindeki çürüklerin temizlenmesi gerekiyor. Bu askeriyenin içi olur, Mitin içi olur veya Emniyetin içi olur. Hatta Milli eğitimin içi, orman bakanlığını içi olur.

İç temizlenirken karıştırmamamız bir şey var dedik. Suçluyu cezalandıracağız derken suçsuz birini içeri tıkamanın anlamı olmaz dedik. Kişisel olacak suçlamaların kurumlara zarar vermemesi gerektiğini anlatmaya çalıştık.

Mitin tüm faaliyetleri gizlidir. İnsanlar gizlilik içinde çalışacak ki başarılı olsunlar. Gizlilik deşifre olursa başarı bir yana o faaliyet içinde görev verdiğiniz herkesin hayatını tehlikeye atarsınız. Tüm bunların dışında birde Mitin faaliyetlerini bu şekilde sorgularsanız terör örgütünün eline koz verirsiniz. Elin oğlu kendinde Kandilden mesaj yayınlayarak “bizimle devlet görüştü, mit görüşmedi” diye demeçler verir. Veya bakarsınız terörün siyasi uzantısı ilke içindeki tüm yaptıklarını haklı göstermeye çalışır ve ölen herkesin sorumluluğunu mite yıkmaya çalışır.

Nihayetinde öylede yaptılar. Kendilerinde yapmış olduklarını mazur gösterme ve kamuoyunda “vay be demek mit yapmış, aslında terör örgütü suçsuzmuş” algısını oluşturdular.

Gizlilik içinde olması lazım gelen faaliyetlerin deşifresi ile Hakan Fidan veya bir başkasını suçlarken tüm kurumun imajını yerle bir eder ve dolayısıyla yıllardır yapmış oldukları çalışmaları “hiç” edersiniz. Dün kozmik odaların aranması ile nasıl ki elle tutulur bir şey olmadıysa bugünde sanıyorum ki mitin sallanmasından bir şey dökülmeyecektir.

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
sucufeyyaz  -  22-02-2012 - 09:07
aynen katılıyorum yazdığın yazılar çok doğru
normalleşme mi?????  -  22-02-2012 - 09:03
Savcının şüphelileri ifadeye çağırma olayını, ilgili-ilgisiz herkes karanlık bir komplo olarak değerlendiriyor. Olanı biteni hemen hiç kimse hukuki ve rutin bir gereklilik olarak görmüyor. Olguya, görünür olan yanından daha çok görünmeyen anlamlar yükleniyor. Yalnız bu algı bile Türkiye’nin geldiği vahim noktayı göstermesi bakımından son derece önemlidir. İnsanlar, Türkiye’de bu tür hiçbir olayın “normal” ve rutin işlemin sonucu olarak meydana gelmediğine inanmaktadırlar! İktidara muhalif ya da muvafık olmaya göre insanların MİT olayına yükledikleri anlamlar da farklı olmaktadır. Bu olgunun kutuplaştırılmış gruplar nezdindeki karşılığı da hazırdır. Eğer mahkeme, Başbakanlığa bağlı bir kurumun başındaki şahıs değil de iktidara muhalif eski bir bakan, genel başkan ya da medya mensubu için böyle bir karar vermiş olsaydı, değerlendirme çok farklı olurdu. Böyle bir durumda gazetelerde “karanlıklar aydınlanıyor”, “hiçbir suç karşılıksız kalmıyor!”, “demokratikleşiyoruz”, “normalleşme işaretleri”, “bir dönemin tasfiyesi”, “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” vb. manşetlerini görecektik.
MERRT DİYORKİ  -  22-02-2012 - 08:57
Olayın arkasında İsrail’in (ve hatta başka uluslararası ellerin) Hakan Fidan’ı hedef alması olduğunu söylemek, hepsinden daha sorunlu. Çünkü bu iddia, İsrail’in (veya diğerlerinin) Türkiye’deki elinin çok geniş ve rahat olduğu imasına varır, bu türden bir imayı iddia sahipleri de sahiplenmek istemezler. Bu krizin Suriye’de artan gerilim ve müdahale olasılığı esnasında patlamasını, kuşkusuz, uluslararası siyaset ilişkilerini de dikkate alarak yorumlamak gerekir. Ancak bu da çok bilinmezli bir denklemi çözmeyi gerektiriyor, bunu yapmak mümkün olsa bile, şu anda imkânsız. Dahası, böyle bir değerlendirmenin, İsrail-Hakan Fidan gibi dar bir açının sınırları içinden yapılması fazlasıyla yanıltıcı olur.
şamil ÇEÇEN  -  21-02-2012 - 10:32
pkk yı mit kurmadı mı kesire öcalan ile ve olof palme cinayeti arasındaki bağ nedir kozinoğlu deşifre oldu öldürüldü hangi mit? cıa ye çalışan mit mi? mossada çalışan mit mi ? kgb ye çalışan mit mi ? önce bunun bir adını koyalım. mit asli vazifesini gerçekten abdülhamit zamanında yaptı. teşkilat-ı mahsusa istanbulda ne kadar ermeni ne kadar ingiliz ve ne kadar yahudi ajanı varsa hepsini ipe çekti. pazarlık masasına oturmadı.
zafer  -  17-02-2012 - 10:23
her kelimesinin her harfine katıldığım bir yazı. öncelikle milletimizin balık hafızalılığına değinmek çok yerinde olmuş. ilerleyen günlerde yine tüm herşey unutulacak, hiçbirşey olmamış gibi yeni gündemlerin içinde boğunulacaktır. bu böyle gelmiş böyle gider, millet ayık ve uyanık olmadığı sürecede isteyen istediği gibi vatan toprağı üstünde at oynatır.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net