İnsanlar huzura, mutluluğa ermek binlerce yıl oruç tuttu, 
kurban kesti, namaz kıldı, zekât verdi, defalarca umreye gitti, 
türbeye yüz sürdü, şeyhinin eteğini öptü, acılarını dindiremedi, 
huzura eremedi.Elde ettiği kazanımlarına rağmen yine tatmin 
olamadı. Zihnindeki boşluğu dolduramadı. Ruhundaki 
karanlığından bir türlü çıkamadı. Tam menzile ulaştım 
dediği anda anlamsızlaşarak zihnini başka yerlere yönlendirdi.
İçindeki varoluştan gelen sonsuz aydınlığı, tanrısal bilinci
göremeyince ne aradığını bilmeden yönünü dışarıya, yeni 
arayışlara çevirdi. Bazen parada, güçte, bazen makamda,
mevkide, prestijde, konforda arayışını sürdürmeye devam etti. 
Oysa Tanrı insanları sonsuz iç zenginlikler içinde yaratmıştı. 
Ayetlerin, deyimlerin hepsi sevginin, güzelliğin, iyiliğin, içten 
geldiğini, içi temiz olmayanların bin kere Kâbe’ye, Kiliseye, 
Havraya, Tekkeye, Türbeye gitse de işe yaramayacağını 
söylüyordu. Her şey içten gelen sevgide bitiyordu. 
Birbirimizi severek dünyanızı gül bahçesine dönüştürüp, sevgi 
pınarından aşkın şarabını dolu dolu içebilmek için birilerini 
ağlatacak kadar zalim olmayın. Öldükten sonra değil yaşarken 
insanı sevmek en büyük mutluluktur. Kimseyi üzmeyin, bir tek 
gönül bile kırmayın, bir karıncayı dahi incitmeyin. Çünkü 
kaybettiklerinizi arasanız dünyayı verseniz de bulamazsınız. 
Gidenler geri gelmez, çağırsanız sizi duymaz.
Bundan 5000 yıl önceki Antik Mısır mezarlarından çıkan 
ölüler kitabında “yaşarken dünyada kimseyi üzmedim” sözleri 
ile 4000 yıl önceki Hint kutsal kitabı upanişatlar: “Bütün 
bürudetleri sevginin potasında eritiniz” sözlerinin insanlığı 
şaşkına çevirdiğini biliyor muydunuz?
Yunus Emre
Bir tek gönül kırdı isen bu kıldığın namaz değil.
Sümmani
Gurbete gidenler azığın alır
Kimi giderde kimisi kalır
Kimi sevap için Kâbe’ye varır
Kâbe kapınızda bilmez misiniz 
Hacı Bektaş Veli 
Hararet nardadır sacda değil
Keramet baştadır taç ’ta değil
Her ne arar isen, kendinde ara
Kudüs’te Mekke’de hac ’da değil 
Ömer Hayyam 
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
Tekkede, manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
İşte o zaman cennetin, cehennemin üstündesin 
Âşık Ali Nurşani 
Belki bugün belki yarın ölürüm 
Sayılı günlerim bitti bitecek
Ömür bahar imiş tez geldi geçti
Temmuzun sıcağı çöktü çökecek 

Kazanoğlu der ki ey âdemoğlu unutma sakın 
Uğruna çırpındığın, yandığın dünyada sonun 
Bir sela, bir Fatiha, sonrada topraksın, tozsun 
Bir söz bir gönlü ömür boyu yapar bahtiyar 
Bir söz bir gönlü bir günde eder yaşlı-ihtiyar 
Kimseyi üzmeyip doğru yolda kalanlar
Asırlarca ölümsüz ruhlarda yaşarlar.