16 Eylül 2019 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
  YAZARLARIMIZ
ANLAMIYORLAR(SA)
06 Eylül 2019 Cuma Bu yazı 4305 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ömrünü güzellikle geçirmiş ve bilge kişilerle bir hayat yaşayan adam; Ölüm döşeğinde oğlunu yanına çağırmış.

            “Evladım” demiş.

            “ Bu dolaptaki saati getir. Bu saat bana babamda ve ona da babasının babasından kalmış yani en az iki yüz senelik bir saat. Şimdi bu saati köşedeki saatçiye götür ve satmak istediğini söyle. Fiyat al . “demiş.

            Oğul saati götürdüğünde saatçi “ eski bir saat pek bir işe yaramaz” demiş ve 5 lira vereceğini söylemiş.

            Oğul babasına gelip durumu anlattığında “şimdi götür bir antikacıya saati satmak istediğini söyle” demiş babası.

            Oğul birazda isteksiz götürmüş bir antikacıya. Antikacı saate bakıp antika olduğunu ve bu saati kendisine satması durumunda 500 lira verebileceğini söyleyerek saati almak istemiş.

            Oğul tekrar gelip babasına durumu beyan etmiş. Babası aynı saati alıp bir müzeye götürmesini istemiş.

            Oğul oflayıp puflayarak ölüm döşeğindeki babasının isteğini yinede emir bilip saati bir müzeye götürmüş ve fiyat istemiş. Müzedekiler hemen bir uzman görevlendirmişler ve fiyat talep etmişler. Uzman bu saatin değerli olduğunu ve kendilerinin alması durumunda 50.000 lira edeceğini söylemiş.

            Oğul saatle birlikte babasına dönmüş.

            Alim dersi alan babası “ işte evladım” demiş. “senin nerde olduğun, kiminle olduğun, kimin elinde yanında safında olduğun çok önemlidir. Senin değerini ancak sendeki özü bilen anlar. Aksi takdirde değerini bilmeyenlerle olduğunda elmaslığın, altınlığın pula döner” demiş.

            Evet; insanın kiminle olduğu kimin yanında olduğu, kimin safında olduğu kişinin değerinin ortaya çıkmasını sağlıyor.

            Bu günlerde biri ülke genelinde biri yerel anlamda iki konu biraz ilgililerinin dikkatini çekecek şekilde şekilleniyor.

            Ülke genelinde bugüne kadar Akparti içerisinde siyaset yapmış kişilerin teker teker istifa etmesi ile siyasi anlamda yeni bir oluşum içerisinde olmalarıdır. Çok üst makamları almış kişilerin parti içerisinde değil de farklı oluşum içerisinde siyaset yapma istekleridir.

            Kendileri eğer parti içinde gerekli yerlerde siyasi eleştirilerini yapmış olsalardı ve o şekilde doğruyu anlatsalardı iyi olurdu. Ancak yol kalmaması durumunda yol ayrımına girmeleri gerekir. Ama kendilerini o makama çıkaran kişilere vefasızlık etmeden yapmalı bunu. Ve elbette en önemlisi kendisine oy verip destek olan seçmenlerini kırmadan yapmalılar.

            Bu birinci konu ile ilgili tekrar ve daha uzun bir yazı yazacağım inşallah.

            İkinci ve yerel olan konu ise dediğim gibi daha çok ilgililerinin bildiği konudur. Kırıkkale’de zaten yeterince hac ve umre işi yapan firma varken birkaç firma birden bu yıl Kırıkkale’ye geldi. Bu memleketimiz için gerçekten güzel. Her şeyden önce bu işe bir seviye gelir. Rekabet iyidir. Bu işi adam gibi yapacak insanlar ve firmalar kalsın ve din tüccarlığı yapan firmalar tarih çöplüğüne gitsin. Diğer önemli olanı ise elbette fiyat konusudur. Diyanet bile fiyat düşürdü firmaların artmasıyla. Firmaların artması ile kaliteli rehberlikte öne çıktı.

            Efendim baştaki kıssayı ve ardından iki vaka’yı niye yazdın denebilir. Şahsımızın on bir yıldır köşe yazmasının dışında bilen bilir iki uğraşı daha var. Birincisi siyaset ikincisi hac umre rehberliğidir. İki konuda da rekabet iyidir. Doğruyu bulunduğun yerde haykırmak ve onların doğruyu bulmasını sağlamak gerekir. Gücünün yettiğince taş yerinde ağırdır.

            Peki ya :“Summun bukmun ‘umyun fehum lâ yerci’ûn.” (Bakara suresi 18) “Onların duyan kulakları Hakk'ı duymuyor. Konuşan dilleri Hakk'ı konuşmuyor. Gören gözleri hakikati görmüyor. Bu sebeple Hakk'a dönemiyorlar.” 

İse ne yapılmalı ki?

Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Halis MAYA  -  08-09-2019 - 18:40
Sen ne yapıyorsan doğrusunu yaparsın sana güveniyoruz hep yanındayız yeni mahalle gençliği olarak abimiz.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Halil Eşmebaşı
bahattin akyön
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Eylül 2019 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net