Sevdiğiniz birini kaybettiğinizde kırık gün geçmek bilmez. Hasta olsanız evinizde kalmak zorunda kalsanız her dakikası bir ömür olur. Sokaklarda özgürce dolaşmak yerine kırk gün hapis yatacaksın deseler nasıl zor gelir. 

            Ama kırk gün insan ömründe öyle tez geçiyor ki hani “bir ağacın gölgesinde öğlen vakti dinlenen adamın yanından dörtnalla geçen atlının gölgede kaldığı süre kadar zamansa ömür” ve düşünün kırk gün nasıl yel gibi geçer. 

            Sabah namazdan sonradan başlayıp gecenin geç vaktine kadar yorumlu haber ve günlük gazetelerimizi ölüm ilanlarına kadar okuyan bir aile olarak 14 Mayıs 2023 seçimlerine kırklı gün kaldı. Bazılarına uzun zaman bazılarına kısa vakit olan bu seçimlerin tarihi olduğunu söylemek bizim fikrimiz değil. 

            Avrupa’da Amerika’da çıkan ekonomi ve sosyal içerikli dergilerin tamamının önümüzdeki seçimin Türkiye’nin var oluş seçimi olduğunu söylemesi ilginç değil mi? 

            Ezeli olduğu kadar ebedi olduğu görülen dost olamadığımız Yunanistan böyle düşünüyor. Asya’dan pek ses çıkmasa da Ortadoğu ülkeleri de müstakbel seçimi hayati önemli görüyor. 

            Devam edelim bu seçimde Tayyip gitsin diyenlere.  

            Çok şükür yıllardır bellerini doğrultamıyor ama nihayetinde hainlik ruhlarına işlemiş olan bölücü terör örgütü seçim sonuna kadar eylemsizlik kararı aldı. Bunun nedeni de eğer eylem yarlarsa bu Tayibin işine gelir düşüncesi. Seçim sonunda tekrar değerlendireceklermiş.  

            Yüzlerce kişinin ölüp yaraladığı darbe girişimi sonunda ülkeden kaçan yıkıcı terör örgütünün mensupları ve içeridekileri aynı düşüncede oldukları Tayip gitsin kim gelirse gelsin diye dile getiriyor ve tarihi diyor. 

            İşçisi, komünisti, yeşili bu devletle savaşmak mubahtır diyen parti ve ittifaklar da bu seçime tarihi misyon yüklüyor. 

            Düşünce olarak asla bir arada olamayacak ama siyasi olarak yasal ittifak kurup bir araya gelenlerde aynı düşüncede.  

            Yüz bin imzayı toplayıp Cumhurbaşkanı adayı olan iki kişi ve imza toplayamadan kenara çekileni de tarihi seçim diyor. 

            Bu kadar Erdoğan karşısında seçimin tarihi olduğunu söyleyip gitsin ne olursa olsun diyenlerin yanında elbette dostane düşüncelerle bu seçimlerin çok önemli olduğunu dile getiren Kafkaslardaki ırkdaşlarımız da var. 

            Evet, tarihi bir seçim olduğu söylenebilir ama bir o kadar da bizim yüz yıllık geleneğimizde kesintiye uğramış bile olsa demokrasimiz ve seçimlerimiz oldu. Ülkemizin kurucusu M. Kemal Atatürk sonrasında yapılan hangi seçim önemsizdi ki? Tek parti seçimleri, tek partiye kafa tutan Menderes Başbakanlığı seçimi, atmış ihtilal sonu seçimi, yetmişli yıllardaki koalisyonların kol gezdiği seçimler, Cumhurbaşkanını seçemediğimiz yetmiş seksen arası seçim, 12 Eylül darbesinin ardından darbeciler ile Özal arasındaki seçim tarihi değil miydi?  

            Özal-Demirel mücadelesine sahne olan seçimler, partilerin kapanıp partilerin açıldığı seçimler önemsiz miydi? 

            Ciddi bir çalışma ile birinci parti olanların ama iktidar yapılamamak için entrikalar çevrilen, iktidar olunca post modern darbeler yapılan, bin yıl sürecek denenler tarihi bir önem taşımıyor muydu? 

            İktidar olup muktedir olunamadığı için tekrar girilen seçimler, yendi de yendi denen seçimler tarihi değil miydi? 

            Kendine destek veren Milliyetçi Hareket, Büyük Birlik, Yeniden Refah ve dışarıdan destekli Hüdapar ile karşısında yasal bir ittifak ve ona destek olan nerdeyse tüm dünyaya karşı bir seçim. 

            Şu kazansın bu kaybetsin beni ilgilendirmez. Yani bu yazı itibariyle ilgilendirmez. Yoksa seçimin tamda içinde ve siyasetin kendince bilenlerindenim. Konum o değilbu yazıda. 

            Bu yazımda her seçim tarihi hiçbir seçim de tarihi falan değil ve kendi içimdeki çatışma ile bence de bu seçim tarihi. Bu da benim itirafım olsun demek istedim. 

            Nihayetinde biri gider diğeri gelir ve güzide ülkemin binasına tuğla dizmeye devam eder veya mevcut iktidar devam eder işine. Neden tarihi olsun derim. 

Ancak bir başka açıdan da yedi kıtadan ülkeler ve her türlü örgüt ve partiler bu seçim tarihi seçim diyorsa vardır bir nedeni, kim kiminle beraber, kim neyi istiyor bunu iyi irdelemek lazım diye bu yazıyı kaleme aldım. 

Sonuç olarak her yazı tarihe bir vesikadır. Bizde buradan görünen açıdan “Tarihi” seçimi vesika edelim dedik. 

Muhabbetimle…