15 Aralık 2017 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Kolları Olmayan Ressamın Başarısı
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Türkiye
Uygulayarak öğreniyorlar
Uygulayarak öğreniyorlar
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
Başarılarınla Gurur Duyuyoruz
  YAZARLARIMIZ
Kırıkkale’de Tarih mi Var ki ?
01 Mart 2012 Perşembe Bu yazı 23328 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İlköğretim veya Lise gençliğine Kırıkkale tarihi ile ilgi bir soru sorduğumuzda alacağımız cevap başlıktan pek de farklı olmayacaktır. Kırıkkale tarihi ile ilgili birkaç cümle kurmalarını istediğimizde şehrin adının nereden geldiğinden başka bir şey söyleyemeyeceklerdir.

Evet, belki bir Sivas, Kayseri, Konya, Çankırı gibi eski bir yerleşim merkezi ve yollar üzerinde bir bölge olmamamız sebebi ile yerleşim tarihimiz çok eskilere gitmese bile Kırıkkale’nin maddi ve manevi tarih unsurları bir hayli fazladır.

Bir gün derste Tekke ve Zaviye ve Türbelerin kaldırılmasından bahsederken, konu ile ilişki kurarak yirmi kişilik sınıfa Kırıkkale’de Türbe var mı ? sorusuna hiç ses çıkmaması beni derinden üzerken hem de bir Kırıkkaleli olarak Kırıkkaleli gençlere şehrimizi ve değerlerimizi öğretememiş olmamamız ne büyük eksikliğimizin olduğunu gösterdi.

Oysa ki hemen yanı başımızda Hasan Dede, Haydar Sultan, Ballı Baba, Koçu Baba, Şeyh Şami Türbeleri gibi bir çırpıda sayabileceğimiz manevi önderlerimizin türbeleri vardır.

Milli Mücadele döneminde Kırıkkale havalisi dediğimiz Keskin ve Yahşihan bölgesinin önemini Sayın valimizin gayretleri ile gerçekleşen “Geçmişten Günümüze Kırıkkale Sempozyumunda bir tebliğ olarak sundum. Bu sempozyum aynı zamanda İl Kültür Müdürlüğünün çalışmaları sayesinde kitaplaşmıştır. Bu kıymetli eserden Kırıkkale ile ilgili bir çok şey öğrenebileceklerdir.

Bu yazımda sayabileceğimiz bir çok değerlerimizden sadece bir tanesinden bahsetmek istiyorum. MKE Silah Fabrikası içindeki Silah Müzesi; Müze’de 14. ve 15. yy kalma hem Osmanlı hem de Avrupalıların kullandıkları silah, ve savaş araçları sergilenmektedir. Milli Mücadele döneminde halktan toplanan silahlar 1930-1935 yılları arasında Silah Fabrikası depolarına yerleştirilmiş, 1990 yılında da müze ziyaretçilerine açılmıştır. 472 adet eserin bulunduğu müze hafta içi Fabrika’dan alınacak izin ile ziyaretçilerine açıktır.

Müze’nin fabrikanın içinde olmasının avantajlı tarafı güven içerisinde olmasıdır. Fakat izinle ve hafta içinde gezilebiliyor olması ziyaretçi sayısının az olmasına sebep olmaktadır. Daha önce bir kısım Silahların Kırıkkale Belediyesi Müzesine verilerek ziyarete açılmasını sağlanmış, Fakat bu silahların bir çoğunun çalındığını göz önüne alırsak bana göre Silah Fabrikanın içinde kalmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Bu değerlerimizin genç kuşaklara aktarılması için öncelikle bu müzemizin Kırıkkale’de ki öğretmenlerimize gezdirilmesi ve daha sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yapacağı bir gezi programı ile şehirde ki bütün okulların müzenin gezdirilmesi sağlanmalıdır.

Bu proje aslında bütün Türkiye’de yapılması gereken ulusal bir proje olmalıdır. Şehirdeki sivil toplum örgütlerinin, Kırıkkale Belediye’sinin maddi ve manevi katkıları ile bu çok kolay olacaktır.

