Kırıkkale Belediye Başkan Yardımcısı Recep Sefer, 5 Nisan 1994’te alınan Petlas’ın kapatılması kararının yıl dönümünde yaptığı açıklamada, o günü Kırşehir ve Petlas emekçileri için “kara bir gün” olarak tanımladı. Sefer, 30 yıl önce binlerce insanın verdiği mücadele sayesinde Petlas’ın bugün hâlâ üretim yaptığını vurguladı.

Recep Sefer’in verdiği bilgilere göre, 5 Nisan 1994’te hükümetin aldığı ekonomik tedbir kararları kapsamında birçok Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) ile birlikte Kırşehir’deki Petlas Lastik Fabrikası’nın da kapatılması gündeme geldi. Kararın kamuoyuna duyurulmasıyla birlikte, Petrol-İş Sendikası öncülüğünde işçiler şehir merkezinde protesto yürüyüşü başlattı. Aynı gün işçilere 15 gün ücretsiz izin verilerek işten çıkarma sürecinin zemin hazırlandığı ifade edildi.

Sefer, protestoların üçüncü gününde Askerlik Şubesi önünde düzenlenen mitingin ardından Ankara’ya yürüyüş kararı alındığını belirtti. Petlas işçileri, Kırşehir halkı ve esnafın da desteğiyle yüzlerce araçlık bir konvoyla Ankara’ya doğru yola çıktı. Ancak yürüyüş, Kırıkkale yakınlarında güvenlik güçlerinin barikatıyla karşılaştı. Barikat aşıldıktan sonra, yürüyüş Kırıkkale şehir merkezinde durduruldu. Burada yaşanan kısa süreli arbedenin ardından işçiler geceyi açık alanda geçirdi.

Recep Sefer, “Nisan’ın yağmurlu ve soğuk havasında ısınmak için inşaatlardan odun topladık. Kırıkkale halkı bize kapılarını açtı. Kadın ve çocuklar silah fabrikasının lojmanlarında ağırlandı. Bu dayanışmayı unutmak mümkün değil,” sözleriyle yaşananları aktardı.

Gece saatlerinde askeri yetkililerle yapılan görüşmede, Ankara’ya geçişin engelleneceği bildirildi. Ancak ertesi gün Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın’ın davetiyle Ankara’da bir heyetle görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmeler sonucunda Petlas’ın kapatılma gerekçelerinin yeniden değerlendirilmesi kararı alındı ve bir komisyon kuruldu. Komisyonun hazırladığı raporda, fabrikanın kapatılmasının doğru olmadığı, yatırımlarla üretimin sürdürülebileceği belirtildi.

Ancak Sefer, Petlas’ın kurtarılması adına verilen bu mücadelenin acı bir bedel de içerdiğini hatırlattı. 29 Ekim 1994’te Ankara’ya yapılan bir ziyaret sırasında yaşanan trafik kazasında üç işçinin hayatını kaybettiğini söyledi. Kazada Turan Harman olay yerinde, Ergün Koparan ve Vahit Doğan ise hastanede yaşamını yitirdi. “O gün yaşadığımız kaybı hiçbir zaman unutmadım,” diyen Sefer, hayatını kaybeden arkadaşlarını rahmetle andı.

Petlas’ın nihayetinde 5 Mayıs 1997’de sektörel ilgisi olmayan bir firmaya satıldığını belirten Sefer, satış kararını sendika adına mahkemeye taşıdığını, mahkemenin satışın iptaline karar vermesine rağmen bu kararın uygulanmadığını ifade etti. Özelleştirme sonrası fabrikada büyük bir işten çıkarma süreci yaşandığını, 1999 yılında 500 civarında işçinin işine son verildiğini belirtti.

Bugün Petlas’ın 4500 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Sefer, “O gün yürümemiş olsaydık, bugün bu fabrika olmazdı. Kırşehir, üretimden uzak bir kasaba olarak kalırdı,” dedi.

Recep Sefer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu mücadeleye katılan binlerce Petlas işçisini, ailelerini ve destek veren herkesi saygıyla selamlıyorum. Onlar bu ülkenin en kıymetli insanlarıdır. O gün mücadele edenler, bugün hâlâ ayakta olan bir fabrikanın temelini attı. Bir kez daha görüyoruz ki, dünyayı değiştirenler biat edenler değil, mücadele edenlerdir.”

Kaynak: Haber Merkezi