24 Ekim 2017 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA  REKOR KATILIM
BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ KURSUNA REKOR KATILIM
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Mutluluğu Kırıkkale'de Bir Eve Taşıdı
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Çocukları gözlerinin önünde eriyor
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
Güne Pedal Çevirerek Başlıyorlar
  YAZARLARIMIZ
YEŞERMEDEN DÖKÜLEN YAPRAKLAR
27 Şubat 2012 Pazartesi Bu yazı 9221 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Milliyetçilik duygusunun insana değer katan ayrı bir olgu olduğunu söyler dururuz. Bunun Faşizmle ilgisi yoktur. Faşizm aşırı Ulusçuluk ve ardından kaba kuvveti öne çıkaran bir rejimin adıdır. Yani baskı ve zorbalık ile ulusçuluğunu başkasına dikte etmektir.

Bizim söz ettiğimiz bu baskı ve şiddet ile düşüncesini kabul ettirme gayretinde değildir. Biz; milli duygusunu pek çok şeyin üzerinde tutabilen, gönlünden vatan millet sevgisini memleket düşüncesini atmayan, yaşadığı yere değer katma gayretinde olanların milliyetçiliğinden söz ediyoruz.

Yaşadığı yere faydası olan bir insanın içinde en azından merhamet duygusu kalkmammış demektir. Bu insan nankör değildir. Bu insan borcuna sadık ve kendini sorumlu hissedendir. Bizde bir süre önce Kırıkkale’nin yetiştirdiği değerlerin makamlarda üst yere gelmesi gerektiğini belirtir yazılar yazdık.

Örnekler verdik. Bu şehir dedik güzel insanlar yetiştirdi dedik. Bilgisi, birikimi, çalışkanlığı, özverisi ile bizlerin dikkatini çekiyorlar dedik. Bir yerlere, bazı makamlara gelmişler ama yetmez dedik. Bu gibi insanların daha üst makamlara gelmesinin Kırıkkale için kazanç olacağını yazdık.

Buna inanıyoruz ve inanarak yazıyoruz. Çünkü makamlarında yükselen hemşerilerimiz şehre katkı sağlar. Oturduğu, yaşadığı mahalleye geldiğinde eksiklerini görür. Okuduğu ders gördüğü okulu ziyaret ettiğinde bir iki eksiğini giderir. Bir çivi çakar.

Bu insanların makamlarının büyük olması her türlü kazançtır. İşsizliğin can sıkıcı olduğu dönemlerde pozitif ayrımcılık yapılması durumunda nelere çare olacaklarını siz düşünün.

Biz bu gailede düşünürken olumsuz gelişmeler olduğunu görüyor olmamız içimizi acıttı. Bir süre önce Tarım Bakanlığında Gıda, Tarım ve Hayvancılık bölümünde İdari ve Koordinasyon Daire Başkanlığı görevine getirilen İsmet Köksal’ın görevden alınarak başka bölüme atandığını öğrendik. Kendisi ile uzun süre konuştuk. Böyle bir görevlendirmenin nedenin anlattı. Dik duruş sergilemek işte böyle bazılarının ekmeğine taş koyuyor. “ben oynamıyorum, sizinle işim olmaz” demek büyük erdemliliktir. Hangimiz yapabiliyoruz. Olası bir durumda böyle bir karar verecekken gözümüzün önüne neler geliyor neler. Köksal’ın görev değişikliği bir Kırıkkaleli olarak bana üzücü olduğu kadar vekillerden başlamak üzere yetkili herkes tarafından onur meselesi olmalıdır. Yolsuzluğu, hırsızlığı varsa sadece görev değişikliği yapmak yetmez. Cumhuriyet meydanında deşifre edelim. Yok eğer görevdeki dik duruşu ise neden, o zamanda ardında durup mücadele edelim.

İkinci üzücü olay ise: Milletvekili Oğuz Kağan Köksal Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği Başkanı Süleyman Köstekli’yi ziyaret etti. Ziyarete beraber görev yaptıkları başkanları ile çok güzel hazırlanan Köstekli konuşmasında MKE’nin yeni genel müdürünün Kırıkkaleli olması gerektiğini vurguladı. Ancak Milli savunma komisyon başkanı Köksal ise net bir şey söylemese de bunun olmayabileceğini söyledi. Demek ki basına yansıyan MKE Genel müdürü ataması yapıldı. Yazısı bile çıktı. Kırıkkale ile ilgisi yok. Kırıkkale ve MKE etle tırnak gibiydi hani. Bize faydaları vardı, bizimde MKE’ye faydamız vardı. Ne oldu. Aşırı değiliz, şiddetli Faşist hiç değiliz. Ama kesinlikle milliyetçiyiz ve bundan gurur duyuyoruz. Millet iline ilçesine imkânları akıtırken, bizim hakkımız olan neyi alabiliyoruz. Yapraklar daha yeşermeden dökülüyor. Hayırdır? Neler oluyor?

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
İHHSAN  -  27-02-2012 - 19:26
Bazen düşünüyorum İnsan memleketini neden sever diye Yani biz Kırıkkale'yi niye bu kadar çok seviyoruz. Çok güzel bir şehir olduğu için mi? Yani Avrupa şehirlerinden daha mı güzel Kırıkkale? Modern parkları, bahçeleri, yeşili mi var? Yeraltı ulaşım sistemi, tranvayı, metrosu... Hayır hiç biri yok! Peki biz Kırıkkale'yi niye seviyoruz? Havası, suyu, güneşi için mi? Ne yazık kı yine hayır. Sekiz ay okka gibi kışı, güneşi az günleri var Kırıkkale'nin... Şimdi buldum! Ekmeğimizi kazandığımız şehir olduğu için... Ama ekmeğini başka yerde kazananlar bile, altın kafesteki bülbül gibi neden hep, 'Aha vatanım' der? O halde bu ne sevgi, bu ne ıstırap? Mesele aslında çok basit. Adam olan memleketini memleketi olduğu için sever. Yani bir arkadaşımızı elbisesi, yüzüğü ya da parası için sevmiyorsak, memleketimizi de üstündeki güzellikleri için sevmeyiz. İşte Sivaslı'sı Sivas'ı, Kütahyalı'sı Kütahya'yı, biz Kırıkkale'yi bunun için severiz. Memleketimiz olduğu için... Memleket sevgisi için başka bir neden olması gerekmez ki...
misafir  -  27-02-2012 - 14:16
tebrikler kutluyorum yigit insan bizim suyumuz biraz sert siyaseti bilmiyoruz ankara yanı başımızda hangi hemşerimize sahip çıktık ki buna destek arıyorsun yazık oluyor adam zor yetişiyor sahip çıkalım siyasilerde bunu ödetsin ki bir daha hemşerilere dokunmasınlar okadar insanımız var ki ankara da kıyıda köşede sıkışmış bekleyen bu siyasetle oluyor başka olmaz sumsugu vuracaksın
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Nursan Gül Annaç
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Ekim 2017 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net