Her yıl yüzlerce gencimiz Üniversite okumak için başka şehirlere gidiyor ve ülkenin değişik yerlerinden gelen gençlerle tanışıyorlar. Kırıkkale ile ilgili hiçbir şey bilmeyen bu genç şehrinin tanıtımına da hiç bir katkı sağlayamıyor.

Hiç değilse Lise son sınıf öğrencileri, tabiî ki sadece Silah Fabrikası müzesi değil Kırıkkale’nin tarihi ve kültürel yerlerinin gezdirilmesi gerekmektedir.

Bu hiç de zor bir proje değil, bu projeyi Kırıkkale Üniversitesine bağlı Kırıkkale ve Yöresi Tarih Araştırmaları Merkezi (KATAM) her yıl başarılı bir şekilde yapmaktadır.

Şehrini tanıyamayan genç ülkesini hiç tanımaz ve kıymetini de bilmez. Bu sebeple Kırıkkale’yi yönetenlerin bu gençliğe ve Kırıkkale’ye borcudur diye düşünüyorum.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Alaattin GÜNEŞER  -  01-03-2012 - 14:01
Yerden gökgüzünün derinliklerine kadar haklılığınızı paylaşmak istiyorum hocam,Sevgilerle
Murat MEMİŞ  -  01-03-2012 - 12:53
Hocam çok haklısınız bende dışarıdan gelen birisi olarak Kırıkkalenin nesi var ki diye düşünürken biraz araştırdım ve çok şaşırdığım bir tarihi derinliği olduğunu gördüm. Mesala; XVI. ve XVII. Yüzyıllarda, doğudan gelen çeşitli Türk aşiret ve cemaatlerinin Anadolu'da - bilhassa Orta Anadolu'da- iskan edildikleri Bunlardan "Oğuz, Oğuzhan" adı verilen büyük bir oymağın Ankara yakınlarında, o zamanki söyleyişiyle "Kırıkkal'a " ya yerleştirildikleri belgelerde ifade edilmekteymiş. Yörükan taifesinden olduğu zikredilen Oğuz Oymağı, Anadolu'yu Türkleştirerek ve İslamlaştırarak, Türk vatanı haline getiren, aynı zamanda "Türkmen adıyla da bilinen büyük bir aşirettir. Bu durumda bölgenin adının en az 400 yıllık bir tarihe sahip olduğunu kabul etmek gerekir. Kırıkkale'nin Kalkolitik, Eski Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Genç Tunç Çağı ve Demir Çağı gibi M.Ö. yıllara ait arkeolojik buluntulara rastlanmış ve tarihinin çok eski zamanlara dayandığı ortaya çıkmıştır.Türk ve İslam aleminin büyük mutasavvıfı ve evliyası Hoca Ahmet Yesevi'nin oğlu Haydar Sultan'da Anadolu'daki bu mücadelede de yer almıştır. Bu mücadelenin, Kırıkale'nin en yüksek dağlarından biri olan Behrek Dağı eteklerinde ve civarında Konur Kasabası, Haydar Sultan ve Halil Dede köylerinin bulunduğu mahallerde yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir. Hatta Haydar Sultan'ın yaptığı savaşta, kafirlere esir düşerek, bugün aynı isimle anılan bu köydeki kuyuya hapsedildiği ve kabrinin de burada bulunduğu ve bu zatın Hoca Ahmet Yesevi'nin oğlu olduğu kaynaklarda geçmektedir. Diğer taraftan, Balışeyh ilçesinin de o dönemlerde, yani Anadolu'da ilk kurulan Türk yerleşim alanlarından olduğu bilinmektedir. Buradaki taştan yapılmış eski cami ve türbe Selçuklular tarafından 1121 yılında inşa edilmiştir. Bu bilgileri biraz araştırınca ulaşmak zor değil ama işte araştıracak gençlik nerde...
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Aralık 2017 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net